25 Ocak 2022 - 22 Cemaziye'l-Ahir 1443 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 128. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Veyevme yahşuruhum cemî’an yâ ma’şera-lcinni kadi-stekśertum mine-l-ins(i)(s) vekâle evliyâuhum mine-l-insi rabbenâ-stemte’a ba’dunâ biba’din vebelaġnâ ecelenâ-lleżî eccelte lenâ(c) kâle-nnâru meśvâkum ḣâlidîne fîhâ illâ mâ şâa(A)llâh(u)(k) inne rabbeke hakîmun ‘alîm(un)

O gün hepsini toplar da ey cin topluluğu, insanların birçoğunu baştan mı çıkardınız der. İnsanlardan, onlara dost olanlar, Rabbimiz derler, biz, birbirimizden faydalandık ve bize takdir ettiğin vakte de eriştik işte. Tanrı, ateştir yurdunuz der, orada Allah'ın dilediği hariç, ebedi olarak kalırsınız. Şüphe yok ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.

(Allah-u Teâlâ) Onların hepsini toplayıp haşredeceği gün: “Ey cinn (şeytanları) taifesi, insanlardan (din adamı, ilim erbabı, ilahiyatçı ve hizmet sevdalısı sanılanların bir)çoğunu ayartıp (kendinize yardımcı edindiniz) öyle mi?” diye (sorguya çekecektir). İnsanlardan şeytanları veli edinenler ise: “Ya Rabbi kimimiz kimimizden yararlandık (şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar olarak, yanlış ve haksız olduğunu bile bile birbirimizden dünyalık hesabına istifade etmeye çalıştık) ve nihayet tayin ve tespit ettiğin süreye ulaştık” diye (suçlarını itiraf edeceklerdir. Cenab-ı Hakk ise) buyuracak ki: "Allah’ın dilediği hariç olmak üzere, sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yeriniz ateştir." Şüphesiz Rabbin, Hüküm ve Hikmet sahibi olandır, (her şeyi hakkıyla) Bilendir.

Allah onların tümünü bir araya topladığı gün: “Ey cin ve insanlar topluluğu! Siz aldatmak için insanlarla çok uğraştınız” der. Onların insanlardan olan dostları ise: “Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna, kıyamet gününe ulaştık ve yolumuzun yanlış olduğunu görüyoruz” diyecekler. Allah da buyurur ki: “Allah'ın diledikleri, yani affettikleri hariç, içinde ebedi kalmak üzere kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin herşeyi yerli yerince yapandır ve herşeyi bilendir.”

Allah onların hepsini mahşerde topladığı gün cinlere:
“Ey cin topluluğu, siz insanlarla uğraşarak, çoklarını baştan çıkardınız" der. Onların, şeytanların insan cinsinden olan dostları ise:
“Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah da:
“Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan hal, daha ağır cezalar hariç, içinde ebedî kalacağınız, devamlı ikametgâhınız ateştir" buyurur. Rabbin hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kucaklar.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 36/60-62.

Onların hepsini biraraya getirdiği gün: "Ey cin topluluğu! Siz insanlardan birçoğunu aldatarak kendinize çektiniz" (der). Onların insanlardan olan dostları da: "Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık. Sonra bizim için belirlemiş olduğun ecelimize erdik" derler. "Allah'ın diledikleri dışında, sizin sonsuza kadar kalmak üzere yerleşeceğiniz yer cehennemdir." Şüphesiz Rabbin hakimdir, alimdir.

Onların tümünü toplayacağı gün: 'Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz' (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: 'Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık.' (Allah) Diyecek ki: 'Allah'ın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir.' Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Allah insan ve cinlerin hepsini bir araya topladığı günde, şeytanlara şöyle denilecek: “- Ey şeytanlar topluluğu! İnsanlardan bir çoğunu aldatarak kendinize bağladınız!...” Cinlerin (şeytanların) dostları olan insanlar da şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz, biz birbirimizden faydalandık ve bizim için takdir etmiş olduğun ecele (kıyamet gününe) kavuştuk.” Allah, onlara: “- Öyle ise, ateş yerinizdir. Allah'ın dilediği zamanlardan başka hepiniz ebedî olarak oradasınız.” diye buyuracaktır. Gerçekten Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

Allah hepsini mahşerde topladığı gün “Ey cin topluluğu, sizler insanların çoğunu kendinize çektiniz” (der.) İnsanlardan olan dostları da: “Ey Rabbimiz, biz, birbirimizden faydalandık ve bize tayin ettiğin ecelimize ulaştık” derler. Allah: “Artık yeriniz ve yurdunuz ateştir, Allah’ın dileği dışında, orada ebedî kalacaksınız” der. Şüphesiz senin Rabbin her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi en iyi bilendir.

Hepsini bir araya topladığı gün, “Ey cinler topluluğu! der. Siz insanlarla çok uğraştınız.” Onların insan dostları derler ki: “Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık.” Allah buyurur ki: “Durağınız ateştir. Allah'ın dileyip affetmesi hariç, orada sürekli kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir; bilendir.[122]

[122] Ma’şer kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 523-525.

Onların hepsini topladığı gün, Allah buyurur ki: «Ey cinler derneği, aldattınız insanlardan çoğunu», insanlar içersinden cinlerin dostu, diyecekler ki: «Ey Tanrımız, bizim bir takımımız, bir takımından faydalanmıştık, bize bıraktığın ecele eriştik», Tanrı buyurur ki: «Size durak ateştir, Allahın dilediği kimseden başkaları, orda sonsuz kalırlar»; senin Tanrın bilgedir, bilicidir de

İşte o (mahşer) günü (Allah), onların hepsini huzurunda toplayacak ve: “Ey cinler (görünmeyen) şeytani varlıklar! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” (diyecek). Onların insanlardan dostları da şöyle diyecekler: “Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık.” (Bunun üzerine) Allah da buyuracak ki: “Sizin durağınız cehennemdir. Allah aksini dilemedikçe orada kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Bu ayet, ispritizma ile uğraşanlara ışık tutabilir. Medyumlar zaman zaman ruhanilerle irtibat kurduklarını iddia ederler. Oysa onların irtibat kurduğu... Devamı..

Mahşer güninde hepsini ictimâ’ itdirdiği vakit Cenâb-ı Hak didi ki: "Ey Cinler! Siz insânlara olan nüfûzunuzı sû-i isti’mâl itdiniz." İnsanlar meyânındaki dostları cevâb virdiler: "Yâ rabbî biz biri birimize mütekâbilen yardım itdik şimdi bize ta’yîn itdiğin gün geldi." Allâh "Sizin mekânınız ateşdir orada ilelebed kalacaksınız meğer ki Allâh başka dürlü arzu itmiş olsun zîrâ hakîm ve ’alîmdir" buyurdı.

Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der, insanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, «Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız» der. Onların, insanlardan olan dostları ise: «Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

Hepsini sürüp topladığı gün: "Ey cinler topluluğu, siz çok sayıda insan harcadınız." Onların insanlardan olan dostları: "Rabbimiz, bize verdiğin sürenin sonuna erişinceye kadar birbirimizden hoşlandık," derler. "Yeriniz ateştir," der. ALLAH'ın dilemesi hariç, orada ebedi kalacaklardır. Rabbin Bilgedir, Bilendir.

