Vehuve-lkâhiru fevka ‘ibâdihi vehuve-lhakîmu-lḣabîr(u)
Kulların üstünde tek tasarruf sahibidir o ve odur hüküm ve hikmet sahibi her şeyden haberdar olan.
O (Allah CC) kulları üzerinde Kahredici (mutlak egemenliğin sahibi) olandır. O, Hüküm ve Hikmet sahibi olup (her şeyden hakkıyla) Haberdardır.
Zira yalnız O, yarattıkları üzerinde gerçek otorite sahibidir. Ve gerçekten O'dur, herşeyden haberdar olan ve her yaptığını yerli yerince yapan.
O kullarının üstünde her türlü kudret ve tasarrufa, otoriteye sahiptir. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdardır.
O kullarının üstünde mutlak güç ve hakimiyet sahibidir. O hakimdir, her şeyden haberdar olandır.
O, kulları üzerinde kahredici olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, haberdar olandır.
O, kullarının üstünde galibdir. O, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.”
O, kullarının üstünden son derece hükümranlık sahibidir. O her şeyi yerli yerinde yapar ve her şeyden haberdardır.
Zira kullarının üzerine otorite sahibi sadece O'dur. O, hikmet sahibidir; her şeyden haberdardır.
O egemendir kullarının üstüne, O bilgedir, O haberli
O, kullarının üzerinde (mutlak hükümranlık ve) otorite sahibidir. O, her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.
’İbâdının sâhibidir. Hakîm ve her şeyden haberdârdır.
O, kullarının üstünde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardır.
O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
O, kullarının üstünde tam bir tasarrufa sahiptir. O hakîmdir, her şeyden haberdardır.
O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır.
Kullarının üstünde kahir o, hakîm o, habîr o
O, (Allah ki) kulları üzerinde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdardır.
O, kullarının üzerinde mutlak egemenlik sahibidir. En İyi Hüküm Veren’dir, Her Şeyden Haberdar’dır.
O, kullarının üstünde (eşsiz) kahr (galebe ve tasarruf) saahibidir. O, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir, her şeyden hakkıyle haberdârdır.
O, kullarının üzerinde mutlak galibdir. Ve O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.
O, kullarının üzerinde (mutlak) egemenlik (ve otorite) sahibidir. Ve O, (en iyi ve en) doğru hüküm verendir, (her şeyden) haberdar olandır.
O Allah, kullarının üzerinde mutlak bir hâkimiyet gücüne sahiptir. Her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.
Allah kullarının üzerinde kendi başına buyruktur, doğruyu bildiricidir, bilgilidir.
O, kulları üzerinde mutlak otorite/hâkimiyet sahibidir [El-Kahhâr]. O, Hakîm’dir, Habîr’dir.
O, kullarının üstünde yegâne egemendir ve O, hikmet sahibidir, haberdardır.
O, kullarının üzerinde mutlak hükümranlık ve otorite sahibidir. Bununla birlikte O, hakîmdir, sonsuz ilim ve hikmetiyle her şeyi yerli yerince yapar, her şeyden haberdardır.
O kullarının üstünde Kâhir / Baskın Güçlü’dür. O Haberli Hakîm’dir.
O, her daim kullarına egemen olmuştur. O, engin haber ağı ile her şeye egemendir.
Çünkü Allah yarattığı insanlar üzerinde her şeyi yapmaya hak sahibidir. Muhakkak yaptıklarının bir anlamı vardır. Hiçbir şeyi boşuna yapmaz. Üstelik yaptığınız her şeyden haberdardır.
Kulları üzerinde kesin otorite sahibi olan Odur. O, hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyden haberi olandır.
Zira yalnız O, yarattıkları üzerinde otorite sahibidir ve yalnız O’dur gerçekten hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.
Zira O’dur kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan, O’dur her şeyi yerli yerince yapan, her şeyden haberdar olan. 6/57, 16/52, 18/26, 40/15
Zira yalnızca O’dur kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan; yine O’dur her hükmünde tam isabet kaydeden, her şeyden henüz kaynağındayken haberdar olan.
O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir, hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdar olandır O!
O kulları üzerine istediğini yapabilendir; o hakim ve haberdar olandır.
Ve O, kullarının üzerinde mutasarrıftır. Ve O hakîmdir, habîrdir.
O, kullarının üstünde hükmünü yürüten mutlak hükümrandır, her işi tam hikmetle yapar ve her şeyden haberdardır.
O, kullarının üstünde tam hakimdir (onları istediği gibi yönetir), O herşeyi yerli yerince yapan, (herşeyi) haber alandır.
Ve o (Allâh) kulları üzerine kâhir (hâkim ve sâhibdir) ve o (emir ve tedbîrinde) hakîm ve (hafâyâ-yı ahvâle) habîrdir.
O, kullarına tam hâkimdir. Doğru kararlar verir, her şeyin iç yüzünü bilir.
Kullarının üzerinde yegane galip O'dur. O, hakim ve haberdar olandır.
O, kullarının üzerinde mutlak kudret ve egemenlik sahibidir. O her işi hikmetle yapar, herşeyden de haberdardır.
Ve kulları üzerinde hüküm ve egemenlik sahibi Kaahir'dir O. Tüm hikmetlerin kaynağıdır O. Her şeyden haberdardır.
U bandalarining ustidan mutlaq hukmrondir. U hikmat egasi – Hakim va barcha ishlardan xabardor bo‘lgan – Xobir Zotdir.
daħı ol ġālibdür ķulları üzere daħı ol dürüst işlüdür bilürdür işleri.
Ol Tañrı Ta‘ālā ḳahr idicidür ḳullarını, daḫı ol ḥikmetler issidür, her nesneyibilicidür.
O Öz qulları üzərində hakimi-mütləqdir. O, hikmət sahibidir, (hər şeydən) xəbərdardır!
He is the Omnipotent over His slaves, and He is the Wise, the Knower.
"He is the irresistible, (watching) from above over His worshippers; and He is the Wise, acquainted with all things."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |