18 Haziran 2021 - 8 Zi'l-ka'de 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Fetih Suresi 8. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İnnâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiran ve neżîrâ(n)

(Ey Resulüm!) Kesinlikle Biz Seni, (bir) şahit, müjdeleyici ve inzar (ikaz ve irşad) edici olarak göndermişizdir...

Şüphe yok ki biz seni tanık ve müjdeci ve korkutucu olarak göndermişizdir.

Gerçek şu ki, ey Muhammed! Biz seni Allah'ın birliğinin bir şahidi, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Biz seni peygamberlik göreviyle, Kurân'ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, doğruları konuşan bir şâhit, rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik.

Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Gerçekten biz, seni, (ümmetine) şahid, (cennetle) müjdeleyici, (cehennemle) korkutucu bir peygamber olarak gönderdik;

(Onların bir mazereti de olamaz. Çünkü) Biz seni (insanlar için) şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Biz seni şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Bizler seni, hem tanık, hem müjdeci, hem de kocunduran olmak üzere göndermişizdir

Gerçek şu ki, biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit, (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.*

Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve O'nu sabah akşam tesbih edesiniz.

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Elhak biz seni hem bir şâhid gönderdik hem bir mübeşşir hem bir nezîr

Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Hakîkat biz, seni bir şâhid, bir müjdeleyici, bir korkutucu olarak gönderdik,

Şübhesiz ki biz seni, bir şâhid, bir müjdeleyici ve (aynı zamanda) bir korkutucu olarak gönderdik.

Biz seni yalnızca bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik ki.

Biz, seni ümmetine şehadet edici; itaata karşı müjde verici, masiyete karşı azap ile korkutucu gönderdik,

Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ey şanlı Elçi! Doğrusu Biz seni, hakîkate tanıklık eden bir şâhit, erdemlilere sonsuz mutluluğu muştulayan bir müjdeci ve zâlimleri bekleyen azâbı haber veren bir uyarıcı olarak gönderdik.

Biz, seni bir uyarıcı, müjdeleyici ve şahid olarak gönderdik.

8,9. Allah’a ve Elçisine iman edesiniz, O’na (Allah’a) saygı gösteresiniz, O’nu yüceltesiniz ve sabah akşam O’nu [tesbih] edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.**

(Ey Muhammed!) Biz, seni sadece bir şâhit,1 müjdeci ve uyarıcı olarak, gönderdik (ki;)*

GERÇEK ŞU Kİ [ey Muhammed,] Biz seni [hakikatin] bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik

– Hiç şüphe yok ki biz seni bir şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik. 33/45.48, 34/28

(EY RASUL!) Elbet Biz seni bir şahit,[4595] bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.*

Şüphe yok ki, Biz seni bir şahit ve bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.

Muhakkak ki: Biz, seni bir şahit, bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki

Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik.

-Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Şu bir gerçek ki, biz seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

bayıķ biz viribidük seni ŧanuġ iken daħı muştılayıcı iken daħı ķorķıdıcı iken.

Biz seni gönderdük yā Muḥammed ṭanuḳ olmaġ‐ıçun ümmetler üstine, daḫı muştılamaġ‐ıçun, ḳorḳutmaġ‐ıçun.

(Ya Rəsulum!) Həqiqətən, Biz səni (bəşər övladına) bir şahid, bir müjdəçi və (Allahın əzablı ilə) qorxudan bir peyğəmbər olaraq göndərdik.

Lo! We have sent thee (O Muhammad) as a witness and a bearer of good tidings and a warner,

We have truly sent thee(4876) as a witness, as a bringer of Glad Tidings, and as a Warner:*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.