25 Haziran 2021 - 15 Zi'l-ka'de 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 148. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Feâmenû femetta’nâhum ilâ hîn(in)

Nihayet ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar (dünyada barındırıp) yararlandırdık.

Derken inandılar da onları muayyen bir zamanadek yaşattık, geçindirdik.

Onlar bu defa Yunus'a inandılar. Bunun üzerine biz de onları, belli bir süre geçindirdik.

O zaman, onlar iman ettiler. Biz de, bir vakte kadar, onları zevk-u safa içinde, refah içinde yaşattık.

Sonunda iman ettiler. Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.

Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.

Nihayet (Yunus peygamberin gaybubetinde azab gören kavmi) ona iman ettiler de onları ömürlerinin sonuna kadar geçindirdik.

Ona inandılar. Biz de belli bir zamana kadar onları yaşattık.

Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.

Hemen ona inandılar, bir zaman da geçindirdik

Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.

İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.

O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik

Bu sefer inandılar. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.

Nihayet ona îman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.

Sonunda îmân ettiler de onları bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.

Yunus’a inandılar. Bizde Yunus’a inananları bir zamana kadar yaşattık.

Bunun üzerine onlar iman ettiler, biz de bir müddet onları geçindirdik.

Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.

Böylece onlar, Yunus’un çağrısına uyup ona iman ettiler. Biz de, tepelerine binmek üzere olan azâbı geri çevirdik ve onları, hayatlarının sonuna kadar huzur içinde yaşattık.

İman ettiler; onları bir süre geçindirdik.

(Ona) inanmışlardı; biz de onları bir süreye kadar yaşatmıştık.**

Sonunda ona îman ettiler, Biz de onları (uygun gördüğümüz) süreye kadar yaşattık.

onlar, [bu defa o'na] inandılar; 59 bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında 60 onlara mutlu bir hayat yaşattık.

Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık. 10/98

Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onları bir müddet daha refah içinde yaşattık.[4037]*

Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).

Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları hayattan istifade ettirdik.

İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

Daha sonra ona inandılar. Biz de onları bir süreye kadar refah içinde yaşattık.

Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.

Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.

Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.

pes įmān getürdiler pes gönendürdük anları bir zamāna degin.

Īmān getürdiler. Pes gönderdük anları bir zamāna degin.

Nəhayət, onlar ona (Yunisə) iman gətirdilər və Biz də onlara müəyyən vaxtadək (ömürlərinin axırına kimi) gün-güzəran verdik.

And they believed, therefor We gave them comfort for a while.

And they believed; so We permitted them to enjoy (their life)(4128) for a while.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.