3 Mart 2024 - 22 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’râf Suresi 49. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ehâulâ-i-lleżîne aksemtum lâ yenâluhumu(A)llâhu birahme(tin)(c) udḣulû-lcennete lâ ḣavfun ‘aleykum velâ entum tahzenûn(e)

Allah, onları rahmetine nail etmez diye yemin ettiğiniz kişiler, bunlar değil miydi? Sonra bunlara girin cennete denir, ne korku vardır size, ne de mahzun olursunuz.

(Ardından onlara cennetlikleri göstererek) "Kendilerine Allah’ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz (ve hiçbir nimet ve fazilete layık görmediğiniz) kimseler bunlar mıydı? (Şimdi bakın ve pişmanlık içinde kıvranın ki, iman, itaat ve sadakat ehli mü’minler, ne kutlu ve mutlu bir sona kavuşmuşlardır.Ve mü’minlere dönerek:) Haydi girin cennete! (diyeceklerdir.) Sizin için artık korku yoktur ve mahzun da olmayacaksınız."

Şu cennete girenler, sizin Allah'ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz, cennete giren kimseler değil miydi? Oysa bakın şimdi onlara: “Girin cennete, size korku yok, hüzün de duymayacaksınız” diye sesleniliyor.

“Allah onları rahmetine kavuşturmayacak diye yeminler ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" derler. Cennetliklere de:
“Girin cennete, artık size ne korku var, ne de geride bıraktığınız yakınlarınız ve yapamadığınız şeyler dolayısıyla mahzun olacaksınız" derler.

Allah'ın kendilerine rahmet ulaştırmayacağına yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı? Girin cennete! Size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de!"

'Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız.'

A'raftakiler, kâfirlerin ileri gelenlerine fakir müminleri göstererek: “- Bunlar, müminlerin zayıfları değil midir ki, siz dünyada bunları tahkir edip onlar Allah'ın rahmetine erişemez (cennete giremez) ler diye yemin ediyordunuz?” derler. O anda fukaraya şöyle denir; “- Cennete girin. Size hiç bir korku yoktur ve siz mahzun da olacak değilsiniz.”

48, 49. O A’raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bazı erlere seslenirler. Derler ki: “Sizin derleme ve toplamanız ve kibirlenerek Allah’ın ayetlerinden uzak durmanız, size hiçbir fayda vermedi. Allah’ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar (bu Cennete girecek olanlar) değil miydi?” (Ve o Cennete girecek olanlara) “Cennete girin. Sizin için, ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.” (derler.)

“Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” Cennet ehline dönerek: “Giriniz cennete! Artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz” derler.

İşte bunlar o kimseler değil mi? «Allahın rahmetine erişemezler» diye ant içmiştiniz, iyiler: «Cennete giresiniz size ne korku var, ne de kaygılanırsınız» diyerek çağrırlar

“Allah'ın rahmetine eriştirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bu (cennetlik ola)nlar mıdır?” dedikten sonra (cennetliklere dönerek): “Girin cennete, artık size ne korku vardır ne de üzüleceksiniz” (derler).

48, 49. A’râfdakiler ’alâmât-ı fârikalarından teşhis idecekleri âdemlere: "Sizin topladığınız servetler ve kibir ve ’azametiniz neye yaradı?" Mü’minler içün "Allâh’ın rahmetine nâil olmıyacak diyu kasem itdiğiniz âdemler bunlar mıdır?" dirler ve ehl-i cennet de: "Dâhil olınız her dürlü havfden masûn olursınız ve mahzûn olmazsınız" dirler.

48,49. Burçlarda olanlar, simalarından tanıdıkları adamlara; Topluluğunuz, topladığınız mal ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi. Allah'ın rahmetine erdirmeyeceğine yemin ettikleriniz bunlar mıydı? Oysa Allah onlara şöyle der: "Cennete girin, size korku yoktur, sizler mahzun da olmayacaksınız."

“Sizin, ‘Allah bunları rahmete erdirmez’ diye yemin ettikleriniz şunlar mı?” (Sonra cennetliklere dönerek) “Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz” derler.

Allah’ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (Cennet ehline de şöyle derler:) “Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz.”

Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?» (ve cennet ehline dönerek): «Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz» (derler).

"ALLAH onlara bir rahmet dokundurmayacak diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" (Orta Yerdekilere şunlar denecektir:) "Cennete girin; size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de."

Orta yer, Tanrı'nın rahmetiyle alt cennetlere katılacaktır.

"Allah onları hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz" derler.