(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık". Allah da:"Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah'ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

O hepsini toplayıp haşredeceği gün: ey Cin ma'şeri! Hakikaten şu İnse çok ettiniz!.. diye, bunların İnsten olan yardaklarını, ya rabbena, diyecekler: yekdiğerimizden istifâde ettik ve bizim için takdir buyurmuş olduğun ecele yettik, buyuracak ki: Ateş ikametgâhınız, Allahın dilediği zamanlardan başka hepiniz ondasınız, hakikat rabbin hakîmdir, habîrdir

Hepsini bir araya topladığı gün: “Ey cinn¹ topluluğu! İnsten¹ çoğaldınız!² Onların insten evliyası³ da “Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimizden yararlandık. Ve bizim için belirlediğin ecele ulaştık.” derler. Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız.” der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

1- “İns ve cinn”, Kur\an\da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, “insanlar ve cinler” şeklinde anlam verilmesi doğru... Devamı..

(Hatırlayın) o gün (ü) ki (Allah) onların hepsini (huzurunda) toplayacakdır. «Ey cin (şeytanlar) cemâati, (denilecek) insanlardan bir çoğunu (başdan çıkarıb) almak (kendinize maletmek) kaydına düşdünüz ha»! Onların dostları olan insanlar da şöyle diyecek: «Ey Rabbimiz, kimimiz kimimizden fâide gördük, bizim için takdir etdiğin va'deye erdik». Buyuracak ki: «Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, içinde ebedî kalıcı olduğunuz ateş karargâhınızdır sizin». Şübhesiz ki Rabbin tam hüküm ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.

Ve (Allah) o gün, onları hep berâber bir araya getirecektir. (Kendilerine:) “Ey cinler (tâifesinden olan şeytanlar) topluluğu! Şübhesiz ki (siz,) insanlardan (inkâr edenlerin sayısını) çoğaltmak istediniz!” (denilecek). Onların insanlardan olan dostları ise diyecek ki: “Rabbimiz! (Doğrusu biz) birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin ecelimize ulaştık!”
(O da) şöyle buyuracak: “Allah'ın dilediği müstesnâ, içinde ebediyen kalıcı kimseler olarak, varacağınız yer ateştir!”(2) Şübhesiz ki Rabbin, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm(herşeyi hakkıyla bilen)dir.

(2)Burada geçen “müstesnâ” kelimesinden maksad, ya hesab verme zamânıdır ki, ehl-i Cehennem henüz ateşe girmemişlerdir. Veya zaman zaman ateşten çıkar... Devamı..

Allah onları toplu bir halde dirilttiği gün “Ey karanlık düşünceler topluluğu! İnsanlardan yanınıza çektiklerinizle (yeryüzünde) çoğunluklar haline geldiniz. Kötü düşünenlerin yardımcılarından bilinenler “Rabbimiz sen bize tanıdığın zamana kadar, biz birbirimizden faydalandık (işbirliği yaptık). Allah “Allah dilemedikçe, ateş, sizin sürekli kalacağınız yerdir” dedi. Senin Rabbin her şeye, bildiğine göre hüküm verendir.

O gün hepsini derleyip buyuracağız: "Ey cin sürüsü! İnsanların çoğunu elde ettiniz. "İnsanlar arasındaki gözeticileri de diyecekler: "Ey bizim çalabımız! Biz biribirimizden yararlandık. Bizim için biçtiğin sürenin sonuna erdik." Allah buyuracak: "sizin yeriniz ateştir. Hep orada kalacaksınız. Yalnız Allah’ın diledikleri değil." Çünkü senin çalabın doğruyu bildiricidir, bilicidir.

Onların hepsini topladığı gün, «— Ey cin ve şeytan cemaati! İnsanlardan ittibaınızı çoğaltınız» denir, İnsandan olan dostları da «— Ey Rabbimiz! Biz birbirimizle menfaatlendik [⁵]. Şimdi bizim için mukarrer kıldığın vâdemize eriştik» [⁶] derler. Allah der ki «— Ateş, sizin yurdunuzdur, orada daim kalın, Allah/ın dilediği başka [⁷], çünkü Rabbin hakimdir, hakkıyle âlimdir.

[5] Tâbi ile metbu birbirinden menfaat gördü.[6] Dirildik; hesap günü geldi.[7] Dilediği vakit veya kimse bundan hariçtir.

Allah hepsini toplayacağı gün, “Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız” der. İnsanlardan onlara dost olanlar, “Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık” derler. (Allah) Der ki: “Allah'ın dilemesi dışında ateş, sizin içinde ebedi kalacağınız konaklama yerinizdir.” Şüphesiz Rabbin, hikmet sahibi olandır, bilendir.

Allah, insanların tümünü huzurunda hesaba çekmek üzere topladığında, cin şeytanlarına seslenecek:
“Ey cinler topluluğu, siz insanların çoğunu yoldan çıkardınız!” Bu cinlerin, insanlar arasındaki yardakçıları suçlarını itiraf ederek, “Ey Rabb’imiz!” diyecekler, “Bizler, şeytanlarla karşılıklı yardımlaşarak birbirimizden faydalandık. Böylece, zulüm ve haksızlıklarla dolu bir hayat sürdük ve sonunda, bizim için belirlediğin yaşam süremizin sonuna geldik. Fakat şimdi, ne büyük bir suç işlediğimizi anlıyoruz!
Bunun üzerine Allah, “Son pişmanlık size fayda vermeyecek! Bu yüzden varacağınız yer, cehennem olacaktır. Allah kurtuluşunuzu dilemedikçe, sonsuza dek orada kalacaksınız!” diyerek en âdil hükmü verecektir. Hiç kuşkusuz Rabb’in, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.

Topluca onları bir araya getireceği / toplayacağı gün:
-“Ey Cinn Topluluğu! İnsanlar’dan çok çektiniz” (dedi).
Onların, İnsanlar’dan veliyyleri de:
-“Rabbimiz! Birbirimizden yararlandık. Bizim için belirlediğin ecelimize ulaştık” dediler.
-“Ateş sizin sürekli kalacak yerinizdir; Allah’ın diledikleri başka!” dedi.
Senin rabbin, alîm hakîmdir.

Allah, o gün herkesi huzurunda toplayacak ve " Ey cinler sülalesi! diyecek. İnsanların üzerine biraz fazla gittiniz. " Fakat cin dostu bazı insanlar: " Ya Rab! birbirimizi kullandık kullanacağız derken bize biçtiğin ömür çabucak gelip geçiverdi " demeye kalmadan cevap verilir: " Sizin yeriniz ateştir. Hem de sonsuza kadar. Allah aksini isterse ne âlâ. " Çünkü her şeye bilgi ile hakim olan Allah'tır.

Dünyada inkâr edip kötülük işleyenleri, onları kandıran şeytanları, Rabbin hesap günü toplayarak, "Ey şeytanlar topluluğu! Ey insanlara kendilerini tanıtmayan yabancılar topluluğu! İnsanların arkalarından önlerinden gelerek çok uğraştınız. İnsanları kandırdınız. Onları inkâra sürükleyerek kötülük işlediniz." der. Bunun üzerine şeytanlara uyup kötülük işleyenler; "Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık. Onlar bizi kandırmak için uğraştı. Zaten bizde onların dediklerini istiyorduk. O nedenle sadece şeytanlar suçlu değil, bizler de suçluyuz. Bizler içimizdeki kötülükten dolayı onlara uymaya hazırdık. Biz de şeytanlaşarak şeytanların dostları olduk. Dünya hayatında inkârcılar olarak yaşadık. Her türlü kötülüğü işleyerek dünya hayatını tamamladık!" diyerek yaptıklarını itiraf ederler. Zaten onlar itiraf etmeseler de Rabbin onların dünyada ne yaptığı ne yapmadığını çok iyi bilmektedir. Onların bu sözleri üzerine buyurduk ki; "Durağınız ateştir. Allah’ın affetmeyi dilemesi hariç! Ateşte ebedi kalacaksınız." Şüphesiz Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

(Allah) onların hepsini bir araya toplayacağı gün, “Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz, insanlarla çok uğraştınız!” (diyecektir). İnsanlardan olan dostları ise “Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık.” diyecekler. (Allah da şöyle) diyecektir: “Allah’ın dilediği hariç, ateş, içinde [ebedî] kalacağınız yerdir. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir.”

