25 Ekim 2021 - 19 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’râf Suresi 73. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve-ilâ śemûde eḣâhum sâlihâ(an)(c) kâle yâkavmi-’budû(A)llâhe mâ lekum min ilâhin ġayruh(u)(s) kad câetkum beyyinetun min rabbikum(s) hâżihi nâkatu(A)llâhi lekum âye(ten)(s) feżerûhâ te/kul fî ardi(A)llâh(i)(s) velâ temessûhâ bisû-in feye/ḣużekum ‘ażâbun elîm(un)

Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey kavmin dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahluku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azaba uğratır.*

Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih’i (gönderdik. Salih onlara): "Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. (Bakın) Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah’ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah’ın Arz’ında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azap yakalar (sakın nefsinize ve şeytani heveslerinize kapılmayın)" diye (uyarmıştı).

Ve Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey kavmim” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge de gelmiştir. İşte size bir alamet olmak üzere Allah'ın devesi… Öyleyse bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın, ona fenalıkla dokunmayın; değilse acıklı bir azap sizi yakalar.

Semûd kavmine de soydaşları-kardeşleri Sâlih'i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Sâlih:

“Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden peygamberliğimin tasdiki ile ilgili açık hak bir delil gelmiştir. O da, sizin için bir mûcize olan Allah'ın şu dişi devesidir. Bırakın onu, Allah'ın arazisinde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Sonra siz can yakıp inleten müthiş bir azâba dûçar olursunuz." dedi.
*

Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah'ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın Allah'ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.

Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (elçi olarak gönderdik. Salih:) 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverinde Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar' dedi.

Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih'i (gönderdik) O, Kavmine şöyle dedi: “-Allah'a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur. İşte size, Rabbinizden açık bir mucize geldi. Şu Allah'ın dişi devesi, size peygamberliğimi isbat eden bir mucize ve alâmettir. Onu bırakın. Allah'ın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın ki, sonra acıklı bir azaba uğrarsınız.

Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. İşte Allah’ın bu devesi, sizin için bir mucize olarak duruyor. Bırakın Allah’ın meralarında otlasın. Ona kötülükle dokunmayın, elem verici bir azap sizi yakalar.

Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mûcize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın; ona kötülük etmeyiniz, sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”

Semûd'e de, kardeşleri bulunan Salih'i göndermişiz, o dedi ki: «Ey ulusum! Allah'a tapasınız, ondan özge size hiçbir Tanrı yok, size Tanrı katından açık bir belge geldi, işte bu, Allahın dişi devesi, sizin için bir belgedir, ona ilişmeyiniz, yeye Allahın yeryüzünde o, ona bir kötülük yapmayasınız, acıklı azaba yakalanırsız

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah'a kulluk edin. (Zira) sizin O'ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” *

Semûd kâbilesine birâderi Sâlih’i gönderdik ânlara didi ki: "Ey kavmim Allâh’a ’ibâdet idiniz niçün ândan başka ’ibâdete müstehak olmıyan ma’bûdlara tapacaksınız? İşte size Allâh’dan bir işâret bu dişi bir devedir. Ânı Allâh’ın arâzisinde otlamağa bırakınız hiç bir fenâlık itmeyiniz ki size ’azâb-ı elîm gelmesün.

Semud milletine de kardeşleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir, onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.

Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”

Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.*

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir beyyine (kanıt) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."

Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."

Semûd kavmine de kardeşleri Salih Peygamberi, ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhınız daha yok, işte size rabbınızdan açık bir mu'cize geldi, bu, Allahın nâkası size bir âyet, bırakın onu Allâhın Arzında otlasın, sakının ona bir fenalıkla dokunmayın ki sonra elîm bir azâba uğrarsınız

Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: “Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi¹ size bir âyettir.² Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azâp yakalar.” dedi.*

Semud (kavmine) de kardeşleri Saalihi (gönderdik). De ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmişdir. İşte size bir alâmet olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Onu (kendi haaline) bırakın, Allahın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın. Sonra sizi acıklı bir azâb yakalar».

Semûd (kavmin)e de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Doğrusu size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmiştir. (İşte) bu, size bir mu'cize olarak, Allah'ın dişi devesidir; o hâlde onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin); ve ona bir kötülükle dokunmayın; yoksa sizi (pek)elemli bir azab yakalar!”

Semud kavmine de kardeşleri Salih’i elçi olarak gönderdik. Kavmine dedi ki “Ey kavmim! Sizin için Allah tan başka hiç bir ilah yok. Rabbinizden size apaçık deliller gelmiştir. (İşte bu ayetlerden birisi) Şu Allah’ın devesi sizin için nişanedir. Onu bırakın Allah’ın arzında otlasın, kesinlikle bu deveye kötü niyetle dokunmayın. O zaman sizi can yakıcı bir azap yakalar.

Semut’a da soydaşları Salih’i elçi gönderdik. Salih dedi: "Ey ulusum! Allah’a tapın. Sizin için Ondan başka tanrı yoktur. Bakın size tanrınızdan bir açıklayıcı belge geldi. İşte bu, Allah’ın dişi devesi. Bu, sizler için bir belgedir. Bırakın onu da Allah’ın toprağında otlasın. Sakın ona kötülük etmeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.

Semud kavmine de kardeşleri Salih/i gönderdik. Salih onlara dedi ki: Ey kavmim! Tanrıya tapın, ondan başka sizin için tapacak yoktur. Size Rabbiniz tarafından aşikâr bir mucize gelmiştir.. Size bir alâmet olmak üzere işte Tanrının dişi devesi. Siz onu bırakın da Tanrının yerinde ot yesin. Ona kötülükle dokunmayın, yoksa acıklı bir azaba giriftar olursunuz»;

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Rabbinizden size bir belge (mucize) geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir. O halde onu bırakın da Allah'ın toprağında otlasın ve de ona sakın bir kötülükle dokunmayın; yoksa elem verici azaba uğrarsınız.”

Sonra Semud halkına, kardeşleri gibi yakından tanıdıkları soydaşları Sâlih’i elçi olarak görevlendirdik. Sâlih, “Ey halkım!” dedi, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin, O’ndan başka otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğeceğiniz bir efendiniz, bir ilâhınız yoktur!”
“Bakın,Rabb’inizden size, benim Peygamberliğimi kesin olarak ispatlayan apaçık bir mûcize gelmiş bulunuyor: Allah’ın sizi sınamak üzere gönderdiği şu devesi, sizin için hem dürüstlük ve samîmiyetinizi sınayan bir imtihân, hem de gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayan apaçık bir mûcizedir! Bu sahipsiz deveye karşı tavrınız, kaba kuvvete baş vurarak zayıf ve çaresiz insanları ezme huyundan vazgeçip geçmediğinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır. O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe otlasın ve sakın ona bir zarar vermeye kalkmayın, aksi hâlde can yakıcı bir azap sizi yakalayacaktır!”

Semûd’e de kardeşleri Salih’i (rasûl gönderdik).
Dedi ki:
-“Ey kavmim!
Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur.
İşte size rabbinizden bir açık belge / beyyine geldi.
Bu, sizin için bir âyet olarak Allah’ın devesidir.
Onu bırakın; Allah’ın arazisinde yesin!
Ona kötülük etmeyin! Yoksa sizi acıveren bir azap yakalar”.

Semûd’a da kardeşleri Salih’i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah’ın şu devesi [*] sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar. [*]*

Semûd (toplumuna¹ da) kardeşleri Salih’i (gönderdik. O, toplumuna): “Ey kavmim! (Yalnız) Allah’a kul olun, sizin için Ondan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir mûcize geldi. İşte Allah’ın (yarattığı) şu deve, sizin için bir mûcizedir. Onu serbest bırakın, Allah’ın arzında (dilediği gibi) yesin ve (sakın) ona kötülük niyetiyle dokunmayın. (Eğer onu öldürürseniz) sizi acıklı bir azap helâk ediverir.”² dedi.*

VE SEMÛD [toplumuna da] kardeşleri Salih'i [gönderdik]. 56 “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yok. Rabbinizden işte apaçık bir kanıt geldi size: “Allah'a ait olan bu dişi deve bir nişanedir sizin için: öyleyse bırakın onu Allah'ın arzında otlasın ve sakın dokunmayın ona; yoksa çok can yakan bir azap yakalar sizi. 57

Ve Semud kavmine de içlerinden biri olan Salih’i gönderdik, dedi ki: – Ey kavmim, yalnız Allah’a kulluk edin. Zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu Rabbinizden apaçık bir belge gelmiştir. İşte bu, Allah’ın devesi, sizin için bir ayettir/mucizedir. Bırakın onu Allah’ın arazisinde otlasın, sakın ona bir zarar vermeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar. 11/61

