20 Eylül 2021 - 13 Safer 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kalem Suresi 25. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve ġadev ‘alâ hardin kâdirîn(e)

Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.

(İstemedikleri her şeyi) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden yola düşmüşlerdi.

Ve kendilerini yoksullara birşey vermemeye güçleri yeter zannederek erkenden bahçelerine gittiler.

Yoksullara yardıma güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve kararı ile erkenden yola düştüler.

(Yoksulları) engellemeye güç yetirecekleri zannıyla erkenden gittiler.

(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.

Hem zanlarınca, miskinleri mahrum etmeğe güçleri yeterek erkenden gittiler...

(Fakirleri) engelleyecek bir güç ile bahçeye kastedip gittiler.

25,26,27,28. Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”

Bunu yapmak dileğiyle, erken çıktılar

(Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.

(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği hâlde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

(Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.

Sonuçtan emin bir halde erken vardılar.

(Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.

Sırf bir men'a gücleri yeterek erkenden gittiler

İhtiyaç sahiplerini göz ardı ederek erkenden gittiler.

(Fakirleri) men'e (sanki) gücleri yetecek adamlar tavriyle erkenden gitdiler.

Hâlbuki (fakirlere yardıma) güçleri yeten kişiler oldukları hâlde, (onları yardımdan)mahrûm etmek üzere erkenden gittiler.

Sabah erkence kararlarına uygun planlar yapmış olarak çıktılar.

Buna güçleri yeteceğini sanarak erkenden gitmişlerdi.

Yoksullara bir şey vermemeye güçleri yeter za/mıyle erken gittiler.

(Azabı değil, sadece yoksulları) Engellemeye güç yetirenler olarak erkenden gittiler.

İşte bu şekilde, ürünleri toplayacaklarından emîn olarak, sanki istedikleri her şeyi yapabilecek güce sahiplermiş gibi erkenden çıkıp gittiler.

Engellemeye güç yetirecek şekilde ertesi gün erkenden gittiler.

Her şeye güçleri yetermiş (gibi) çok erken davranıp (bahçeye gelmişlerdi).

(Sanki yoksulları) engellemeğe güçleri yetecekmiş gibi, erkenden gittiler.

ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.

Evet yoksulların hakkını vermeme azim ve kararlığıyla erkenden yola koyuldular. 51/19

Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.

Ve yoksulları men'e kâdir oldukları halde erkenden gidiverdiler.

Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.

Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.

Karar verdikleri gibi erkenden hırsla oraya vardılar.

Varlıklı oldukları halde (muhtaçları) engellemek için erken yola çıktılar.

Erkenden vardılar, yoksula engel olmak ellerindeymiş gibi.

Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.

daħı irtelediler ķaśd eylemek üzere ķaadırlarken.

ve gitdiler miskinleri ḳaytarmaġa ḳādirler‐iken.

Onlar (yoxsulları) bağa buraxmağa qadir olacaqlarını güman edərək erkən getdilər. [Və ya: Onlar gücləri yetdiyi halda (yoxsulları) yardımdan məhrum etməkdən ötrü sübh tezdən yola düzəldilər]

They went betimes, strong in (this) purpose.

And they opened the morning, strong in an (unjust) resolve.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.