3 Mart 2024 - 22 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kâf Suresi 22. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lekad kunte fî ġafletin min hâżâ fekeşefnâ ‘anke ġitâeke febesaruke-lyevme hadîd(un)

Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.

(Kendilerine) "Andolsun, sen bundan (hesaptan ve mizandan) gaflet içindeydin; işte Biz de şimdi, senin üzerindeki (gaflet) perdesini kaldırıp (gözlerini) açtık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." (Böylece hem inkâr ettiğiniz ahireti bilin, hem de kendi hayat filminizi seyredin, denilecektir.) 

Allah buyuracak: “Gerçekten sen, bu günün geleceğini ummazdın. Artık bugün senden perdeyi kaldırıverdik, o nedenle bugün, gözün oldukça keskindir.”

“Böyle bir günü tasavvur edemiyordun, gaflet içindeydin. İşte biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün, aklın, dünyada inkâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar keskindir.”

"Andolsun sen bundan habersizdin. Şimdi (gözündeki) perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün pek keskindir."

'Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir.'

(Allah ona buyurur ki, ey insanoğlu! Dünyada iken) bugünden gaflette idin. Şimdi senden (gaflet) perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir, (gerçeği görüyorsun).

Andolsun! Sen bundan habersiz idin.. Biz, senin önündeki perdeyi kaldırdık. İşte gözün, bugün keskindir.

“Andolsun, sen bunu görmezden gelmiştin. Derhal senin perdeni kaldıracağız. Bugün senin gözün çok keskindir” denecektir.

Sen bunu anlamazdın, aldık örtünü önünden, bugün gözün keskinleşti

(Ona) “Andolsun ki sen bu hesap gününü umursamıyordun. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün pek keskindir” (denir).

"Sen bu günden gâfil olarak yaşıyor idin. Biz gözlerini bürümüş olan perdeyi yırtdık. Bu gün gözün keskindir, göriyor" dinilecekdir.

Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.

(Ona) “Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir” (denir.)

(Ona şöyle seslenilir:) “Sen bu konuda tam bir gaflet içindeydin, artık gözünden perdeni kaldırdık, şimdi gözün keskindir.”

Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).

Sen tümüyle bundan gafildin. Şimdi biz örtünü kaldırdık; bugün gözün çelik gibi keskindir.

(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir." der.

Celâlim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin: şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,

(Allah, yeniden diriltilmeyi inkâr eden kâfire şöyle buyurur: “Ey insanoğlu! Dünyada iken) bugünden gaflette idin. (Israrla yeniden diriltilmeyi inkâr ediyordun.) Şimdi senden perdeni açtık, (şu anda muşâhede ettiğin şeylerle senin gafletini yok ettik) artık bugün gözün (dünyada inkâr ettiklerini görecek, kavrayacak kadar) keskindir.

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

Andolsun ki sen (dünyâda) bundan gafletde idin. İşte senden perdeni kaldırıb açdık. Bugün gözün (ne kadar) keskindir!

(Ona şöyle denilir:) “And olsun ki, (sen) bundan gaflette idin; şimdi senden perdeni(kaldırıp) açtık; bu gün artık gözün keskindir!”

(Şahit ve rehber) Sen bundan önce, bu günü görmezden gelerek geçirdin. Şimdi senin gözlerinden örtüyü kaldırdık. Artık bundan sonra gözün (sana gösterilen her şeyi görecek kadar) çok keskin.

Ant olsun ki sen bunun böyle olacağından bilgisizdin. Şimdi Biz senin gözündeki o perdeyi kaldırdık. Artık bugün gözlerin keskin görüyor.

* Herkese «— Sen dünyadayken bundan gafildin, şimdi gözünden perdeyi kaldırdık, artık bugün gözünden keskindir [³]» denir.

[3] Yâni her şeyi görebilirsin. Bu zamanda inkâr ede bilecek misin?

Ona (denir ki): “Andolsun ki sen bundan gâfil idin¹⁴. Şimdi senden perdeyi [ğıtâeke] kaldırdık. Artık bugün gözün keskindir [hadîd].”¹⁵

14 Krş. Meryem, 19/39; Enbiyâ, 21/1, 97 15 Krş. Kehf, 18/53; Meryem, 19/38

“Şüphesiz sen bundan bir gaflet içindeydin; işte biz de senin üzerindeki örtüyü açıp kaldırdık. Artık bugün görüş gücün oldukça keskindir.”