SEMUD’A[1208] da soydaşları Sâlih’i (gönderdik). “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin! Sizin O’ndan başka ilâhınız yok. Doğrusu Rabbinizden size açık ve net bir belge gelmiştir: İşte Allah’ın devesi;[1209] sizin için bir delildir: O hâlde bırakın onu, (Allah’ın devesi) Allah’ın arzında otlasın ve sakın ona bir kötülük yapayım demeyin! Yoksa size elem veren bir azap dokunur.*

Ve Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim Allah'a ibadet ediniz. Sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Sizlere muhakkak ki, Rabbiniz tarafından apaçık bir bürhan gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi sizin için bir âyetir. İmdi onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın ve ona bir kötülükle dokunmayınız. Sonra sizi çok şiddetli bir azap yakalar.»

Semud halkına da içlerinden biri olan kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey benim halkım! ” dedi, “yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık bir delil, bir mûcize geldi. İşte Allah'ın devesi de size bir âyet! Onu kendi haline bırakın, Allah'ın diyarında otlasın, sakın ona bir fenalık yapmayın. Yoksa sizi acı veren bir azap yakalayıverir. ” [11, 64; 17, 59; 26, 155; 54, 27-28]*

Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."

Semud halkına da kardeşleri Salih’i elçi gönderdik. Dedi ki “Ey halkım! Allah’a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah’ın dişi devesi; bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.

Semûd kavmine de kardeşleri Salihi gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki:-Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. İşte Rabbinizden kesin bir delil: Bu, Allah'ın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. O da “Ey kavmim,” dedi. “Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir delil geldi. İşte şu Allah'ın devesi size bir âyettir. Onu kendi haline bırakın, Allah'ın toprağında otlasın. Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalayıverir.

Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Size Rabbinizden bir beyyine/açık bir kanıt gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Sizin için bir mucize. Rahat bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Kötü bir niyetle dokunmayın ona. Yoksa korkunç bir azap yakalar sizi."

daħı ŝemūd ķabilesi yaña anlaruñ ķarındaşın śāliḥ’i eyitti “iy ķavmum! ŧapuñ Tañrı’ya yoķdur sizüñ hįç Tañrı andan ayruk. bayıķ geldi size ḥüccet çalabuñuzdan uşbu Tañrı’nuñ arvaña devesidür size nişāndur. pes ķoñ anı yisüñ Tañrı yirinde daħı yoķamañ aña yavuzlıġ-ıla pes duta sizi 'aźāb aġrıdıcı.”

Daḫı gönderdük Semūd ḳavmine ḳardaşları Ṣāliḥ peyġamberi. Eyitdi: İybenüm ḳavmüm, Tañrı Ta‘ālāya ṭapuñuz, yoḳdur size andan özge Tañrı. Taḥḳīḳ geldi size bellü idici delīl sizi yaradan Tañrıdan. Uşbu deve Tañrı de‐vesidür, size bir āyetdür. Pes ḳoyuñuz anı yisün Tañrı yaratduġı yirden,daḫı degürmeñüz aña yamanlıḳ öldürmeg‐ile. Pes alursız yürekler acıdıcı‘aẕāb.

Səmud tayfasına da qardaşları Salehi (peyğəmbər göndərdik). O dedi: “Ey camaatım! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa heç bir tanrınız yoxdur. Rəbbinizdən sizə açıq-aydın bir dəlil gəldi. Allahın bu dişi (maya) dəvəsi sizin üçün (peyğəmbərliyimi təsdiq edən) bir mö’cüzədir. Buraxın Allahın torpağında otlasın, ona pislik etməyin, yoxsa çox şiddətli bir əzaba düçar olarsınız!

And to (the tribe of) Thamud (We sent) their brother Salih. He said: O my people! Serve Allah. Ye have no other God save Him. A wonder from your Lord hath come unto you. Lo! this is the camel of Allah, a token unto you; so let her feed in Allah's earth, and touch her not with hurt lest painful torment seize you.

To the Thamud people(1043) (We sent) Salih, one of their own brethren: He said: "O my people! worship Allah. ye have no other god but Him. Now hath come unto you a clear (Sign) from your Lord! This she-camel of Allah is a Sign unto you: So leave her to graze in Allah.s earth, and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment.(1044)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.