6 Ekim 2026 - 22 Rebiü'l-Ahir 1448 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Duhân Suresi 12. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Erdoğdu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Rabbenâ-kşif ‘annâ-l’ażâbe innâ mu/minûn(e)

Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz.

(Zalimler ve işbirlikçiler bunu görünce, panik ve çaresizlik içinde) "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz" (şeklinde yalvarmaya ve teslim olmaya başlayacaklardır).

İşte o zaman insanlar; Ey Rabbimiz! bizden azabı kaldır artık, biz inanıyoruz derler.

O gün insanlar felâketi görünce:
“Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.” derler.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/27; 14/44.

"Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz."

'Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.'

(Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”

“Ey Rabbimiz! Bizden azabı gider, biz gerçekten inandık.” (derler.)

İnsanlar, “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz” derler.

«Ey Tanrımız! Kaldır bizden azabı, bizler inananlarız!»

İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.

"Ya rabbî bu ’azâbı bizden ref’ it, biz mü’miniz" diyecekler.

İnsanlar: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.

İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.

“Rabbimiz, üzerimizden azabı kaldır, bizler artık inanmaktayız” (diyecekler).

(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).  

 Bu duman hakkında başlıca iki farklı yorum yapılmıştır: 1. Duman, kıtlık ve kuraklıktır. Nitekim Arabistan’da büyük bir kıtlık olmuş, kaldırılması iç... Devamı..

O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.

Rabbenâ! bizden bu azâbı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler

(İşte o zaman kâfirler şöyle feryat ederler:) “Rabbimiz! Bizden (bu) azabı gider, şüphesiz (artık) biz îmân edenleriz!”

“Rabb’imiz! Azâbı bizden kaldır. Kuşkusuz biz Îmân Edenleriz.”

«Ey Rabbimiz, bizden bu azâbı açıb kaldır. Çünkü biz îman edeceğiz».

“Rabbimiz! Bizden azabı kaldır, artık biz inananlarız.”

(O zaman insanlar:) “Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz” (derler).

10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). * .*

(*) Demek ki o zaman yüce Allah gök cisimlerinin dünyaya veya birbirine çarpmalarına engel olmayacaktır. Bu durumda gökyüzünden gelecek böyle büyük bi... Devamı..

İnsanlar “Ey Rabbimiz azabı bizden kaldır, biz inananlardanız” derler.

"Ey çalabımız! Bu azabı üzerimizden kaldır. Çünkü biz inannanlarız."

Birbirlerine diyecekler ki: «— İşte acıklı bir azap. Ey Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır. Bizler mü/min olacağız».

Onlar, “Rabbimiz! Azabı üzerimizden kaldır³. Muhakkak ki biz de inananlardanız.” (derler).

3 Krş. A’râf, 7/134-135; Yûnus, 10/22; Zuhruf, 43/49-50

“Rabbimiz! Azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.”

O zaman zâlimler, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvaracaklar, “Ne olur, başımızdan kaldır bu felaketi! Çünkü artık, senin ayetlerine yürekten iman ediyoruz!”

Rabbimiz! Azab’ı bizden kaldır! Biz, inanmışlar’ız.

Ya Rab! kaldır artık cezamızı, artık gerçekleri gördük diyecekler.

İnsanlar feryadı figan! "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır. Çünkü biz artık inanıyoruz." derler.

(İşte o zaman inkârcılar:) “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır! Şüphesiz ki biz (artık) inanıyoruz.” (diyecekler).

(Duman kendilerini kuşatınca): “Ey Rabbimiz! Şu azabı üzerimizden kaldır. Artık biz, îman ediyoruz.”¹ (derler.)

1 Kureyş, Efendimize isyanda ileri gidince Peygamberimiz, onların, “Yusuf’un seneleri gibi kıtlık seneleriyle cezâlandırılmaları” için beddua etti. Bu... Devamı..

“Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz [artık Sana] inanıyoruz!” [dedirten].

Onlar “Rabbimiz ne olur bu azabı bizden kaldır, biz artık iman edeceğiz” diye yalvaracaklar. 23/99...108, 32/12

Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanmış bulunuyoruz!”

(O zaman onlar) "Ey Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır, iman edeceğiz" diye yalvarırlar. (Oysa onlar yalan söylerler)

“Rabbimiz, bu azabı bizden kaldır; gerçekten biz iman edenleriz” (derler).

(İçinde kalan insanlar:) "Rabb’imiz, bizden bu azabı kaldır. Gerçekten iman ediyoruz." (diyecekler. DUHÂN, insanların içinde kalacağı duman, mecazi ve gerçek olmak üzere iki şekilde açıklanmıştır; a-Mecazi olarak; Mekkeliler, Efendimiz {s.a.s.}’e sert tavırlar gösterip iman etmeye yanaşmayınca, Efendimiz {s.a.s.}, Yusuf’un kıtlık seneleri gibi bir kıtlığı, bunlara musallat etmesini Cenab-ı Allah’dan diledi. Bunun üzerine yedi yıl kıtlık ve kuraklık çektiler. Öyle ki, açlıktan gözleri döndü, her şeyi duman içinde görür oldular. Ayet müşriklerin düştükleri bu acı durumu ifade etmektedir. b-Gerçek duman ise kıyamet alametlerinden olup, yeryüzünü bir dumanın kaplayacağından hadisi şeriflerde söz edilmektedir.)

«Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.

İşte o zaman insanlar: “Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz! ” derler. [6, 27; 14, 44]

Buradaki “duman” iki türlü tefsir edilmiştir: a-Kureyş Hz. Peygambere isyanda ileri gidince o, Yusuf (a.s.)’ın yedi kıtlık yılı gibi kıtlığa mâruz kal... Devamı..

Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz derler.

"Yâ Rabbî! Bizden 'azâbı def' it, biz îmân idenlerdeniz" dirler.

“Sahibimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır; artık biz gerçekten inanacağız.”

-Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.

“Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz” derler.

"Ey Rabbimiz, kaldır bizden bu azabı. Biz gerçekten müminleriz."

Ey Robbimiz, bizlardan bu azobni ko‘‎targin. Albatta, bizlar iymon keltiruvchilarmiz.

“iy çalabumuz! gider bizden 'aźābı bayıķ biz inanıcılaruz.”

Eyitdiler: Yā Rabbenā, gider bizüm üstümüzden ‘aẕābı. Biz inanduḳ, diyeler.

(Belə bir bəlaya uğrayan müşriklər deyəcəklər: ) “Ey Rəbbimiz! Bizi bu əzabdan qurtar. Biz, həqiqətən iman gətirəcəyik!” (Məkkə müşriklərinin bu yalvarışından sonra Peyğəmbər əleyhissəlam Allaha dua etmiş, Allah da onları həmin bəladan qurtarmışdı. Lakin müşriklərin çoxu öz sözünün üstündə durmamışdı).

(Then they will say): Our Lord relieve of the torment. Lo! we are believers:

(They will say:) "Our Lord! remove the Penalty from us, for we do really believe!"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.