O zaman Allah, zalimlere şöyle buyuracak: Ey insan! Sen bunlardan gaflet içindeydin. Hayatın boyunca, seni bekleyen bu akıbete karşı hep ilgisiz, umursamaz davrandın ve uyarılardan yüz çevirdin. Fakat şimdi,gerçekleri görmene engel olan perdeni gözlerinden kaldırdık; bugün artık bakışların keskindir. Dünyadayken aklınla, imanınla görmen gereken cennet, cehennem, mahşer gibi hakikatleri, şimdi bizzat gözlerinle göreceksin.

And olsun, sen bundan gaflet içindeydin! Senden perdeni kaldırdık. Bugün görmen keskindir.

Bir ses: vaktiyle gerçekleri görmedin. Şimdi ise gözünden perdeyi çektik. Artık bugün gözlerin keskin derken,

Sen bugünü yalanlıyordun! Hesap gününün gelmeyeceğinden söz ediyordun! Yeryüzünde yaşarken bugünü elbette göremezdin! Çünkü geleceği göremeyecek şekilde yaratıldın! Sana yeryüzünde verdiğimiz gözler geleceği göremezdi. Üstelik sen geleceği bilemezdin. Ama insana gelecekte olacakların hepsini açıkladık. Gördüğün bildiğin şeylerden örnekler verdik. Sen kibrinden şımarıklığından dolayı hepsini inkâr ettin! Artık bugün senin için gelecek değil gerçeğindir. Gözlerinle görüyor, inkâr edemiyorsun! Sen gözlerini kapatsan da, görmek istemesen de, gerçeğinin dışına çıkamazsın! Bugün bütün olacakları sadece gözlerinle değil bütün benliğinle yaşayacaksın!

(Sorgulanan kişiye) “Şüphesiz ki sen bundan gafletteydin; (kıyamet günü) biz senin gaflet perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir!” (denecektir).

(O gün her bir kâfire): “Sen bu günü hiç umursamıyordun. İşte Biz de senin (gözündeki) perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün, oldukça keskindir.” denilir.

[ve ona,] “Sen,” [denilecek,] “bu [Hesap Günü]nü umursamıyordun, ama şimdi Biz senin (gözündeki) perdeni kaldırdık, bakışın bugün artık daha keskindir!”

Ona: -Sen, bu güne karşı gaflet içindeydin, senin perdeni kaldırdık artık bugün her şeyi bütün çıplaklığıyla görüyorsun. 17/13-14, 18/49

“Doğrusu sen” (denilir), “buna karşı gaflet içindeydin; işte, artık senin perdeni[⁴⁶⁷⁹] önünden kaldırdık: şimdi gözün daha bir keskindir.”[⁴⁶⁸⁰]

[4679] Yani: vicdanının ve sağduyunun üzerine örttüğün küfür perdesini; seni kör, sağır ve dilsiz eden perdeyi... [4680] Bu dünya hakikatin yansıdı... Devamı..

"Andolsun ki sen bundan (ceza gününden, dünyada) gaflette idin, şimdi o gaflet perdesini üzerinden kaldırdık, bu gün artık görüşün bak ne kadar keskindir" diye nida olunur.

"Sen bundan (bu gününden) gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir. )

Muhakkak ki, sen bundan bir gaflet içinde idin, imdi senden perdeni kaldırıp açtık, artık bugün senin gözün keskindir, nâfizdir.

Allah ona buyurur: “Sen bundan gaflet içindeydin. İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir! ” [19, 38; 32, 12]

(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin. Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).

Ve onlara: "Muhakkak sen bundan gafletde idin. Senden perdeyi kaldırdık ve bugün gözlerin keskin oldı" denilür.

(Ona denir ki:) “Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir.”

-Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

Doğrusu sen bunu umursamıyordun. Ama üzerinden perdeyi kaldırdık; bugün gözün pek keskindir.

Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.

bayıķ olduñ-ıdı ġaflatda bundan giderdük senden örtüñi pes gözüñ bugün tįzdür.

Sen dünyāda iken ġafletde idiñ. Şimdi seniñ gözüñden perde‐i ġafleti ḳaldırdıḳ.Bu gün seniñ gözüñ keskin oldı. Cümle vuḳū‘atı görür, bilirsiñ.

(Ona belə deyiləcəkdir: ) “Sən (dünyada) bundan (bu müdhiş günə uğrayacağından) qafil idin. Artıq bu gün gözündən pərdəni götürdük. Sən bu gün sərrast görürsən!”

(And unto the evil doer it is said): Thou wast in heedlessness of this. Now We have removed from thee thy covering, and piercing is thy sight this day.

(It will be said:) "Thou wast heedless of this; now have We removed thy veil, and sharp is thy sight(4958) this Day!"

4958 The clearness of vision will now be even greater: see n. 4955 above.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.