27 Ekim 2021 - 21 Rebiü'l-Evvel 1443 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Duhân Suresi 50. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

İnne hâżâ mâ kuntum bihi temterûn(e)

Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz.

"Gerçekten bu (hesap ve azap), sizin kuşkuya kapıldığınız (olacağını pek hesaba katmadığınız) şeydir."

İşte sizin şüphe edip durduğunuz gerçekten de bu idi.

İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur.*

"İşte bu hakkında şüpheye düştüğünüz şeydir.

'Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.'

İşte bu azab, sizin (dünyada) şübhe edip durduğunuz şeydir.

İşte hakkında şüphe ettiğiniz azap budur!” (denilir.)

İşte şüphe ettiğiniz azap budur.

İşte şüphe ettiğiniz şey budur

İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”

49,50. Zebânîler de ânlara: "Sen ki kavminin ’azîz ve kerîmi idin ’azâbını çek, işte sizin inanmadığınız ’azâb" diyecekler.

47,48,49,50. "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

“İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!”

47, 48, 49, 50. (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.

"Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir."

İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur."

İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu

Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

«Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücâdele edib durduğunuz şeydir».

“Şübhesiz bu (azab), hakkında şübhe edip durduğunuz şeydir!”

İşte bu, sizin dünyada iken şüphe ile inkâr ettiğiniz azap.

İşte bu, senin varlığından işkillenmiş olduğun azaptır."

İşte bu, dünyadayken şüphelendiğiniz azaptır.

“Gerçekten bu (ateş), sizin kuşkuya kapılmakta olduğunuz şeydir.”

“İşte, vaktiyle tartışma konusu yaptığınız cehennem budur!”

Bu, şüphe ediyor olduğunuz şeydir.

İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.” (denecektir). [*]*

“İşte sizin inkâr edip durduğunuz (azap) budur.” (der.)

İşte siz [hakikat inkarcı]larının sorguladığı şey 28 budur!”

İşte bu, sizin ta baştan beri bir türlü inanmadığınız azabın ta kendisi. 22/5-55

İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri ‘acaba’ dediğiniz şeyin ta kendisidir.”

«Şüphe yok ki, işte bu, kendisinde şekk eder olduğunuz şeydir.»

47, 48, 49, 50. Allah Zebanîlere: “Tutun onu da, buyurur, cehennemin ta ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstünden kaynar su dökün! ”ve deyin ki: “Tat bakalım! Hani üstündün, kudretliydin, asildin! ”İşte hakkında şüphe ve mücadele ettiğiniz o gerçek budur. [52, 13-15]

İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"

İşte bu ceza, dünyadayken bir türlü inanamadığınız şeydir.”

İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

İşte şüpheyle karşıladığınız şey buydu.

"İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."

[265b] “bayıķ uşbu oldur kim oldunuz aña gümān eylersiz.”

Taḥḳīḳ uşbudur siz gümān itdügüñüz nesne.

Bu, (dünyada ikən) şəkk etdiyiniz (əzabdır)!

Lo! this is that whereof ye used to doubt.

"Truly this is what ye used to doubt!"(4724)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.