6 Ekim 2026 - 22 Rebiü'l-Ahir 1448 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Müzzemmil Suresi 16. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Erdoğdu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fe’asâ fir’avnu-rrasûle fe-eḣażnâhu aḣżen vebîlâ(n)

Derken Firavun, peygambere isyan etmişti de onu, pek şiddetli bir surette helak etmiştik.

Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azapla) yakaladık.

Derken Firavun peygambere isyan etti de onu yakalayıp şiddetli bir şekilde azaplandırdık.

Firavun Allah'ın Rasûlüne âsi oldu, karşı geldi. Firavun'u belini kıracak şekilde yakalayıp şiddetli cezalandırdık.

Şu var ki, Firavun peygambere karşı geldi biz de onu şiddetli bir yakalayışla yakaladık.

Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azabla) yakalayıverdik.

Öyle ki, Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu şiddetli bir azabla yakalayıverdik.

Firavun, o peygambere karşı isyan etti. Biz de sert ve şiddetli bir yakarışla onu yakalayıverdik.

Firavun o peygambere karşı gelmişti de, biz onu feci bir şekilde yakalamıştık.

Firavun peygambere başeğmedi, biz de sertçe yakaladık Firavun'u!

Firavun, gönderdiğimiz resule karşı geldi de kendisini sert bir azapla yakalayıverdik.

Fir’avn rasûle karşu ’isyân itdi. Biz de ânı müdhîş sûretde te’dîb itdik.

Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu çok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık.

Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.

Firavun o peygambere karşı çıkmış, biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık.

Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.

Firavun o elçiye isyan etmişti. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehîm bir tutuşla tuttuk alıverdik

(Fakat) Firavun (ve aveneleri), gönderdiğimiz peygambere karşı geldi, bizde kendisini (ve avenelerini müstahak oldukları üzere) şiddetli bir şekilde cezalandırdık.

Firavun Resûl’e isyan etti. Bunun üzerine onu çok zorlu bir tutuşla tutuverdik.

Fir'avn, o peygambere ısyânetdi de biz de onu ağır ve çetin bir tutuşla yakalayıverdik.

Fakat Firavun, Resule isyan etti; biz de onu kıskıvrak bir şekilde yakaladık.

Fakat Fir'avun o peygambere isyân etmişti de onu şiddetli bir yakalayışla tutuverdik.

Fakat Firavun (hakkı inkâr edip kendisini kurtuluşa davet eden) elçiye karşı gelmiş, biz de onu şiddetli bir azapla yakalamıştık. *

(*) Mesaj açıktır. Ey Firavun gibi başkasının emeği üzerinden semirenler, başkaları ezip sömüren ve köle edineneler, gelin elçiye uyun da sonunuz onun... Devamı..

Sonra Firavun elçiye isyan etti ve bizde onu yaptıklarının karşılığında kıskıvrak yakaladık.

Ancak firavun bu elçiye karşı gelmişti. Biz e onu çok kötü çarptık.

Firavun, peygambere karşı geldi de onu ağır bir cezaya çarptık.

Ama Firavun elçiye karşı gelmiş ve Biz de onu kahredici bir yakalayışla yakalamıştık.

Fakat Firavun peygambere isyan etti, biz de onu çok ağır bir tarzda (azapla) yakalayıverdik.

Fakat Firavun, kendisini kurtuluşa dâvet eden Elçiye başkaldırdı; Biz de onu korkunç bir azapla kıskıvrak yakaladık ve bütün ordusuyla birlikte denize gömüp helâk ettik.

Firavun Rasûl’e karşı çıktı. Onu çok vahîm bir şekilde yakaladık.

Firavun elçiye karşı geldi, biz de ona sert vurduk.

Firavun ve toplumu gönderdiğimiz Resul’ü yalanlayınca onları en ağır şekilde cezalandırdık.

Firavun, o Elçi’ye isyan etmişti. Biz de onu kahredici bir şekilde kıskıvrak yakalamıştık.

Fakat o (Firavun) Peygambere isyan etti. Biz de onu, hemen fecî bir şekilde helâk ettik.

ve Firavun elçiye isyan etti, bunun üzerine Biz de onu kahredici bir tutuşla kıskıvrak yakaladık.

Firavun da elçiye karşı gelmişti. Biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık. 43/46...52, 67/6...12

fakat Firavun elçiye karşı geldi; bunun üzerine biz de onu fena halde enseledik.[⁵³⁹¹]

[5391] Vebîl: “Havası çarpan yer, çamaşır dövülen odun, zehirli gıda” (Mekâyîs). Bu bağlamda “fena, şiddetli, çarpıcı” mânasına gelir. Zımnen: Vahye F... Devamı..

Firavun o peygambere karşı gelmiş, Biz de onu yakalamış, ağır bir şekilde cezalandırmıştık.

Firavun, resule karşı geldi; biz de onu vebaliyle (ağır karşılıkla) yakaladık.

Firavun peygambere karşı geldi. Biz de O’nu ağır bir cezaya uğrattık.

Fir'avun ise o Resûle isyan etti, artık o Fir'avun'u bir şiddetli yakalamakla yakaladık.

Firavun o Resule isyan etti. Biz de onu şiddetle cezaya çarptırdık.

Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

Fir'avn rasûle itâ'at itmeyüb 'isyân itdiği cihetle onı şiddetli ahz ile ahz itdik. (Helâk iyledik.)

Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.

Firavun elçiye karşı geldi de onu çok kötü bir şekilde yakaladık.

Fakat Firavun peygambere karşı geldi; Biz de onu şiddetli bir azapla yakaladık.

Ama Firavun, resule isyan etti de biz onu korkunç bir tutuşla tutuverdik.

O‘‎shanda fir’avn Muso payg‘‎ambarga osiylik qilgach, Biz uni qattiq tutish bilan ushladik.

bayıķ biz viribidük sizdin yaña yalavaç ŧanuķ üzerüñüze nite kim viribidük fir'avn’a yalavacı.

Ṭanuḳ sizüñ üstüñüze. Nite kim viribidük Fir‘avn[a] peyġamber. Pes ‘āṣīoldı Fir‘avn resūle. Pes anı muḥkem dutup helāk itdük.

Fir’on o peyğəmbərə (Musaya) asi oldu və Biz də onu şiddətli əzabla yaxaladıq (həm özünün, həm də onunla birlikdə olanları suda boğduq).

But Pharaoh rebelled against the messenger, whereupon We sealed him with no gentle grip.

But Pharaoh disobeyed(5768) the messenger; so We seized him with a heavy Punishment.

5768 Pharaoh the earthly king faces Moses the Prophet of Allah. In earthly eyes it was Moses who disobeyed Pharaoh. In spiritual relations, it was Pha... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.