1 Temmuz 2022 - 2 Zi'l-Hicce 1443 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Özür !
29.06.2022 tarihi itibarıyla web sitemize bir saldırı vâki olmuş ve üye girişi yapan kullanıcılarımız "Ayet Karşılaştırma" sayfamızda kişiselleştirdikleri sayfalarına ulaşamamışlardır. Üye girişi yapılmadan sayfa görüntülemede bir problem bulunmamaktadır. Görüntülemede sıkıntı yaşayan kullanıcılarımız çıkış yaparak aynı sayfayı görüntüleyebilirler.
Sitemize saldırı yaparak insicâmı bozanların emelleri nedir anlayamıyor, Allah'a havale ediyoruz.
En’âm Suresi 141. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vehuve-lleżî enşee cennâtin ma’rûşâtin veġayra ma’rûşâtin ve-nnaḣle ve-zzer’a muḣtelifen ukuluhu ve-zzeytûne ve-rrummâne muteşâbihen veġayra muteşâbih(in)(c) kulû min śemerihi iżâ eśmera veâtû hakkahu yevme hasâdih(i)(s) velâ tusrifû(c) innehu lâ yuhibbu-lmusrifîn(e)

Öyle bir mabuttur ki çardaklı ve çardaksız bağları, bahçeleri, tatları çeşitli hurmaları, ekilmiş şeyleri, bir bakıma birbirine benzeyen, bir bakıma benzemeyen zeytinleri ve narları yetiştirip meydana getirir. Meyve verince meyvelerinden yiyin, devşirme günü hakkını da israf etmemek şartıyla verin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.

Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tatları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez şekilde- yaratan O’dur. (Ekinleriniz ve bahçeleriniz) Meyve verdiğinde bunların ürünlerinden yiyin (ve değerlendirin…) Hasat günü (fakirlerin) hakkını da verin. (Ama) İsraf etmeyin. Çünkü (Allah) israf edenleri sevmez.

O'dur hem ekilip biçilen ve hem de kendiliğinden yetişen bahçeleri var eden, hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsüller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren, hepsi yaratılış ve gelişme ilkelerinde birbirine benzer ama yapı, görüntü ve tad olarak birbirinden çok farklıdır. Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve yoksullara mahsülün toplandığı gün, haklarını verin ve Allah'ın nimetlerini israf etmeyin, şüphesiz O israf edenleri sevmez.

O asmalı ve asmasız üzüm bağları, hurmalıklar, ürünleri çeşit çeşit ekinler, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytinlikler ve nar bahçeleri yetiştirendir. Meyveleri olgunlaştığı zaman meyvesinden bir miktar yeyin. Hasat zamanı da Allah'ın, ihtiyaç sahipleri ve mahlûkat için tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getirin, onların hakkını verin. Cahilce davranarak, meşru sınırları aşarak mallarınızı harcamayın, mükellefiyetleri dışında insanlardan ağır vergiler almayın. Şu bir gerçektir ki, Allah meşru harcama sınırını aşanları, insanlara ağır mükellefiyetler yükleyen kanun koyucuları-idarecileri sevmez.

bk. Kur’an- Kerim, 17/26; 30/38; 51/19; 7024; et-Tefsîru’l-Kebir, 13/210-211. Bu âyetteki (...yeyin) ifadesi, ihtiyacı olanın, canı çekenin serbestçe ... Devamı..

Çardaklı ve çardaksız bahçeler meydana getiren, tatları birbirinden farklı hurmalar ve ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinler ve narlar yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad gününde de hakkını verin. İsraf da etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.

Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmezyaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız üzüm bağlarını, tadları ve yemişleri muhtelif hurmaları, hububatı (tahılları), zeytinleri, narları, birbirine hem benzer, hem de benzemez bir halde meydana getiren Allah'dır. Her biri mahsûl (ürün) verdiği zaman mahsulünden yeyin. Hasad (devşirme) günü de hakkını (zekât ve sadakasını) verin; israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bağlar inşa eden, değişik yiyecekler olarak hurma ve ekinleri yaratan, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar icad eden O Allah’tır. O nimetlerden her biri meyve verdiğinde onun meyvesinden yiyin. Harman günü de hakkını (zekâtını) verin. Fakat israf etmeyin. Şüphesiz Allah, müsrifleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyiniz. Devşirilip toplandığı gün de hakkını/zekât ve sadakasını veriniz. İsraf etmeyiniz, çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.

Çardaklı, çardaksız bahçeler ile, yemişi çeşitli, hurmaları, ekinleri, birbirine benzeşen, benzeşmeyen, zeytini, narı da yaratan o, yemişinden yiyiniz, yemişlenince, harman günü, hakkını da verin, israf etmeyin, Allah sevmez israf eyliyenleri

Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri, tatları çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, (renk, koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilme... Devamı..

Asma bağçeleri ve asma olmıyan bağçeleri, hurma ağaçlarını, envâ’ı buğdayları, zeytun ve nar gibi biri birine benzeyub de lezzeti biri birinin ’aynı olmıyan ağaçları yaradan Allâh’dır bunların meyvelerini ekl idiniz, hasad zamânında borcınızı edâ idiniz, isrâfdan ictinâb idiniz zîrâ Allâh müsrifleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

196. Bakınız: En’âm Sûresi, âyet, 99 ve ilgili dipnot.197. Öşür, “onda bir” demektir. Toprak ürünlerinde bu oranda verilen zekâtın özel adıdır.... Devamı..

Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları -benzer veya farklı- yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin ve hakkını da hasat gününde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.

Zekat yardımı o kadar önemlidir ki Tanrı Rahmetini zekat verenlere ayırmıştır (7:156). Ancak Müslümanlar bu emri terkederek zekatı yılda bir defaya in... Devamı..

Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.

O ma'ruş ve gayri ma'ruş Cennet âsâ bağları: O tatları, yemişleri muhtelif mezruâtı, o hurmaları, zeytinleri, narları, birbirlerine hem benzer hem benzemez bir halde vücude getiren hep odur, her biri mahsul verince mahsûlünden yiyin, hasad günü hakkını da verin, bununla beraber israf etmeyin, çünkü o israf edenleri sevmez

Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını¹ verin. İsraf² etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.

1- Sadakasını. 2- Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

O çardaklı ve çardaksız cennet (gibi üzüm) bağ (larını), o meyveleri ve tadları çeşidli hurmaları, mezrûâtı, zeytinleri, narları — birbirine hem benzer, hem benzemez bir halde — yaratıb yetişdiren Odur (Allahdır). Her biri mahsul verdiği zaman mahsulünden yeyin. Devşirildiği ve toplandığı gün de hakkını (sadakasını) verin. İsraf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bağları, hurma ağaçlarını, meyvesi muhtelif ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları meydana getiren de O'dur.(Herbiri) meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin ve hasad edildiği gün hakkını (öşrünü)verin ve (O'nun rızâsı dışında harcayarak) isrâf etmeyin!(1) Çünki O, isrâf edenleri sevmez.

(1)“Hâlık-ı Rahîm, nev‘-i beşere verdiği ni‘metlerin mukābilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, ni‘mete karşı hasâretli (zararlı) bir istihfaf... Devamı..

Ekilebilir ve ekilemeyen bahçeleri, hurmaları, çeşit çeşit ürünler veren tarlaları, zeytinleri ve tatları birbirine benzeyen ve benzemeyen narları yaratan O dur. Onların verdiği ürünleri yiyin. Ürünleri olgunlaşıp da hasat ettiğinizde, fakirlerin haklarını verin ve israf edipte aşırı gitmeyin, Allah israf edenleri sevmez.

