25 Ocak 2022 - 22 Cemaziye'l-Ahir 1443 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Cin Suresi 5. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve ennâ zanennâ en len tekûle-l-insu velcinnu ‘ala(A)llâhi keżibâ(n)

Ve bizse şüphe yok ki ne insanlar, ne de cinler, Allah hakkında yalan şeyler söylemez sanıyorduk.

"Oysa hakikaten biz, insanların ve cinnlerin Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik."

Ve gerçekten biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.

“Biz, insanların ve cinlerin Allah adına asla yalan uydurmayacağını, Allah'a iftira etmeyeceğini biliyorduk.”

Oysa biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.

'Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık.'

Hakikaten biz, insan ile cin, Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

“Ve insanlar ile cinlerin, Allah namına yalan uydurmayacaklarını sanıyorduk.”

“Biz, insanları ve cinleri Allah hakkında asla yalan söylemezler sanmıştık.”

Biz sanırdık ki, gerek in'den, gerek cin'den Allaha karşı kimse hiç yalan uydurmaya!»

“Biz ise, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”

"Biz gerek insânlardan ve gerek cinlerden kimse Allâh hakkında kizb söylemez zan ider idik."

"Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık."

“Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”

Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.

"İnsanların ve cinlerin ALLAH'a karşı yalan uyduramıyacaklarını sanmıştık."

Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

Ve doğrusu biz, İns ü Cinn Allaha karşı asla yalan söylemez sanmışız

Doğrusu biz “insin ve “cinnin”¹ Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerine inanıyorduk.

1- Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen-bilinmeyen kimselerin.

«Gerçek biz de insan (olsun), cin (olsun) Allaha karşı (hiçbiri) asla yalan söylemez, sanmıştık.»

“Hâlbuki biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında aslâ yalan söylemeyeceklerini sanmıştık!”

“Biz tanıdığımız (ins) ve tanımadığımız yabancı (cinlerin) kimselerin Allah adına, kesinlikle yalan söylemeyeceklerini zannediyorduk.”

Doğrusu, şimdiye kadar biz, insanlar olsun, cinler olsun, Allah’a karşı h,iç yalan söylemezler sanıyorduk.

«— Biz insanlardan, perilerden hiçbir kimse Allah namına yalan söz söyleyemeyecek, zannediyordun da onlara uymuştun.»;

“Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.”

Ey halkımız! Doğrusu, insanların ve cinlerin Allah’a karşı bu kadar pervasızca ve bile bile yalan söyleyecekleri, aklımızın ucundan bile geçmezdi.”

“Biz, zannettik ki; Cinnler ve İnsanlar Allah’a yalan söylemeyecekler”.

hattâ iblisin yanlış bilgilendirmesi yüzünden biz, 'ins ve cin, Allah'a yalan söyleyemez' diye biliyormuşuz.

“Biz temiz bir insanız. Saf düşüncelere sahibiz. İnançlarımız net arı duru! Bu nedenle insanların bize yalan söylemeyeceklerini düşünüyorduk. Allah hakkında bizi kandırmayacaklarını sanıyorduk. Bu inancımız sadece bildiğimiz tanıdığımız insanlar için değildi. Biz bilmediğimiz tanımadığımız bütün insanların da aynı şekilde, insanları kandırmayacaklarına inanıyorduk. Bu nedenle insanlara güvendik. Onların sözlerine uyarak peşlerinden gitmiştik. Hâlbuki onlar bize yalan söylemişler.”

Biz hiçbir insan ve cinin Allah hakkında yalan söylemeyeceğini sanmıştık.

“Biz de; insanların ve cinlerin, Allah’a karşı kesinlikle yalan söylemeyeceklerini sanırdık.

ve ne insanın ne de [hiçbir] görünmez gücün Allah hakkında yalan uydurmayacağını ³ düşün[mekte yanılmış]tık.

3 Bu ayette ve sonrakinde cinn terimi (burada “görünmez güçler” olarak çevrilmiştir), açıkça “tabiatüstü güçler” olarak tanımlanan varlıklara veya dah... Devamı..

– Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asılsız şeyler söylemeyeceklerini zannederdik. 2/78, 11/18-19

Halbuki biz, ne insanların ne de cinlerin Allah’a iftira edeceğine asla ihtimal vermezdik.”[5347]

[5347] Zımnen: Böyle sanarak onları taklit ettik ve bu da bizi şirke sürükledi.

«Ve doğrusu biz sanmış idik ki, insan ve cin, Allah'a karşı bir yalan söyler değildir.»

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. De ki: Bana vahyolunduğuna göre bir cin cemaati Kur'ân'ı dinledikten sonra şöyle dediler: “Biz gerçekten, doğru yolu gösteren harikulade bir Kur'ân dinledik. Bundan böyle Rabbimize asla bir şerik tanımayacağız. Rabbimizin şanı çok yücedir, O ne eş, ne de çocuk edinmiştir. Meğer içimizden birtakım cahiller, Allah hakkında gerçek olmayan sözler söylüyormuş! Biz de saf saf, insanları ve cinleri, Allah hakkında yalan söylemez sanmışız! Meğer bir kısım insanlar cinlerden bazılarına sığınıp, böylece onları daha da azgın hale getirmişler! Onlar da, sizin zannettiğiniz gibi, Allah'ın ölen hiçbir kimseyi diriltmeyeceğini zannetmişler. [37, 1;46, 29-33]

Hz. Peygamber (a.s.)’ın Kur’ân dinleyen cinleri görüp görmediği hakkında farklı rivayetler vardır. Hadisçiler cinlerin Kur’ân dinlemek için farklı zam... Devamı..

Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk),

Biz sanıyorduk ki insanlar ve cinler, Allah’a karşı yalan söyleyemezler.

Biz de, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik.

“Oysa biz ne insanların, ne de cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini sanırdık.

"Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler."

“daħı bayıķ śanduġ-ıdı kim hergiz söylemeye ādemį daħı perrį Tañrı üzere yalan.”

Daḫı biz ṣanurduk ki eyitmez ins ve cin Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳına yalansöz.

Biz elə güman edirdik ki, nə insan, nə də cin tayfası Allah barəsində yalan danışmaz.

And lo! we had supposed that humankind and jinn would not speak a lie concerning Allah

´But we do think that no man or spirit should say aught that untrue against Allah.(5731)

5731 No one ought to entertain false notions about Allah. For by joining false gods in our ideas of worship, we degrade our conception of ourselves an... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.