Fertakib yevme te/tî-ssemâu biduḣânin mubîn(in)
Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
(Ey Nebim!) O halde artık Sen göğün açıkça (İslami adalet devrimi ve kıyamet alâmeti olarak ürkütücü) bir duman (belki de nükleer patlama cinsinden, veya binlerce tonluk kimyasal infilak şeklinde ve zalim bir kavmi yerin dibine geçirecek biçimde aynı anda televizyonlarla her yerden seyredilecek ve dehşete düşürecek suni ve kahredici kara bulutlar) getireceği günü gözleyip (bekle ki, o ne zorlu bir imtihandır).
Artık gözetle… Gökyüzünde apaçık gözle görülür bir dumanın geleceği günü.
Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Artık göğün apaçık bir duman ile geleceği günü bekle!
10,11. Gözet imdi gökyüzünü, koyu bir dumanın sardığı günü; insanları saracaktır, bu bir acı azaptır!
Öyleyse sen, gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!
Semâdan herkese mer-î olacak bir duman husûle geldiği gün ânlara dikkat it.
10,11. Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
10-11. Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
10,11. Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
Göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle (bekle).
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
10,11. O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.(3)
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). *
Takip et gözle, o kıyamet günü gök, açık bir duman haline geldiğinde,
Öyleyse gökyüzünün katı bir duman savuracağı o günü gözle.
(Ey Peygamber!) Öyleyse sen gökyüzünü apaçık bir dumanın [duhân] kaplayacağı² günü bekle!
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle.
Öyleyse, ey Müslüman! Kur’an’ı hayatın dışına iten toplumlar için,göğün apaçık bir duman getireceği günü, yani yeryüzüne peş peşe belâların yağacağı zamanı bekle!
Göğün açıkça bir DÜHÂN / Gaz / Duman getireceği günü gözetle!
Resulüm! gökyüzünün sıkıntıdan toz duman olacağı günler yakındır.
Bir gün gökyüzünü açık renkte duman kaplayacak! Onu bekleyin!
(Şimdi) sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle! [*]
10,11. (Ey Muhammed!) Sen, göğün gözle görülecek ve insanları kuşatıverecek bir duman¹ çıkaracağı günü bekle. İşte bu, çok acıklı bir azaptır.
ÖYLEYSE, gökyüzünde [Son Saat’in yaklaştığını] haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün’ü bekle,
Öyleyse sen, gökyüzünü yoğun bir dumanın kaplayacağı o günü bekle! 21/97, 54/1.4
ŞU halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle![⁴⁴³⁷]
10,11. (Ey Muhammed) O halde sen, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle, (ki o duman) onların tümünü sarıp kavrayacak çok çetin bir azaptır.
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözetle.
Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
10, 11. O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
Semâda âşikâr, muzlim ve kesîf bir 'azâb dumanı hâsıl oldığı güne intizâr it.
Bunların dünyasının, işin aslını gösteren bir dumanla kararacağı günü bekle.
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.(1)
Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.
Bas, ey Muhammad, osmon barchaga ko‘rinadigan ochiq-oydin tutunni olib keltiradigan kunga ko‘z tutib turing.
göz dut ol güne kim getüre gök dutun bellü.
Pes muntaẓır ol güne ki gökler tütün gibi gözüke āşikāre.
(Ya Peyğəmbər!) Sən göyün aşkar bir dumana bürünəcəyi günü gözlə! (O gün müşriklərə elə bir aclıq üz verəcəkdir ki, gözləri qaranlıq gətirib yerlə göyün arasını, sanki bir duman bürüdüyünü görəcəklər!)
But watch thou (O Muhammad) for the day when the sky will produce visible smoke
Then watch thou for the Day(4695) that the sky will bring forth a kind of smoke (or mist)(4696) plainly visible,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |