25 Temmuz 2021 - 15 Zi'l-Hicce 1442 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâd Suresi 33. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ruddûhâ ‘aley(ye)(s) fetafika meshan bi-ssûki vel-a’nâk(i)

(Hz. Süleyman;) “Onları (tutup) bana geri getirin” (dedi) . Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını mesh edip okşamaya başladı. (Güya bu atlar, Hz. Süleyman’ı Allah’tan ve itaatten alıkoyduğu için, tutup onların boyunlarını ve bacaklarını kesmeye başladığı yorumları; fıtrata ve şefkate aykırıdır.)

Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamıya, yelerini taramaya koyulmuştu.

“Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.

Süleyman :
“Onları tekrar yanıma getirin” diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

"Onları bana geri getirin" dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [6]*

'Onları bana geri getirin' (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

(Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.

“Onları bana getirin” dedi. Ayak ve boylarını okşamaya başladı.(*)*

“Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.

Süleyman dedi ki: «Siz onları bana geri getirin!» Hemen inciklerin, boyunların okşamaya başladı

“Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını şefkatle okşadı.

32,33. Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

32,33. Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman[463], “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.*

32, 33. Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.  *

"Onları bana geri getirin," dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.

"Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.

Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı

“Onları bana geri getirin.” Ardından bacaklarını ve boyunlarını mesh¹ etmeye başladı.²*

(Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.

(Süleymân seyislerine:) “Onları bana geri getirin!” (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.

“Atları bana geri getirin” dedi, sonra atların bacaklarını ve boyunlarını okşadı.

«— Atları bana geri getirin» dedi. Artık onların bacaklarına, boyunlarına el sürmeye başladı [³].*

“Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Atlar uzaklaşınca da, “Getirin onları bana!” der ve onların bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya, yelelerini taramaya, sevip okşamaya başlardı.

Onları bana bırakın!”.
Bacaklar’ı ve Boyunlar’ı sıvazlamaya koyuldu.

(Sonra) “Onları (atları) tekrar bana getirin!” demiş ve ayaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı. [*]*

(Ve devamla): “Onları bana geri getirin.” (dedi) ve (atların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.¹*

“Onları bana getirin!” [diye emretti] ve bacakları ile boyunlarını [şefkatle] sıvazlamaya başladı. 31

Ardından getirin onları bana diyerek başladı boyunlarını ve bacaklarını sıvazlamaya.

(Ardından) “Onları bana getirin!” (diyerek) başladı bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya.

Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.

32, 33. Onlarla ilgilenip “Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim. ” dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: “Onları tekrar bana getirin! ” deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı. *

Onları bana getirin (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.

“Onları bana tekrar getirin” dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.

“Onları bana getirin” dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.

"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.

“döndürüñ anı ya'nį güneşi benüm üzere.” meşġūl oldı sürmeġe indiklere daħı boyunlara.

Dutuñuz ol atları benüm üstüme, didi. Anları ḳurbān eylemege başladıḳılıc‐ıla. Sildi baldırını ve boyunlarını.

(Süleyman dedi: ) “Onları (atları) mənə qaytarın!” (Atlar qaytarılıb gətirildikdən sonra) onların qıçlarını və boyunlarını sığallamağa başladı. (Yaxud onu ibadətdən yayındırdıqları üçün onları qurban kəsib fəqir-füqəraya payladı).

(Then he said): Bring them back to me, and fell to slashing (with his sword their) legs and necks.

"Bring them back to me." then began he to pass(4187) his hand over (their) legs and their necks.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.