Öylesine Allah ki çardaklı, çardaksız bağları, tadları başka başka olan hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirlerine hem benzer hem benzemez bir halde yarattı. Bunlar ürünlerini verince ürünlerinden yiyin. Onlar toplanınca da yoksulların hakkını verin. Sakın saçıp savurmayın. Çünkü O saçıp savuranları sevmez.

Asmalı, asmasız bağları [⁴]; herbirinin yenecek şeyleri başka başka olacak [⁵] hurma ağaçları ile ekini; birbirine hem benzer, hem benzemez zeytin, nar ağaçlarını peyda eden O/dur. Meyvalandığı zaman onların meyvasından yiyin. Biçildiği günde hakkını verin [⁶], israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.

[4] Yahut halkın diktiği nebat ile hüday-ı nâbit olanı.[5] Tatları başka, görünüşleri başka.[6] Zekâtını verin.

Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmalıkları, çeşit çeşit ekili arazileri, zeytini ve narı birbirine benzer ve benzemez bir biçimde inşa/var eden O’dur. Her biri meyve verdiğinde meyvesinden yiyiniz ve hasat günü de hakkını/ sadakasını veriniz, fakat israf etmeyiniz. Muhakkak ki O, israf edenleri sevmez.

Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tatları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı, birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin. İsraf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Asmalı ve asmasız üzüm bağlarını, tatları ve meyveleri birbirinden farklı hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları –hem birbirine benzer, hem de bambaşka renk, koku ve lezzette— yaratan O’dur.
Meyve verdikleri zamanmeyvelerinden yiyin fakat ürünlerinin toplanacağı hasat günü fakirlerin hakkını da verin; sakın meşrû olmayan yerlere harcama yaparak veya yoksulun hakkını çiğneyerek yâhut ihtiyaçtan fazlasını harcayarak ya da aşırı lükse kaçarak, bu nîmetleri israf etmeyin! Çünkü Allah, israf edenleri sevmez!

Yemesi çeşitli hurmayı ve ekini, birbirine benzeyen ve benzemeyen Zeytin’i ve Nar’ı bitirip yetiştiren de; çardaklı ve çardaksız bahçeleri inşa’ eden de O’dur.
Ürün verdikleri zaman ürünlerinden yiyin!
Hasat edildiği zaman hakkını verin!
(İsraf edip) Aşırı gitmeyin!
O, Aşırı Gidenler’i sevmez.

Çardaklı çardaksız bahçeler yapan, Her biri değişik tat ve lezzette ekin ve hurmaları yetiştiren, her cinsten zeytin ve nar çeşidini yaratan Allah'ın; ağaçları, meyveye oturunca yiyin, ayrıca, hasadının hakkını da verin. Döküp saçmayın. Çünkü Allah müsrifleri hiç sevmez

Onlar bilsin ki; çardaklı çardaksız üzüm bahçelerini, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, zeytinleri, narları, birbirine benzer benzemez biçimde yaratan Allah’tır. Allah yaratmıştır ki her birinin meyvesinden yiyin. Hasat günü insanların hakkını verin. Haksızlık yapıp insanlardan bazılarına yasaklayarak haddi aşmayın! Böyle yaparsanız helal olan şeyleri harama çevirerek israf etmiş olursunuz. İyi bilin ki haram yollardan insanların haklarını çalıp harcamanız büyük israftır. Rabbiniz helali harama çevirerek yaptığınız israfı yasaklamıştır. Helal yollardan elde ettiklerinizi bolca yiyin için. Sakın helal yoldan kazandıklarınızı haram yolda harcayarak israf etmeyin! O zaman size ateş dokunur!

Çardaklı ve çardaksız bahçeler, hurma(lar), ürünleri çeşitli ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin! [*] Toplandığı gün [*] de hakkını ([zekât]ını ve [sadaka]sını) verin [*] (fakat) israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez. [*]

Bu ayet En‘âm 6:99. ayetle birlikte okunmalıdır.,Bu ifade tarımsal ürünlerde, dolayısıyla zekat ve sadaka gibi ekonomik içerikli ibadetlerde “bir yıl”... Devamı..

Asmalı ve asmasız çeşit çeşit bahçeleri, hurmaları, meyveleri farklı ürünleri, birbirine benzer ve birbirinden farklı zeytinleri, narları, yaratan, hep Odur. İşte bunların her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de (Allah’ın) hakkı (olan zekâtı)nı verin.¹ Fakat asla israf etmeyin, çünkü O israf edenleri sevmez.

1 Burada bahsedilen hak; zekât, öşürdür. Bu hakkın verilmesi için mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi (havl’ül hevelan) şart değildir. Bu zekât yani öş... Devamı..

Zira O’dur [hem] ekilip biçilen ve [hem de] kendi başına yetişen bahçeleri, ¹²⁷ (var eden,) hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsuller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren: [hepsi] birbirine benzer ve hepsi birbirinden çok farklıdır! ¹²⁸ Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve [yoksullara] mahsulün toplandığı gün haklarını verin. Ve [Allah’ın nimetlerini] israf etmeyin: kuşkusuz O müsrifleri sevmez!

127 Bu, ma‘rûşât ve ğayru ma‘rûşât (lafzen, “çardaklı olan ve olmayanlar”) terimlerinin genel kabul gören açıklamasıdır. “Bahçeler”den söz edilmesi, b... Devamı..

Zira O’dur aynı topraktan çıktığı halde çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı birbirine benzeyen ve benzemeyen çeşitli hurma ve ekinleri, zeytin ve narları yaratan. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat zamanı geldiğinde fakire hakkını verin, fakat israf ederek savurganlık yapmayın. Çünkü O, aşırılık yapanları sevmez. 6/99, 7/31, 13/4, 17/26, 36/33

Ve O’dur insan eliyle yetiştirilen ve kendi başına yetişen bahçeleri[¹¹³¹] bağları, hurmagilleri, çeşit çeşit ürün veren tarlaları, biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı[¹¹³²] zeytingilleri ve narı var eden. Her biri ürün verdiğinde ürünlerinden yiyin ve hasat günü (yoksullara) haklarını verin; fakat israf etmeyin: Unutmayın ki O israfçıları sevmez.[¹¹³³]

[1131] Taberî’nin İbn Abbas’tan naklen aktardığına dayanarak. Lafzen “çardaklı ve çardaksız” anlamına gelen ma‘ruşâtin ve ğayra ma‘rûşâtin ibaresi, bi... Devamı..

Ve O, o zâttır ki, yeryüzüne döşenmiş ve döşenmemiş bostanları ve yenilmesi muhtelif hurmaları ve ekinleri ve birbirine benzer ve benzemez bir halde zeytin ve nar ağaçlarını yaratmıştır. Onlardan herbirinin meyvelendiği zaman meyvesinden yiyiniz, biçildiği gün de hakkını veriniz ve israfta bulunmayınız, şüphe yok ki, Allah Teâlâ müsrifleri sevmez.

Asmalı - asmasız bağ ve bahçeleri, mahsûlleri, çeşit çeşit hurma ve ekinleri, birbirine şekil ve renk yönünden benzer, tat bakımından benzemez tarzda yaratıp yetiştiren hep O'dur. Her biri mahsul verince ürününden yiyin, devşirildiği gün hakkını (öşürünü) da verin, israf etmeyin, çünkü O müsrifleri sevmez.

Bu âyet, öşrün bütün mahsulleri kapsadığına dair İmam Ebû Hanife’nin delillerindendir. Zekât âyetlerinin Medine’de indiğini düşünenler, buradaki hakkı... Devamı..

Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurma(ları), ekin(ler)i, zeytinleri, narları -birbirine benzer, benzemez biçimde- yaratan hep O'dur. Her biri meyva verdiği zaman meyvasından yeyin, hasat günü hakkını (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!

O Allâh'dır ki çardaklı ve çardaksız bostanlar, hurma bağçeleri, lezzeti muhtelif mezrû'ât, yaprakları birbirine benzer, meyveleri benzemez zeytun ve nar ağaçları yaratdı. Bunlar meyve virdikleri zamân yiyiniz. Toplandığı vakit de zekâtı viriniz ve isrâf itmeyiniz. Allâh müsrifleri sevmez.

Çardaklı, çardaksız bahçeleri, yemesi farklı hurmaları ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları var eden O’dur. Bunlar ürün verince ürünlerinden yiyin. Hasat gününde de O’nun hakkını[*] verin. Sakın saçıp savurmayın. O saçıp savuranları sevmez.

[*] Zekatı

Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı çeşitli hurma ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, müsrifleri sevmez.

Asmalı ve asmasız bağları, çeşitli tatlarda hurma ve ekinleri, zeytin ve nar ağaçlarını, kimi birbirine benzer, kimi benzemez şekilde yaratan Odur. Ürün verdiklerinde onların ürününden yiyin; hasat gününde de yoksulun hakkını verin.(23) Yalnız israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.

(23) Mekke döneminde, daha Müslümanların kendileri ihtiyaç içinde ve baskı altında iken yoksulları gözetme emrinin inmiş olması son derece dikkat çeki... Devamı..

Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde oluşturan O'dur. Her birinin meyvesinden, olgunlaştığı zaman yiyin ve hasat gününde onun hakkını da verin. İsraf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez.

daħı ol oldur kim yarattı bostanlar yire döşenmiş daħı ayaķ üstine durur ħurmā aġacı gibi daħı ħurma aġacını daħı ekin dürlü dürlü iken yimişi. anuñ daħı zeytūni daħı narı biribirine beñdeş daħı beñdeş degül. yiñ yimişinden ol vaķt kim yimiş eyledi daħı virüñ ḥaķķını biçmeġi güni daħı haddan geçürmeñ bayıķ Tañrı sevmez ḥaddan geçenleri.

Daḫı ol Tañrı Ta‘ālā yaratdı bostānları üzüm aġaçları‐y‐ıla ve üzümaġacınsuz, ḫurmā aġaçların daḫı yaratdı dürlü dürlü dadlar‐ıla, zeytūnıdaḫı yaratdı, enārı daḫı yaratdı biri birine beñzer, daḫı biri birine beñzemez. Yiñüz anlaruñ yemişlerinden, ḳaçan bitse. Daḫı virüñüz bahāsını biçmekgüninde. İsrāf eylemeñüz, Tañrı Ta‘ālā sevmez müsrifleri.

Yer üzünə sərilmiş və sərilməmiş bağ-bağatı (bostanları və bağları), dadları müxtəlif xurmanı və taxılı, bir-birinə həm bənzəyən, həm də bənzəməyən zeytunu və narı yaradan Odur. (Onların hər biri) bar verdiyi zaman barından yeyin, yığım günü haqqını (zəkatını, sədəqəsini) ödəyin, lakin israf etməyin. (Allah) israf edənləri sevməz!

He it is Who produceth gardens trellised and untrellised, and the date palm, and crops of divers flavour, and the olive and the pomegranate, like and unlike. Eat ye of the fruit thereof when it fruiteth, and pay the due thereof upon the harvest day, and be not prodigal. Lo! Allah loveth not the prodigals.

It is He Who produceth(964) gardens, with trellises and without, and dates, and tilth with produce of all kinds, and olives and pomegranates, similar (in kind) and different (in variety):(965) eat of their fruit in their season, but render the dues that are proper on the day that the harvest is gathered. But waste not(966) by excess: for Allah loveth not the wasters.

964 Ansha'a: see 6:98, n. 923. 965 A beautiful passage, with music to match the meaning. Cf. 6:99 and notes. 966 "Waste not, want not," says the Engli... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.