4 Aralık 2021 - 29 Rebiü'l-Ahir 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 67. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve-iżen leâteynâhum min ledunnâ ecran ‘azîmâ(n)

Biz de o vakit, onları, katımızdan büyük bir mükafatla mükafatlandırırdık.

Biz de onlara, (emirlerimizi tuttukları ve hükmümüze teslim oldukları takdirde) o zaman katımızdan elbette çok büyük bir ecir verirdik.

Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik.

O zaman, nezdimizden onlara büyük mükâfat verirdik.

O durumda onlara katımızdan büyük bir ecir verirdik.

Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.

Elbette o zaman, kendilerine, tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.

O zaman kendi katımızdan (ebedî âlemden) büyük bir ücret onlara verirdik.

Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir ödül verirdik.

Böylelikle katımızdan onlara, herhalde büyük sevap verirdik

O zaman kendilerine (direktiflerimize uydukları için) elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.

67, 68. Ânları tarîk-i müstakîme sevk ider ve ’azîm mükâfâtlar virir idik.

67,68. O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.

O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.

O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.

Kendilerine katımızdan büyük bir ödül verirdik.

Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.

Elbette o zaman kendilerine ledünnümüzden pek büyük bir ecir de verirdik

O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir¹ verirdik. *

Ve o zaman biz de onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfat verirdik.

O zaman elbette onlara, tarafımızdan (pek) büyük bir mükâfât da verirdik.

O zaman bizde katımızdan onlara daha büyük mükâfatlar verirdik.

Böyle olunca, Biz de onlara kendi katımızda pek büyük bir karşılık verirdik.

O zaman biz de kendilerine tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.

O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verirdik.

O takdirde biz, elbette onlara katımızdan büyük bir ödül bahşeder,

O zaman tarafımızdan onlara çok büyük bir ödül verirdik.

67,68. O zaman elbette kendilerine katımızdan büyük ödül verirdik ve onları elbette doğru yola ulaştırırdık. [*]*

67,68. Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükâfat verirdik ve onları kesinlikle dosdoğru yola iletirdik.

bu durumda Biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik

Biz de o zaman, katımızdan büyük bir ödül verirdik. 3/145, 16/97, 77/44

O zaman Biz de onlara, katımızdan muhteşem bir ödül verirdik

Ve o zaman elbette onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfaat da verirdik.

Ve o takdirde Biz de onlara tarafımızdan pek büyük mükâfat verirdik.

O zaman kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.

O zaman biz de onlara katımızdan büyük bir ödül verirdik.

Biz de o zaman yanımızdan büyük bir mükafat verirdik.

o zaman biz onlara katımızdan pek büyük bir ödül verirdik.

O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.

daħı andan, virey-idük anlara ķatımuzdan, müzd ulu.

Ol vaḳtda virürdük anlara bizüm yanumuzdan ulu müzd.

O zaman Biz də onlara Öz tərəfimizdən böyük mükafat verərdik.

And then We should bestow upon them from Our presence an immense reward,

And We should then have given them from our presence a great reward;


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.