Tâ şunlarmıydı o sizin Allah bunları kabil değil rahmetine irdirmez diye yemin ettikleriniz? dedikten sonra berikilere dönüb «girin Cennete size korku yok artık siz mahzun olacak değilsiniz» demektedirler

(Kâfirlere cennetlikleri göstererek,) “Sizin: “Allah bunları rahmete erdirmez” diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı?” (Sonra cennetliklere dönerek,) “Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz” derler.

Cehennemliklere; “Allah, hiçbir rahmete erdirmeyecek.” diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? Onlara:¹ “Girin Cennet'e, artık size korku yoktur. Üzülecek de değilsiniz.” denir.

1- Cennetliklere.

«Kendilerini Allahın, rahmetine erdirmeyeceğine yemîn etdiğiniz kimseler bunlar (bu ehl-i cennet) mi idi? Girin cennete. Size hiç bir korku yokdur ve siz mahzun da olacak değilsiniz».

(Yine A'râf ehli:) “Allah, onları hiçbir rahmete eriştirmeyecek, diye yemînettiğiniz (hor gördüğünüz) kimseler bunlar mı?” (derler). (Sonra A'râf ehline de şöyle denilir:) “Cennete girin! Size hiçbir korku yoktur ve siz mahzûn olmayacaksınız!”

“Yeryüzünde iken, küçük gördüğünüz ve Allah’ın rahmetine asla erişemez diye yeminler ettiğiniz, bunlar mıydı?” derler. (Allah) Girin cennete, sizin için orada ne korku nede üzüntü var” der.

"Kendilerine Allah’ın esirgeyiciliği erişmeyecek diye and içtiğiniz kimseler bunlar mıdır? Size gelince siz Cennet’e girin. Sizin için korku yoktur. Kaygılanacak da değilsiniz."

Kendilerine Allah/ın hiçbir rahmeti erişmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler [⁴] bunlar değil midir?» derler. O sırada onlara «— Cennete girin, size hiçbir korku yoktur. Siz mahzun da olmazsınız» denecek.

[4] Yani mü'minlerin zayıf olanları.

Sizin “Allah onları rahmete erdirmez diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?” (oradakilere), “Cennete giriniz! Artık orada size bir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de” (denir).

(Ey zalimler!) “Allah'ın asla rahmetine erdirmeyeceğine yemin ettiğiniz (müminler) bunlar mıydı? (O halde zalimlerin isteklerinin aksine, ey cennet ehli kimseler!) “Cennete girin; size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz.”

“Sizin bir zamanlar, kendileri hakkında ‘Allah lütuf ve rahmetini böyle yoksul ve çaresiz kimselere vermez!’ diye yemin ettiğiniz insanlar bunlar mı?Oysa bakın, şimdi onlara ne müjdeleniyor: “Girin cennete, artık sizin için ne korku vardır, ne de üzüntü!”

-“ ’Allah bunları rahmete erdirmez’ diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?”.
-“Cennet’e girin! Size korku yoktur; siz üzülür de değilsiniz”.

bir yandan da cehennemdekilere, cennetlikleri işaret ederek: Sahi bunlar mıydı? Yemin edip:' Allah bunların yüzüne bile bakmaz ' dediğiniz adamlar derler, bir yandan da: " hadi korkusuzca buyurun cennete " diyerek cennetliklere yol verirler...

“Allah’ın kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” Cennet ehline dönerek: “Girin cennete; artık size korku yoktur. Siz üzülecek de değilsiniz” derler.

(Haklarında) ‘Allah’ın merhameti onlara ulaşmaz!’ diye yemin ettiğiniz kişiler bunlar mı?” [*] (Oysa onlara:) “Cennete girin! Size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.” (denecektir).

Bu cümle dünya hayatında inkârcıların alay ettiği imanlılara Yüce Allah’ın ikramda bulunacağını, beğenmedikleri insanların cennete girdiklerini görere... Devamı..

Ve: “(cennetlikleri göstererek) Allah’ın, kendilerini rahmete erdirmeyeceğine dâir yemin ettikleriniz bunlar mıydı?” deyip (ardından cennetliklere dönerek): “Girin cennete, artık bugün sizin için bir korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız.” diyecekler.

Bir vakit haklarında, ‘Allah rahmetini asla böylelerine ulaştırmaz!’ ³⁸ diye kestirip attığınız kimseler, işte bunlar, [bu onurlandırılmış kimseler] mi? [Oysa, bakın, şimdi onlara:] “girin cennete; size korku yok, hüzün de duymayacaksınız!’ [diye sesleniliyor]”.