(Allah) onların hepsini topladığı (mahşer) günü (cinlere): “Ey cin topluluğu! İnsanlardan çok faydalandınız.” deyince, cinlerin insanlardan olan dostları: “Ey Rabbimiz! Hayır, biz birbirimizden faydalandık. En sonunda da bize verdiğin mühletin sonuna vardık.” diyecekler. Allah da: “Artık sizin sonsuz ikametgâhınız, cehennemdir. Siz, Rabbinizin dilemesi dışında¹ orada ebedî olarak kalacaksınız.” diyecek. Şüphesiz Rabbin, hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyi bilendir.

1 Yani eğer; Rabbin dilerse cehennemde ebedî kalmayanlar veya daha başka şekilde azap edilecek olanlar bulunabilir. Aslında kâfirler cehennemde ebedî ... Devamı..

ALLAH, onları[n tümünü] bir araya topladığı o Gün, “Ey görünmez [şeytanî] varlıklar ile yakınlık içinde olanlar! Siz [diğer] birçok insanı tuzağa düşürdünüz!” [diyecektir]. ¹¹² Onlara yakın olan ¹¹³ insanlar [ise,] “Ey Rabbimiz! Biz [hayatta] birbirimizin arkadaşlığından yararlandık; ama [artık] süremizin sonuna geldik -Senin bizim için tayin ettiğin sürenin- [ve artık yolumuzun yanlışlığını görüyoruz!]” diyecekler. [Ama] O, “Sizin kalıcı-yurdunuz ateş olacak, Allah aksini dilemedikçe!” ¹¹⁴ diyecektir. Şüphe yok ki Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

112 Müfessirlerin büyük kısmına göre, burada işaret edilen görünmez varlıklar (cinn), bu surenin 112. ayetinde sözü edilen, onlar arasındaki “şeytanî ... Devamı..

O gün O, onların hepsini bir araya toplayacak ve onlara diyecek ki: “Ey görünmez cin şeytanlar topluluğu, siz insanların çoğunu yoldan çıkarmak için her şeyi kullandınız.” Bunun üzerine onların yandaşları olan insanlar da: “Rabbimiz, biz birbirimizden istifade ettik/iş birliği yaptık ve nihayet bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik.” derler. Allah da buyurur: “Allah, sizin oradan çıkmanızı dilemedikçe, içinde yerleşip kalacağınız yer ateştir. Zira senin Rabbin, her şeyi yerli yerince yapan ve her şeyi bilendir.” 26/92...103, 34/20-21, 36/60...67, 23/106-107

Yine O, onların tümünü bir araya topladığı o gün, “Ey görünmez (şerli) varlıklar! Siz insanlardan birçoğuna epey çektirdiniz!” (diyecek). Onları veli edinen insanlarsa; “Rabbimiz! Biz birbirimizden epey yararlandık, nihayet senin bizim için tayin ettiğin sürenin sonuna geldik!” diyecekler. (Ve) O, “Ateş sizin içinde yerleşip kalacağınız ikametgâhınız olacaktır; tabii ki Allah aksini dilemedikçe”[1121] diyecektir. Kuşkusuz Rabbin her hükmünde tam isabet eder, her şeyin hakikatini bilir.

[1121] Cehennemliklere ilişkin bu istisna cümlesinin bir benzeri Hûd sûresinin 108. âyetinde cennetlikler söz konusu olduğunda da kullanılır. Âyetin ü... Devamı..

Ve o gün ki, (Allah Teâlâ) onların hepsini haşr-edecektir. «Ey cin tâifesi! İnsanlardan birçok kimseler edindiniz (diye buyuracak).» Onların insanlardan dostları olanlar da: «Rabbimiz! Bizim bazımız bazımızdan faidelendik ve bizim için tayin ettiğin ecelimize erdik,» diyecekler. Cenâb-ı Hak da buyuracak ki: «Ateş sizin karargâhınızdır, orada ebedîyen kalacaksınız, ancak Allah Teâlâ'nın dilediği müstesna.» Şüphe yok ki, senin Rabbin hakîmdir, alîmdir.

Gün gelecek, Allah onların hepsini huzurunda toplayıp: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu yoldan çıkardınız ha! ” diyecek. İnsanlardan onlara uymuş olanlar diyecekler ki: “Ey Ulu Rabbimiz! Kimimiz kimimizden faydalandık ve bize tayin ettiğin müddetin sonuna ulaştık. ”O buyuracak ki: “Meskeniniz ateştir. Allah'ın diledikleri hariç, hepiniz içinde ebedî kalmak üzere oradasınız. ” Gerçekten Rabbin hakîmdir, alîmdir (tam hüküm ve hikmet sahibidir ve O her şeyi hakkıyla bilir). [36, 60-62]

Allah, ilm-i ezelîsinde, imana gireceklerini bildiği ve nüzul vaktine göre ileride Müslüman olacak olanları istisna etmektedir. Bir de şöyle diyenler ... Devamı..

Hepsini bir araya toplayacağı gün: "Ey cin(şeytan)lar topluluğu, (der), siz insanlarla çok uğraştınız." Onların, insan dostları derler ki: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." (Allah da) buyurur ki "Durağınız ateştir. Allah'ın, dile(yip affet)mesi hariç, orada ebedi kalacaksınız." Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

O günde (kıyâmet gününde) Allâh cümlesini (insânları ve cinleri) haşr idüb toplar ve "Ey Cinler! İnsânlardan çoğunı aldınız (kendinize tâbi' kıldınız)" buyurur. İnsânlardan şeytânların dostı olanlar: "Yâ Rabbî! Biz birbirimizden fâide gördük ve bize takdîr iylediğin vakte de (ba's ve haşre) irişdik" dirler. Allâh Te'âlâ: "Yeriniz cehennemdir. Allâh'ın oradan çıkmasını murâd iylediklerinden başkanız orada dâimî kalırsınız. Rabbiniz muktezâ-yı hikmeti icrâ ider ve her şeyi bilir" buyurır.

Herkesi toplayacağı gün Allah şöyle diyecektir: “Ey cinler! Bir çok insanı ele geçirdiniz.” Onların insan dostları diyecekler ki "Rabbimiz! Birbirimizden yararlandık. Nihayet bize biçtiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah şöyle diyecek: “Yeriniz, içinde ölmeyeceğiniz ateştir. Koyduğum kurala uymuş olanlarınız başka![*]” Senin Sahibin doğru karar verir, her şeyi bilir.

[*] Bkz. Nisa 4/48 ve dipnotu. Allah, şirkin dışındaki günahları affedebileceğini bildirdiği için müşrik olmadığı halde ebedi cehennem cezasını hak ed... Devamı..

Allah, hepsini toplayacağı gün: -Ey cin topluluğu, insanların çoğunu yoldan çıkardınız, der. Onların dostları olan insanlar ise: -Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin sonuca ulaştık, derler. -Cehennem, Allah'ın dilemesi dışında, sizin ebedi kalacağınız mekanınızdır” der. Şüphesiz Rabbin hakimdir, bilendir.

İnsanların ve cinlerin hepsini huzurunda topladığı gün Allah “Ey cinler topluluğu, siz insanlardan pek çok kimseyi baştan çıkardınız” buyurur. Onların insanlar arasındaki dostları “Rabbimiz,” derler. “Biz birbirimizden yararlanarak Senin bize takdir ettiğin ecelimize eriştik.” Allah buyurur ki: Sizin yeriniz ateştir. Allah'ın diledikleri müstesna, hepiniz orada sürekli kalacaksınız. Muhakkak ki senin Rabbin her işi hikmetle yapan, herşeyi hakkıyla bilendir.

Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan dostları şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Allah'ın dilediği zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.

daħı ol gün kim direvüz anları dükelin “iy perį bölügi ya'nį şeyŧānlar! bayıķ çoķ eyledüñüz ādemįlerden ya'nį azdurmaġ-ıla. daħı eyitti dostları anlaruñ ya'nį şeyŧānlaruñ ādemįlerden “iy çalabuñuz gönendi bir nicemüz bir nicemüz-ile ya'nį şeyŧānlar ādemįlerüñ göñülleri dilegin virdügi daħı adamlar anlaruñ sözin dulup muŧį' olduġı daħı irdük müddetümüze ol kim müddet eyledüñ idi bizüm içün.” eyitti Tañrı “od ŧuracaġuñuz yirdür ebed ķalıcılarken anuñ içinde illā ol kim diledi Tañrı.” bayıķ çalabuñuz dürüst işlüdür bilicidür.

Ol gün ki anları bir yire dirürevüz barçasını ve eydevüz cinnīlere: İy cinlerbölügi, çoḳ kişiler azdurduñuz ādemīlerden. Daḫı eyide şeyṭānlar dostları ādemīlerden: İy bizi yaradan Allāh, ḫoş geçdük biri birümüzle dünyāda, daḫıyitişdük ol ecele ki bize ‘ömr eylemiş‐idüñ mühlet virmiş‐idüñ.Tañrı Ta‘ālā eyide: Cehennem odı sizüñ menzilüñüzdür diye, ebedī ḳalursızanda. Līkin Tañrı Ta‘ālā diledügi kimse[yi] çıḳarur raḥmetle. Taḥḳīḳ Çala‐buñ senüñ ḥikmetler issidür, bilicidür.

(Allah insanları və cinləri) toplayacağı gün (qiyamət günü) belə buyuracaq: “Ey cin tayfası, artıq insanların bir çoxunu yoldan çıxartdınız”. Onların (cinlərin) insanlardan olan dostları deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Biz bir-birimizdən bəhrələndik (şeytanlar bir sıra batil şeyləri insanlara gözəl göstərdikləri üçün insanlar onlardan faydalandıqlarını zənn edərlər. Cinlər, şeytanlar isə insanları özlərinə tabe edə bildikləri üçün onlardan öz qərəzli məqsədləri naminə istifadə edərlər) və bizim üçün müəyyən etdiyin əcəlimiz gəlib çatdı!” (Allah) buyuracaq: “Sizin düşəcəyiniz yer atəşdir. Allahın istədiyi (vaxt və ya sonradan islamı qəbul edib nicat tapan kimsələr) istisna olmaqla, siz orada həmişəlik qalacaqsınız!” Şübhəsiz ki, Rəbbin hikmət, elm sahibidir!

In the day when He will gather them together (He will say): O ye assembly of the jinn! Many of humankind did ye seduce. And their adherents among humankind will say: Our Lord! We enjoyed one another, but now we have arrived at the appointed term which Thou appointedst for us. He will say: Fire is your home. Abide therein for ever, save him whom Allah willeth (to deliver). Lo! thy Lord is Wise, Aware.

One day will He gather them all together, (and say): "O ye assembly of Jinns!(949) Much (toll) did ye take of men." Their friends amongst men will say: "Our Lord! we made profit(950) from each other: but (alas!) we reached our term - which thou didst appoint for us." He will say: "The Fire be your dwelling-place: you will dwell therein for ever, except as Allah willeth."(951) for thy Lord is full of wisdom and knowledge.

949 Jinns are spirits-here evil spirits. See 6:100, n. 929. 950 It is common experience that the forces of evil make an alliance with each other, and ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.