Ve-innehu lehakku-lyakîn(i)
Ve şüphe yok ki o, elbette gerçeğin ta kendisidir.
Ve şüphesiz O (Kur’an, bütün hüküm ve haberleriyle), kesin bir gerçektir (Hakke’l-yakin’dir).
Şüphesiz O Kur'ân en kesin bilgi ve doğrunun kendisidir.
Şüphe yok ki o, kesin gerçektir.
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir (Hakku'l-yakîn).
Muhakkak o Kur'an, şüphe götürmez bir gerçektir.
Ve gerçekten o, iman ve yakin ile sabit olan bir haktır (gerçektir.)
Kur'ân, gerçekten kesin bilginin ta kendisidir.
O en doğru bir haktır
Muhakkak ki o (Kur’an), şüphe götürmez bir gerçektir.
50,51. Bu kitâb kâfirlerin ye’sini mûcibdir. Çünki hakîkat-i mahzadır.
O, şüphesiz kesin gerçektir.
Şüphesiz Kur’an, gerçek kesin bilgidir.
O, gerçekten kesin bilginin kendisidir.
Ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.
Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidir.
Ve o hiç şübhesiz hakkulyakîndir
Şüphesiz ki o (Kur’ân), hakkın/hakikatin ta kendisidir.
Hiç şüphesiz ki o (Kur'an) kat'î bilginin tam gerçeğidir.
Ve (yine) şübhesiz ki o, kat'î gerçeğin ta kendisidir!
Ve Şüphesiz o (Kur’an), gerçek kesin bilgidir. *
O (Kur’an) kesin bir gerçektir.
İşte kesin gerçekte odur.
Muhakkak ki Kur’an, kesin gerçeğin [hakku’l-yakîn] tâ kendisidir.²⁰
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir.
Çünkü bu Kur’an, inananları sonsuz mutluluğa, inkâr edenleri de azâba götüren açık ve kesin bir gerçektir!
O, elbette "hakk ül-Yakîn"dir / Kesin gerçek’tir.
Çünkü Kuran, gözün görüp gönlün çektiği bir gerçektir.
Şüphesiz öğütlerimiz muhakkak kesin bir gerçektir.
Şüphesiz ki o (Kur’an), gerçeğin ta kendisidir.
Ve o, gerçeğin ta kendisidir.
çünkü o, mutlak hakikattir!
Zira bu Kuran kesin ve mutlak bir haktır. 6/114...116, 10/94
zira o (vahiy), elbette mutlak hakikattir.
Kuşkusuz Kur'an gerçeğin ta kendisidir. (Bildirdiği haberler, mükâfat ve ceza muhakkak gerçekleşecektir)
Şüphesiz ki o ikna olası bir gerçektir.
Ve şüphe yok ki O, bilâşekk, gerçek bir hakîkattır.
50, 51. Şüphesiz o, kâfirler için büyük bir pişmanlık ve karşılaşacakları kesin bir gerçektir. [26, 200-201; 34, 54]
O, kesin gerçektir.
Hakka'l yakîn Allâh'ın kelâmıdır.
Çünkü o, kesin gerçektir.
O, kesin bir gerçektir.
O kesin ve kuşkusuz gerçeğin tâ kendisidir.
Ve o, kesin bilginin tam gerçeğidir.
Albatta, u Qur’on aniq haqiqatdir.
daħı bayıķ ol gümānsuzüñ ŧoġrusıdur.
Ve o ḥaḳ yaḳīndür şeksüz.
Doğrudan da, bu (Qur’an) gerçək bir həqiqətdir.
And lo! it is absolute truth.
But verily it is Truth(5673) of assured certainty.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |