27 Ocak 2022 - 24 Cemaziye'l-Ahir 1443 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nisâ Suresi 47. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Yâ eyyuhâ-lleżîne ûtû-lkitâbe âminû bimâ nezzelnâ musaddikan limâ me’akum min kabli en natmise vucûhen feneruddehâ ‘alâ edbârihâ ev nel’anehum kemâ le’annâ ashâbe-ssebt(i)(c) vekâne emru(A)llâhi mef’ûlâ(n)

Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lanet ettiğimiz gibi size de lanet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allah'ın emri, mutlaka yerine gelecek.

Cumartesi gününü tanıyanlardan maksat, Mûsâ dinine uymuş olanlardır. Ahd-i Atıyk'e göre yerle gök ve ikisinde olanlar, altı günde yaratılmış, yedinci ... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri(n nurunu) silip (insanlık onurunu giderip) tersine çevirmeden, ya da Cumartesi ekibini (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi, onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil’i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an-ı Kerim’e ve Hz. Muhammed’e) iman edin. Aksi takdirde Allah’ın emri kesinlikle ve fiilen gerçekleşecektir. (Dini hükümler yerine getirilmek içindir ve Allah’ın va’adi gerçekleşecektir.)

Siz ey geçmişte bize kitap verildi diyenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları cumartesi günü yasağını çiğneyen adamlar gibi lanetlemeden önce, yanınızdaki kitabı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz kitaba inanın. Zira, Allah'ın emri mutlaka yerini bulacaktır.

Ey kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar! Biz, bir takım yüzleri silip, arkalarına çevirmeden, yahut onları, Cumartesi yasağını çiğneyenleri, yahudileri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki mevcut doğru bilgileri tasdik etmek üzere indirdiğimize, Kur'ân'a iman edin. Allah'ın planı mutlaka gerçekleşecektir.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/65; 7/163.

Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzleri düzleyip arkalarına döndürmemizden yahut Cumartesi gününe saygı göstermeyenleri lanetlediğimiz gibi şunları da lanetlemeden önce sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak gönderdiğimize iman edin. Allah'ın emri her zaman yerine getirilir.

47.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Resulullah (a.s.) yahudilerin bilginlerine hitab ederek: "Ey yahudi topluluğu! A... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Ey kendilerine kitap verilenler! İndirdiğimiz Kur'âna iman edin ki, o, beraberinizde olan Tevrat'ı (Tevhîd hususunda) tasdik edicidir; hem biz bir takım yüzleri silipte enselerine çevirmezden veya SEBT ASHABI'na (cumartesi gününe saygı göstermiyen Yahudilere) yaptığımız lânet gibi, onları lânetlemezden önce iman edin. Allah'ın (azâb) emri olagelmiştir.

Ey kitap verilenler! Tersine çevireceğimiz veya cumartesi yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi lanetleyeceğimiz yüzleri silip enselerine çevirmeden, yanınızdaki vahyi tasdik edici olarak indirdiğimiz Kur’ana inanın! Muhakkak Allah ne emretmişse, o yapılacaktır.

Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Ey kitaplı olanlar! Çehreleri belirsiz eyliyerek, arkaya döndürmeden, ya da Cumartesine saygı göstermiyen, Yahudilere lânet ettiğimiz gibi, lanetlemeden, elinizde bulunan kitabı gerçekliyen bir kitaba inanınız, Allahın buyrumu yerine gelir

Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Bkz. 2/65, 4/154 ve dipnot, 7/163, 16/124

Ey Ehl-i kitâb! Sizin mukaddes kitâblarınızı tasdîkan Allâh’ın inzâl iylediğine, yüzünüzü tağyîr ve başka tarafa tebdîl itmekliğimizden evvel inanınız, sebt günine (Cum’a irtesi) hürmet itmeyenlere la’net itdiğimiz gibi sizi de tel’în iylemekliğimizden evvel inanınız. Allâh’ın emri vâki’dir.

Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.

“Cumartesi halkı” ifadesi ile, Hz. Mûsâ’nın dinine göre, cumartesi günü ile ilgili bazı yasakları çiğneyenler kastedilmektedir. Konu ile ilgili olarak... Devamı..

Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.  

 Âyette geçen «sebt», yahudilerce mukaddes olan cumartesi günüdür. Cumartesi adamlarından maksat, gerekli bulunduğu halde cumartesi gününe saygı göste... Devamı..

Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimize inanın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.

Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Ey o kendilerine kitab verilenler! gelin o beraberinizdekini tasdıklamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iyman edin biz bir takım yüzleri silib de enselerine çevirmezden veya onlar esahbı Sebti lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemezden evvel, yoksa Allahın emri fi'le çıkarılagelmiştir

Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

Ey kendilerine kitab verilenler, nezdinizdeki (kitab) ları tasdıyk edici (doğrultucu) olmak üzere indirdiğimiz (Kur'ân-ı kerim) e — biz bir takım yüzleri silib ve belirsiz edip de enselerine çevirmezden, yahud cumartesi yaranına etdiğimiz lâ'net gibi kendilerini de lâ'netlemezden evvel — îman edin. Allahın emri yerine gelecekdir.

Ey kendilerine kitab verilenler! Birtakım yüzleri (tanınmayacak hâle getirerek) silip, enselerine (benzer bir hâle) döndürmemizden veya onları, Cumartesi ehlini(2) lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemeden önce, berâberinizde olanı (Tevrât'ı) tasdîk edici olarak indirdiğimize(Kur'ân'a) îmân edin! Allah'ın emri ise (mutlaka) yerine gelecektir.

(2)Cumartesi ehli, Cumartesi gününe mahsus İlâhî emirlere hürmetsizlik ettikleri için Allah tarafından maymun şekline döndürülen bir kısım yahudilerdi... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilenler! (Hesap gününde) Yüzleri değiştirip, gerisin geriye arkalarına çevirdiğimiz gün gelmeden önce, sizin yanınızda olanı (Tevrat’ı) tasdik eden veya cumartesi günü yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce, indirdiğim kitaba (Kur’an’a) inanın. Allah’ın emri (vaat ettiği) yerine gelmiştir.

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bir takımlarının yüzlerini dümdüz edip tersyüzüne çevirmeden,ya da sizi Sebit kişilerini lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce gelin, kendinden öncekileri doğrulamak üzere bildirdiğimiz Kitap’a inanın. Allah’ın buyruğu hep yerine gelir.

Ey Kitaba nâil olanlar! Çehreleri belirsiz edip arkalarına çevirmeden [⁸] veya Cumartesiye hürmet etmeyen Yahııdilere ettiğimiz lânet gibi lânet etmeden evvel [⁹] sizdeki Kitabı tasdik ederek indirdiğimiz Kitaba iman edin. Allah/ın emri yerine gelir.

[8] Gözü, kaşı, burnu, ne varsa hepsini belirsiz edip çehrelerini arkaları gibi yamyassı yapmadan evvel veya ikbalinizi edbara çevirmeden evvel.[9] Az... Devamı..

Ey kitab verilenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut cumartesi ashabını (Yahudileri) lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki kitabı tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri (eninde sonunda mutlaka) yerine getirilmiştir.

Ey kendilerine Kitap verilmiş olan Yahudi ve Hıristiyanlar! Elinizdeki tahrif edilmemiş ilâhî bilgileri onaylayıp pekiştirmek üzere indirmiş olduğumuz şu Kur’an’a iman edin! Aksi hâlde, ya bazılarınızın hakîkati işitme, görme ve dile getirme yeteneklerini tamamen ellerinden alarak yüzlerini silip arkasına döndüreceğiz, ya da Cumartesi yasağını çiğneyenleri lânetlediğimiz gibi, sizi deömür boyu alçaklık ve perişanlığa mahkûm ederek lânetleyeceğiz! Allah’ın emri, mutlaka yerine getirilecektir.
Sakın ola ki, “Ne de olsa Allah’a iman ediyoruz, nasılsa bağışlanırız!” ümidiyle Allah’ın ayetlerine sırt çevirmeyin! Unutmayın ki:

Ey Kitap verilenler!
Yüzleri düzleyip enselerine çevirmemizden / tersyüz etmemizden önce yahut Cumartesi arkadaşlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlememizden önce, yanınızdakini tasdik edici olarak indirdiklerimize iman edin!
Allah’ın emri yapılagelmiştir.