38 İnanmayanların ağzından verilen bu ifade, onların, ya inananların Allah’ın rahmetine hak kazanmadıkları yolundaki görüşlerini; ya da bunun başka bi... Devamı..

Hani bir zamanlar “Allah bunlara rahmetini ulaştırmaz” diye var gücünüzle yemin ettiğiniz kişiler bunlar mıydı? Derler. – Şöyle seslenilir: - Girin cennete artık size ne bir korku vardır ne de bir hüzün. 38/62-63, 221/101…103, 27/89, 43/68…73, 50/31...35

(Cennetlikleri işaret ederek) “İşte şunlar, bir zamanlar ‘Allah rahmetini onlara asla ulaştırmaz!’ diye yeminler ettiğiniz, (şimdi ise) kendilerine ‘Girin cennete! Sizin için gelecek endişesi yok, geçmişten dolayı hüzün duymak da yok!’ denilen kimseler değiller mi?”

(İşte bakın fakir oldukları için küçümsediğiniz) "Allah’ın kendilerini asla rahmetine erdirmeyeceğine de yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Ki siz azaba uğrarken onlar cennet yolunu tutmuşlar) diye seslenirler, (sonra da cennet ehline dönerler ve) "Girin cennete, artık size hiçbir korku yoktur ve sizler üzülecek de değilsiniz" derler, (onlara selamet dilerler.)

"Sizin, ’Allah bunları rahmete erdirmez’ diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz" derler.

Ya o kimseler mi idi ki, «Allah onları rahmetine nâil etmez,» diye yemin ediyordunuz! Cennete giriniz, size ne bir korku vardır ve ne de siz mahzun olacaksınız.

48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”

Allah onları hiçbir rahmete erdirmeyecek, diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artık size ne korku vardır, ne de siz üzüleceksiniz!" dediler.

(Ashâb-ı A'râf cehennem halkına cennetdeki fukarâ-yı mü'minîni göstererek) "Allâh'ın onları rahmetine nâil itmeyeceği hakkında yemîn itdikleriniz bunlar mıdır?" dirler. (A'râf halkına, cenet ve cehennemi gördükden sonra) "Haydi cennete giriniz, Size korku yokdur ve mahzûn dahî olmazsınız" dinilür.

(Ey cehennemlikler!) ‘Allah onlara bir iyilikte bulunmaz’ diye yemin ettikleriniz bunlar mıydı? (Ey Allah’ın ikramına kavuşanlar) ‘Sizler Cennet’e girin. Üzerinizde ne bir korku olacak ne de üzüleceksiniz.’ ”

Bunlar mıydı o sizin, “Allah bunları rahmetine erdirmeyecektir” diye yemin ettikleriniz? derler.-Girin cennete size korku yoktur ve siz, mahzun da olmayacaksınız!

“Şu Cennetlikler ise, 'Allah bunlara rahmetini eriştirmez' diye yemin ettiğiniz kimseler değil miydi?” Derken onlara da “Cennete girin,” denir. “Artık ne bir korku vardır size, ne de üzülürsünüz.”

"Şunlar mıydı o, 'Allah kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyecek' diye yemin ettikleriniz?" Ey cennetlikler! Siz de girin cennete. Ne bir korku var size ne de kederleneceksiniz.

“uşbunlar mıdur anlar kim and içdüñüz kim irürmeye anlara Tañrı raḥmet?” “girüñ uçmaķa ķorķu yoķdur üzerüñüze ne daħı siz ķayġurasız.”

Bunlar anlar mıdur ki and içerdüñüz ki irişmez anlara Tañrı Ta‘ālānuñraḥmeti? Girüñüz uçmaġa diyeler. Ḳorḳu yoḳdur üstüñüze, ne daḫı sizḳayurursız.

(Və fağır, yoxsul mö’minləri kafirlərin böyüklərinə göstərərək: ) “Allah onları Öz mərhəmətinə nail etməyəcək, -deyə and içdiyiniz kəslər bunlarmıdır?” – söyləyəcəklər. (O anda Allah həmin mö’minlərə müraciətlə belə buyuracaq: ) “Cənnətə daxil olun. Sizin heç bir qorxunuz yoxdur və siz qəm-qüssə görməyəcəksiniz!”

Are these they of whom ye swore that Allah would not show them mercy? (Unto them it hath been said): Enter the Garden. No fear shall come upon you nor is it ye who will grieve.

"Behold! are these not the men whom you swore that Allah with His Mercy would never bless? Enter ye the Garden: no fear shall be on you, nor shall ye grieve."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.