Fe/tû bikitâbikum in kuntum sâdikîn(e)
Doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı (belge ve kaynaklarınızı ortaya koyunuz).
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin de görelim!
Doğru söylüyorsanız, kitabınızı getirin.
Eğer doğru söyleyenlerseniz kitabınızı getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı.
Doğru söyliyenlerseniz, getirin kitabınızı...
Eğer doğru iseniz, kitabınızı getirin!
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getiriniz.
Eğer gerçekseniz o zaman getiriniz kitabınızı
Eğer doğru söylüyorsanız, getirin (Allah’tan gelmiş olması gereken) kitabınızı/dayanağınızı!
Doğru söylüyor iseniz kitâbınızı gösteriniz.
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Eğer gerçekten doğru sözlü iseniz belgenizi getirin.
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin!
Doğruysanız kitabınızı getirin.
O halde, eğer doğru söylüyorsanız getirin kitabınızı.
O halde getirin kitabınızı sadıksanız
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz (bu delilinizi içeren) kitabınızı getirin!
Öyle ise, eğer (davanızda) doğru söyleyenlerseniz, getirin kitabınızı.
Öyle ise (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, kitâbınızı getirin!
154, 155, 156, 157. Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz? Hiç düşünmüyor musunuz? Yoksa iddialarınızı doğrulayacak açıklayıcı (yazılı) bir belgeniz mi var? Öyle ise (iddianızda) doğru kimseler iseniz, o kitabınızı (yazılı belgenizi) getirin!
Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, elinizdeki yazılı kanıtları getirin.
Eğer doğru sözlü kimselerseniz, kitabınızı getirin.
156, 157. Yoksa elinizde apaşikâr bir burhan mı vardır? Dâvanızda gerçekseniz haydi Kitabınızı, hüccetinizi getirin.
Eğer doğru sözlü kimseler iseniz kitabınızı getiriniz.
Eğer doğru söyleyenler iseniz, öyleyse getirin kitabınızı.
O hâlde, eğer doğru söylüyorsanız, haydi Allah’tan gelmiş olan Kitabınızı getirin de görelim!
Eğer doğru söyleyen iseniz, hadi, kitabınızı getirin!
Eğer ciddî iseniz yazılı belgenizi getirin.
Eğer söylediklerinizde doğru iseniz kitabınızı getirin!
Eğer doğru söylüyorsanız, getirin kitabınızı (da görelim).
Eğer doğru söylüyorsanız, kendi kitabınızı getirin!
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin de görelim. 28/49-50
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi (varsa) kitabınızı getirin!
Eğer doğru sözlü kimselerseniz, kitabınızı getirin.
Allah subhandır; onların o nitelendirmelerinden uzaktır.
«Haydi, eğer siz sâdıklar iseniz kitabınızı getiriveriniz.»
Eğer iddianızda tutarlı iseniz getirin o kitabınızı!
Eğer doğru iseniz Kitabınızı getirin.
Eğer sözinizde sâdık iseniz kitâbınızı getiriniz (görelim).
Doğru söylüyorsanız yazılı belgenizi getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Eğer doğru söylüyorsanız, getirin kitabınızı.
Eğer doğru sözlülerseniz, hadi getirin kitabınızı!
Bas, agar rostgo‘y bo‘lsangiz, mana shu da’volaringizni tasdiqlovchi kitobingizni keltiringlar-chi?!
[241a] pes getürüñ kitābuñuzı ya'nį tevrįt eger olduñuz-ise girçekler.
Pes getürüñüz burhānuñuzı, eger girçekler‐iseñüz.
Əgər doğru danışırsınızsa, kitabınızı gətirin!
Then produce your writ, if ye are truthful.
Then bring ye your Book (of authority) if ye be truthful!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |