18 Haziran 2021 - 8 Zi'l-ka'de 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zümer Suresi 33. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Velleżî câe bi-ssidki ve saddeka bihi(ﻻ) ulâ-ike humu-lmuttekûn(e)

Doğruyu getirip (sizi bâtıldan Hakka yönelten) ve onu tasdik edip (sadakatgösterenlere gelince;) işte onlar müttaki olanların (ve gerçek mutluluğa ulaşanların) ta kendileridir.

Doğrulukla gelen kişiye ve onun doğru olduğunu tasdik edenlere gelince: Onlardır çekinenlerin ta kendileri.

Doğruyu getiren peygamber ve O'nu tasdik edip peşinden giden mü'minlere gelince, işte yollarını Allah ile bulanlar bunlardır.

Doğru söz ile, Kur'ân ile gelen ve doğru sözü, Kur'ân'ı tasdik edenler, onlar, işte onlar Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerdir.

Doğruyu getiren ve onu doğrulayana gelince işte onlar takva sahipleridir.

Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır.

Doğruyu (Kur'an'ı) getiren (Hz. Peygamber s.a.s.) ve O'nu tasdik eden (müminler) ise, işte bunlar takva sahibi kimselerdir.

Doğru bilgi (vahy) ile gelen ve doğru bilgiyi doğrulayanlar, işte onlar (ruhlarını ve vicdanlarını) koruyanların ta kendileridirler.

Ama, hakikati getiren ve onu bütün kalbiyle tasdik edenler var ya; işte, takvâ sahipleri onlardır.[494]*

Gerçekle gelen de, onu gerçekleyen de, işte bunlar sakınçlardır

(Allah'tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.

Gerçeği getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlar, Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

Dosdoğru Kur’an’ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.

Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte kötülükten sakınanlar onlardır.  *

Gerçeği getiren ve onu doğrulayana gelince, işte onlar erdemlilerdir

Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.

Doğruyu getiren ve onu tasdık eden ise işte onlar korunan müttekıyler

Doğruyu getirenler¹ ve onu doğrulayanlar, işte onlar takva sahibidirler.*

Sıdk (-u hakıykat) ı getirene ve onu tasdıyk edenlere (mü'minlere) gelince: İşte onlar takvâye erenlerin ta kendileridir.

Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdîk edene gelince; işte onlar gerçekten takvâ sâhibleridir.

Doğru olanı getiren ve o doğruyu doğrulayıp tasdik eden, işte onlar (cehennem ateşinden) korunanlardır.

Gerçek din getirenle onu tasdik edenler yok mu, işte sakınanlar, onlardır [¹].*

Doğruyu getiren ve doğrulayanlar (var ya), işte onlar takva sahibi olanlardır.

Öte yandan; doğruluğun, adâletin ta kendisi olan bu Kur’an’ı sürekli gündeme getiren ve tüm kalbiyle onu benimseyip destekleyen kimselere gelince; işte, dünyada ve âhirette zilletten, perişanlıktan ve ilâhî gazaptan korunabilenler, yalnızca bunlar olacaktır.

Sıdk / Doğruluk ile gelmiş ve onu tasdik etmiş kimseler, işte onlar Müttakîler’dir / Sakınıp Korunanlar’dır.

Gerçeği getiren ve onu doğrulayan(lar) var ya, işte [muttakî]ler (duyarlı olanlar) sadece bunlardır.

Doğruyu getiren ve onu doğrulayanlara1 gelince; işte onlar, Allah’tan hakkıyla sakınanlardır.*

Ama hakikati getiren ve onu bütün kalpleriyle tasdik edenler; işte onlar Allah'a karşı sorumluluklarının [tam] bilincinde olanlardır!

Bu Kuran’ı ve onu getireni tasdik edenlere gelince işte bunlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. 24/51

Ama doğruluğun tarafında yer alan ve hakikati tüm kalbiyle tasdik eden kimselere gelince: işte sorumluluklarını idrak eden onlardır.

O zât ki, doğruyu ve onu tasdik ettiler, işte muttakîler olan, onlardırlar.

Ama, hak ve gerçeği getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte her türlü fenalıktan korunanlar onlardır.

Doğruyu getirene ve onu doğrulayanlara gelince: İşte korunanlar onlardır.

Doğruları getiren ve onu kabul edenler, kendini koruyanlardır.

Doğru'yu getiren ve onu tasdik edenler ise, işte onlar korunanlardır.

Hakkı getiren ile onu doğrulayanlar ise, kötülüklerden korunmuş olanlardır.

Doğruyu getirene ve onu tasdikleyene gelince, işte böyleleri, korunanların ta kendileridir.

daħı ol kim getürdi ŧoġruyı ya'nį ķur’ān’ı daħı ŧoġru duttı anı anlardur muttaķılar.

Daḫı ol kimse ki girçeg‐ile geldi. Daḫı girçege inandı. Anlardur müttaḳīler.

Haqqı (Qur’anı) gətirən və onu təsdiq edənlər (Peyğəmbər və mö’minlər) isə əsl müttəqilərdir.

And whoso bringeth the truth and believeth therein Such are the dutiful.

And he who brings the Truth and he who confirms(4293) (and supports) it - such are the men who do right.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.