29 Temmuz 2021 - 19 Zi'l-Hicce 1442 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’râf Suresi 193. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve-in ted’ûhum ilâ-lhudâ lâ yettebi’ûkum(c) sevâun ‘aleykum ede’avtumûhum em entum sâmitûn(e)

(Ne var ki; aklını ve vicdanını kullanmayanları) Onları hidayete (Hakk dine ve doğru istikamete) çağırsanız da (icabet edip) size uymayacaklardır. Onları davet edip (uyarsanız) da, suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir.

Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar. İster çağırın onları, ister susun, sizce ikisi de bir.

Yol göstermeleri için yalvarsanız, size cevap verecek durumda olmayan varlıklara mı? Onlara ister dua edin, ister karşılarında susun, sizin için fark eden birşey olmaz.

Eğer siz, onları doğru, hak yola, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola çağırırsanız, teşvik ederseniz size tâbi olmazlar. Onları ha davet etmişsiniz, ha davet etmeyip susmuşsunuz, hiç fark etmez.*

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.

Onları hidayete çağırırsanız size uymazlar. Onları çağırırsanız da, suskun durursanız da size karşı (tutumları) birdir.

Eğer o putları (veya müşrikleri) doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. İster onları dâvet edin, ister sükût edin birdir.

Eğer onları doğru yola davet etseniz, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da onlar için birdir.

O putları doğru yola çağırsanız size uyamazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.

Siz onları, doğru yola çağırmış olsanız da, onlar size uymazlar, çağırsanız da birdir, susarsanız da bir

Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar. Çağırmanız da susmanız da onlar için birdir (çünkü onlar inanmamaya karar vermişlerdir).

Onları doğru yola çağırırsanız, size uymazlar; çağırmanız da, susmanız da onlar için birdir.

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).

Onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da, sukût etseniz de sizin için birdir.

Onları doğruya çağırsanız size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha sessiz kalmışsınız, sizin için birdir.

Eğer siz onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları ha çağırmışsınız, ha çağırmayıp susmuşsunuz, hiç fark etmez.

ve eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız size uymazlar, ha onları çağırmışsınız yani samıtmişsiniz aleyhinizde müsavi gelir

Onları gerçeği kabul etmeye davet etseniz, size tabi olmazlar. Onları davet etseniz de etmeseniz de size karşı tutumları değişmez.

Eğer bunları (putları) doğru yolu göstermiye çağırırsanız size uymazlar. Onları (müşrikleri) ha da'vet etmişsiniz, ha (etmeyib) susmuşsunuz, size karşı (durumları) birdir.

Eğer onları hidâyete de da'vet etseniz, size tâbi' olmazlar. Siz onları çağırsanız da suskun kimseler olsanız da sizin için birdir.

Eğer onları (ortak koşanları) doğru yola çağırsanız, size kesinlikle tabi olmazlar. İster onları çağırın, isterseniz susun, sizin için durum aynıdır. (onlar size uymazlar)

Eğer müşrikleri doğru yola çağırırsanız onlar size tâbi olmazlar. Onları çağırsanız da, susmuş olsanız da sizin için hep birdir.

Eğer onları doğru yola çağırırsanız size uymazlar; onları çağırsanız da karşılarında suskun dursanız da (size icabet etmeyecekleri için sonuçta) sizin için birdir.

Size doğru yolu göstermeleri için onlara yalvarsanız, size cevap bile veremezler; öyle ki, ha onlara duâ etmişsiniz, ha etmemişsiniz, size hiçbir yararları dokunmayacak, sizin için hiçbir şey değişmeyecektir.

Onları Hidayet’e çağırsanız size uymazlar.
Onları çağırdınız mı, yoksa susmakta mısınız; size göre eşittir.

Onları doğru yola çağırırsanız size uyamazlar; onları davet etseniz de sussanız da sizin için birdir. [*]*

Hatta siz, onları hak yola çağırsanız, size uyamazlar bile. Onları çağırsanız da çağırmasanız da hiç fark etmez.

Yol göstermeleri için yakarsanız size cevap verecek durumda olmayan 158 varlıklara mı? Onlara ister yakarın, ister karşılarında susun, sizin için fark eden bir şey olmaz.

Onları doğru yola çağırsanız da size uymazlar. Onlara yalvarsanız da sessiz kalsanız da sizin için bir şey değişmez. 35/13- 14, 46/4- 5- 6

Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, size cevap bile veremezler. Onlara ister yalvarın ister susun; size karşı konumlarında hiçbir şey değişmez.

Ve eğer onları doğru yola davet etseniz size tâbi olmazlar. Siz onları davet etseniz de veya sükut eder olsanız da, sizin üzerinize müsavîdir.

191, 192, 193. O'na hiç bir şey yaratmaya güç yetiremeyen, zaten kendileri de yaratılıp duran mahlûkları mı eş ortak sayıyorlar? Halbuki o şerikler, kendilerini putlaştıranların imdadına yetişemezler. Hatta onlar kendi nefislerine bile yardım sağlayamazlar. Şayet siz onları doğru yola çağıracak olursanız size uymazlar. O müşrikleri siz ha hakka çağır mışsınız, ha susmuşsunuz, size karşı onların durumu aynıdır. [22, 73-74; 37, 95; 37, 93; 21, 58]

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Ha onları çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, sizin için birdir.

Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Çağırsanız da sessiz kalsanız da sizin için birdir.

Onları doğru yola çağırsanız, size uymazlar. Onları çağırsanız da sussanız da sizin için birdir.

Siz onları doğru yola çağıracak olsanız, size uymazlar. Onlara seslenseniz de birdir, sussanız da.

Onları, iyiye ve güzele çağırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz; sizin için aynıdır.

daħı eger oķıyasız anları ŧoġru yol uymayalar size. berābardur size oķıduñuz-ise anları [88a] yā siz diñsüzler-iseñüz.

Daḫı eger ḳıġırsañ anları doġru yola, uymazlar saña. Berāberdür size anlarıdīne da‘vet eylemek yā siz epsem olmaḳ.

Siz onları (müşrikləri və ya bütləri) doğru yola də’vət etsəniz, sizə tabe olmazlar. İstər onları də’vət edin, istər susun – birdir (onlar üçün heç bir əhəmiyyəti yoxdur).

And if ye call them to the Guidance, they follow you not. Whether ye call them or are silent is all one to them.

If ye call them to guidance, they will not obey: For you it is the same whether ye call them or ye hold your peace!(1166)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.