25 Ekim 2021 - 19 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zuhruf Suresi 41. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Fe-immâ neżhebenne bike fe-innâ minhum muntakimûn(e)

Seni, katımıza alsak bile hiç şüphe yok ki mutlaka onlardan öç alırız biz.

Şayet Biz Seni (ölümle) alıp götürürsek (bile), elbette onlardan (yine) intikam alacağız.

Eğer biz, seni vefat ettirip onların arasından alıp götürsek bile, mutlaka onlardan intikam alırız.

Eğer biz seni, onlara azap gelmeden önce, Refik-i âlâya, yanımıza alıp götürsek bile, onlara kesinlikle lâyık oldukları cezayı veririz.

Biz seni alıp götürürsek onlardan muhakkak öç alırız.

Şu halde Biz seni alıp-götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız.

Öyle ise, seni alır götürürsek (vefat ettirirsek), muhakkak ki onlardan intikam alacağız.

İşte eğer Biz seni, (onların içinden) alırsak, şüphesiz Biz, onlardan intikam alırız.

Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız.

Ya seni biz giderince, onlardan öc alırız!

41-42. (Ey Resul!) Biz seni onların arasından (vefat ettirip) yanımıza alsak da onlardan yine (yaptıkları kötülüklerin karşılığını vererek) intikamı alacağız. Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı, dünyada sana göstereceğiz. Çünkü onlara karşı biz her zaman güçlüyüz.

41,42. Gerek seni ânların içinden almış olalım ve gerek tehdîdlerimizin îkâ’ına seni şâhid yapalım her halde ânlara ’azâb ile intikâm alacağız. Biz ânlara va’ad itdiğimiz ’azâbı göstermeğe muktediriz.

41,42. Seni onlardan uzaklaştırsak bile doğrusu Biz kendilerinden öç alırız; yahut onlara vadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü onlara karşı gücü yetenleriz.

Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız.  *

Seni alıp götürsek de biz onları cezalandıracağız.

Eğer biz seni onlara azap gelmeden önce alıp götürsek bile onlardan intikam alırız.

Şu halde şayed biz seni alır götürür isek elbette onlardan intikam alacağız

Biz, seni bu dünyadan alıp götürsek bile, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.

Eğer seni herhalde (alır) götürürsek şübhe yok ki onlardan biz intikaam alıcılarızdır.

Şimdi (onlara azâb etmeden) seni (alıp) götürsek (vefât ettirsek bile), hiç şübhesiz biz onlardan intikam alıcılarız.

Eğer biz seni yok edecek olursak (öldürürsek), senden sonra kesinlikle biz onlardan intikam alırız.

Seni dünyadan alıp götürsek bile Biz onlardan ne olursa olsun yine de öç alırız,

Şayet onların azabını görmeden evvel seni nezdimize götürürsen her halde âhirette de onlardan, öç alırız [⁴];*

O halde biz seni alıp götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız.

Sen yalnızca görevini yap, bıkıp usanmadan tebliğine devam et ve sonucu Bize bırak.Biz seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirip katımıza alsak da,

Bu durumda seni alıp götürsek de, şüphesiz biz, onlardan intikam almaktayız.

Biz seni onlardan alıp götürsek de şüphesiz ki onlardan intikam alırız. [*]*

Biz seni götürsek¹ bile, elbette onlardan intikamımızı mutlaka alırız.*

Biz [mesajın hakim duruma geçmeden önce] seni (onların) elinden alsak da [almasak da] mutlaka onlardan öcümüzü alırız:

Şimdi biz, onlara vaat ettiğimiz azabı göstermeden seni vefat ettirsek ki biz onlara yaptıklarının acısını er ya da geç mutlaka tattıracağız. 13/40

Biz ister seni çekip (katımıza) alır daha sonra onlardan öcümüzü alırız;

Eğer seni herhalde (onların aralarından) giderirsek, artık şüphe yok ki Biz onlardan intikam alıcılarız.

41, 42. Ey Resulüm! Biz seni vefat ettirip yanımıza alsak da, yine onlardan müminlerin intikamını alırız. Yahut onlara vâd ettiğimiz azabı, sana sağlığında gösteririz. Çünkü onlara karşı Biz her zaman güçlüyüz.

Ya biz seni alıp götürdükten sonra onlardan öc alırız.

Seni bu dünyadan göç ettirsek bile, hak ettikleri cezayı onlara yine veririz.

Biz, seni alıp götürsek de onlardan intikam alacağız;

Seni onların arasından alsak bile yine onlardan intikam alırız.

Ya biz, seni alıp götürdükten sonra onlardan öc alırız;

pes eger giderürsevüz seni bayıķ biz anlardan ökünc alıcılaruz.

Pes eger seni gidersevüz anlara ‘aẕāb itmezden burun, biz anlardan intiḳāmider‐biz.

Əgər Biz səni (onlara əzab verməmişdən əvvəl Öz dərgahımıza) götürüb aparsaq, (bil ki, qiyamət günü) onlardan mütləq intiqam alacağıq!

And if We take thee away, We surely shall take vengeance on them,

Even if We take thee(4645) away, We shall be sure to exact retribution from them,*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.