Ey ehlikitap! Sizin Kitab'ınızı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz Kuran’a siz de inanın, Biz, suratınızı dümdüz edip ilkel bir hale getirmeden, ya da cumartesi ihlâlcilerini lanetlediğimiz gibi lanetlemeden imana gelin. Allah'ın fermanı mutlaka yerine getirilecektir.

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bir takım insanları inkârlarından dolayı yok edip yeryüzünde hiç yaşamamışlar gibi yapmadan aklınızı başınıza toplayın! Yahut sizin de bildiğiniz gibi geçmişte cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden, yanınızda bulunan Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdiğimiz Kur’an’a iman edin! Unutmayın ki inkâr edenler için gerçekleşecek olan Allah’ın emri mutlaka gelecektir.

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden [*] veya onları Cumartesi [*] (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin! (Çünkü) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.

Burada sözü edilen durum, umutları söndürülerek arkalarına baktırılmaları, geçmiş günlerin aranması anlamında bir pişmanlık hâli mecaz olarak ifade ed... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrât)’ı doğrultucu olarak indirdiğimiz bu kitaba Biz birtakım yüzleri tersine çevirip mahvetmeden¹ yahut cumartesi yasağını çiğneyen² (Yahû-dîleri) lânetlediğimiz gibi sizleri de lânetlemeden önce, îman edin. (Şunu bilin ki) Allah’ın emrettiği her şey, mutlaka yerine getirilir.

1 (طَمَسَ) Esasen bir şeyin eserlerini yok edip alametlerini izale etmek manasına olmakla burada yüzlerin kılığından çıkıp yüz denecek halleri kalmama... Devamı..

Siz ey [geçmişte] kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! [Şimdi,] sahip olduğunuz [hakikati] tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, ⁶² tıpkı Sebt’i ihlal eden o toplumu lânetlediğimiz gibi; zira Allah’ın irade ettiği şey mutlaka icra edilir. ⁶³

62 Lafzen, “yüzleri gidermeyelim/silmeyelim diye” -yani, kişinin beklentiyle yöneldiği veya karşılaştığı yüzleri (Abduh, Menâr V, 144 vd.)- “ve onları... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilenler! Sizi hor, hakir ve gözünüz arkada kalmış bir şekilde bu topraklardan çıkarmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden, elinizdeki gerçekleri doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu vahye/Kuran’a iman edin! Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir. 515, 12/111, 7/163

Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, umutlarınızı söndürüp arkanıza baktırarak size geçmiş günlerinizi aratmayalım;[786] ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lânetlediğimiz gibi lânetlemeyelim;[787] zira Allah’ın iradesi mutlaka gerçekleşir.

[786] Bu cümle ile iki şey ima ediliyor olabilir: 1) Onları geçmişte yaşadıklarından daha büyük acıların beklediği; ki bu takdirde onlar eski kara gün... Devamı..

Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Sizin beraberinizde bulunanı musaddık olarak indirmiş olduğumuza imân ediniz, Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmenizden veya Ashâb-ı Sebt'e lânet ettiğimiz gibi onlara lânet etmemizden evvel. Ve Allah Teâlâ'nın emri, vaki bulunmaktadır.

Ey kendilerine daha önce kitap verilen Ehl-i kitap! Yanınızdaki kitapları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba da iman edin. İman edin: enseleriniz nasıl dümdüz ise bazılarınızın yüzlerini bir darbe ile gözden, ağızdan, azalardan ederek dümdüz hale getirmeden, veya Ashab-ı sebte yaptığımız gibi lânet etmeden! Allah'ın emri mutlaka yerine gelir. [2, 65; 7, 163] {KM, Çıkış 31, 14; Sayılar 15, 32-36

Ashab-ı sebt: Allah, Yahudilerin cumartesi günü balık avlamalarını yasaklamıştı. Bu yasağı dinlemeyen Eyle ahalisini Allah cezalandırmıştı.... Devamı..

Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.

(57) Âyette yahûdî Nadîr Oğulları kabîlesinin, hiyyânetlerinden dolayı müslümanlar tarafından yurtlarından sürelmesine; sürülenlerin, giderken hasretl... Devamı..

Ey Ehl-i Kitâb! Yüzleri dümdüz idüb arkalarına çevirmezden veyâhud Cum'airtesi gününün hurmetini hetk idenlere la'net iylediğimiz gibi siz de la'net itmezden evvel elinizde bulunan kitâbı (Tevrât'ı) tasdîk idici olarak inzâl iylediğimiz kitâba (Kur'ân'a) îmân idiniz [²] Allâh Te'âlâ'nın emri muhakkak vâki' olacakdır.

[2] 'Abdullah ibni Selâm bu âyet-i kerîmeyi işidince elini yüzine tutarak huzûr-u risâlete gelüb: "Yâ Rasûlallah korkarım ki sana vâsıl olmazdan evvel... Devamı..

Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin yanınızda olan Kitabı tasdik eden bu Kitaba inanıp güvenin. Yoksa itibarınızı yok eder, sizi yüzsüz hale getiririz. Yahut cumartesi yasağını çiğneyen ahaliyi[1] dışladığımız (lanetlediğimiz) gibi siz de dışlarız. Allah'ın emri yerine gelir[2].

[*] Bkz. Araf 7/163-166 [2] Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın desteğini ve insanların desteğini görenler hariç hepsi sefillik içinde olur, All... Devamı..

Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri yapıla gelmiştir.

Ey Kitap Ehli! Biz bir kısım yüzleri dümdüz edip de tersine çevirmeden ve Cumartesi yasağını ihlâl edenleri(21) lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizin yanınızdaki kitabı doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba da iman edin. Yoksa, Allah'ın emrettiği şey mutlaka yerine gelir.

(21) 7:163-166’ya bakınız.

Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.

ey anlar kim virinildiler kitāb įmān getürüñ aña kim indürdük girçek dutıcı- y-iken anı kim sizüñ-iledür; andan ilerü kim yoyavuz yüzleri pes döndürevüz anları arķaları üzere. yā ıraķ eyleyevüz anları nite kim ıraķ eyledük şenbe gün islerini. daħı oldı Tañrı işi işlenmiş.

Yā ol kişiler ki kitāb virildi anlara, īmān getürüñüz biz indürgen kitāba,girçekleyicidür sizüñle olan kitābı. Andan burun ki yüzleri maḥv eyleye‐vüz, ya‘nī gözleri görmez ola, yā döndermezden burun yüzlerini ardlarına, yāla‘net itmezden burun anlara la‘net eyledügümüz gibi, Eṣḥāb‐ı Sebte kiṭoñuz ve maymūn oldılar. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālānuñ buyruġı işlense gerek.

Ey kitab verilmiş kimsələr! Bə’zi üzləri tanınmaz hala salıb ənsələrinə (arxalarına) çevirməmişdən və şənbə gününün hörmətinini saxlamayanlara (əshabus-səbtə) etdiyimiz kimi, onlara da lə’nət etməmişdən əvvəl əlinizdə olanı (Tövratı) təsdiqləyən olaraq nazil etdiyimizə (Qur’ana) iman gətirin! Allahın əmri mütləq yerinə yetəcəkdir!

O ye unto whom the Scripture hath been given! Believe in what We have revealed concerning that which ye possess, before We destroy countenances so as to confound them, or curse them as We cursed the Sabbath breakers (of old time). The commandment of Allah is always executed.

O ye People of the Book! believe in what We have (now) revealed, confirming what was (already) with you, before We change the face and fame(567) of some (of you) beyond all recognition, and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbathbreakers,( 568) for the decision of Allah Must be carried out.

567 Literally, "before We obliterate some features (or faces) and turn them front to back (or back to front)": an Arabic idiom, which must be translat... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.