25 Ocak 2022 - 22 Cemaziye'l-Ahir 1443 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 52. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Yekûlu e-inneke lemine-lmusaddikîn(e)

Sen de mi derdi, gerçek sayanlardansın.

“Sen de gerçekten (dirilişi ve ahirette hesaba çekilişi) doğrulayanlardan (böyle saçmalıklara inananlardan) mısın?" diye (bana sataşırdı.)

Bana derdi ki: “Sen de mi Allah'tan, peygamberlerden gelenleri doğrulayanlardansın?”

“Sen de, diriltilmenin gerçekleşeceğini tasdik edenlerden misin, derdi.”

Derdi ki: "Gerçekten sen doğrulayanlardan mısın?

'Derdi ki: Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın?'

(Bana) derdi ki, sen cidden (hesab gününe) inananlardan mısın?

52, 53. Gerçekten sen doğru mu söylüyorsun? Ölüp toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı cezalandırılacağız?” diyordu.

Derdi ki: “Sen de, öldükten sonra dirilmeye inananlardan mısın?”

Sen de mi inanırsın?

(Bana:) “Sen gerçekten onun doğruluğunu tasdik ediyor musun?”

51,52,53,54. İçlerinden biri: "Benim dünyâda bir dostum var idi. Bana "Tekrâr dirilmeği hakîkat mı zan idiyorsın? Ölüb de kemik ve toprak oldukdan sonra tekrâr muhâkeme olunmaklığımız mümkün midir? dir idi." diyecek. Ve sonra "Bakar mısınız" diyu ’ilâve idecek.

51,52,53. İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

“Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?” derdi.

52, 53. Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?

"Şöyle konuşurdu, 'Sen de doğruluyor musun?' "

Derdi ki: "Sen gerçekten inananlardan mısın?"

Derdi: sen cidden inananlardan mısın?

Diyordu ki: “Sen gerçekten ahireti doğrulayanlardan mısın?”

(Bana:) «Gerçek sen de (tekrar dirilmiye) kat'î inananlardan mısın?» derdi.

“(Bana:) 'Gerçekten sen, (dirilmeyi) tasdîk edenlerden misin?' derdi.”

“Bana derdi ki “Sen doğrulayanlardan mısın?”

Şöyle derdi: Sen bu işin olacağına inanıyor musun?

Bana «— Sen de mi inanıyorsun?

“Derdi ki: “Sen de gerçekten (dirilişi) doğrulayanlardan mısın?”

Bana sürekli, “Sen de mi Kur’an’ın hak olduğuna inanan şu gerici yobazlardansın?” derdi. Bununla da kalmaz:

Bana diyordu ki: -“Sen de mi, Tasdik Edenler’densin?”.

"Yahu derdi sen gerçekten onaylıyor musun?

"Alay ederek derdi ki; sen ayetlere inananlardan mısın?"

Der(di) ki: ‘Sen de (diriltilmeye) inananlardan mısın?

52,53. (Ve devamla, o bana): “Sen gerçekten, bizim ölünce, toprak ve kemikler haline geldikten sonra, sorguya çekileceğimize inananlardan mısın?” derdi.

[bana] derdi ki, ‘Ne? Sen onun doğru olduğuna gerçekten inananlardan mısın,

Bana derdi ki: – Sen gerçekten yeniden dirilişi tasdik mi ediyorsun? 24/51, 75/31

bana, “Sahi, sen gerçekten de onun doğruluğunu tasdik mi ediyorsun?” derdi;

Derdi ki: «Sen de hakikaten tasdik edenlerden misin?»

51, 52, 53. Derken biri der ki: “Sahi, benim de yakın bir arkadaşım vardı. Yanıma gelir, iğneli iğneli “Sen de mi, derdi, bu masala inananlar arasında yer alıyorsun? Yani biz ölüp çürümüş kemik, toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilip hesap vereceğiz, buna da inanılır mı? ”

Derdi ki: 'Sen doğrulayanlardan mısın?

Bana şöyle derdi: “Sen gerçekten inanıyorsun; öyle mi?”

Bana derdi ki:-Sen gerçekten tasdik mi ediyorsun?

“Derdi ki: Sen de inanıyor musun,

Derdi ki: "Sen gerçekten şunu tasdik edenlerden misin?"

51-52. eyitti eyidici anlardan “bayıķ ben oldı-y-ıdı benüm iş eydüridi ay bayıķ sen inanıcılardan mısın?

Baña eydürdi ki: Niçün sen ḳıyāmete inanursın? dir‐idi.

O deyirdi: “Sən, doğrudan da, inanmırsan ki,

Who used to say: Art thou in truth of those who put faith (in his words)?

"Who used to say, ´what! art thou amongst those who bear witness to the Truth (of the Message)?


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.