29 Kasım 2022 - 5 Cemaziye'l-Evvel 1444 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yâsîn Suresi 20. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vecâe min aksâ-lmedîneti raculun yes’â kâle yâ kavmi-ttebi’û-lmurselîn(e)

Ve şehrin ta öte ucundan birisi, koşarak gelmişti de ey kavmim demişti, uyun peygamberlere.

İsa Peygambere inandığı için öldürülen Habbi-i Neccâr'dır.

(O sırada) Şehrin ta öbür ucundan (inançlı ve vicdanlı) bir adam (Habib-i Neccar) koşarak geldi ve dedi ki: “Ey kavmim (hemşehrilerim!); uyun bu gönderilen elçilere!” (İtiraz ve inkâr etmeyiniz.)

Şehrin taa öbür ucundan bir adam, başına gelecek herşeyi göze alarak çıkageldi ve dedi ki: “Ey kavmim! Şu görevli Allah elçilerini, dinleyin ve dediklerini tutun.

O sırada şehrin ta ucundan güvenilir bir adam koşarak geldi.
“Ey kavmim, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderilen peygamberlere uyun, tebliğlerini kabul edin” dedi.

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey kavmim! Elçilere uyun.

Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: 'Ey kavmim, elçilere uyun' dedi.

(O esnada, elçilerin geldiğini haber alan ve Allah'a ibadet etmekte olan) bir adam (Habîbü'n-Neccar), şehrin tâ ucundan koşarak geldi (ve şöyle) dedi: “- Ey kavmim, uyun bu gönderilen elçilere;

Ve bu arada şehrin kenar mahallesinden bir adam koşarak geldi: “Ey milletim bu elçilere uyunuz!

Şehrin en kültürlü adamlarından biri koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk, bu peygamberlere uyunuz!”

Şehrin öte başından, bir kişi koşarak geldi: «Ey ulusum! Uyun peygamberlere

Derken şehrin en ileri gelenlerinden bir adam koşarak gelip şöyle dedi: “Ey topluluk, bu elçilere uyunuz!”

Şehrin en uzak mahallinden koşub gelen bir âdem [1] ânlara: "Yâ kavim rasûllere ittibâ’ idiniz" diyu bağırıyor idi.

[1] Neccâr Habib

Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun."

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”

O sırada şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi; şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.

Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. «Ey kavmim! dedi, bu elçilere uyunuz!»

Kentin en uzak yakasından bir adam koşarak, "Ey halkım," dedi, "Elçilere uyun."

O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"

O esnada şehrin tâ ucundan bir er koşarak geldi, ey hemşerilerim: dedi: uyun o gönderilen Resullere

Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey halkım, gönderilmiş olan resûllere uyun!” dedi.

O şehrin en uc (kenar) ından koşarak bir adam geldi. «Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara».

Derken şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi; dedi ki: “Ey kavmim! (Bu)elçilere uyun!”(1)

(1)Burada zikredilen koşarak gelen zâtın Habîbü’n-Neccâr olduğunu, tefsirlerin birçoğu beyân etmektedir. Kavmi olan Antakya halkını uyarması üzerine ş... Devamı..

Kasabanın uzak bir yerinden koşarak gelen bir adam “Ey Kavmim! Gelen bu elçilere uyun.”

Derken, şehrin ırağından bir er koşup geldi de dedi: "Ey ulusum! Bu elçilere uyun,

Şehrin kenarından bir adam [³] koşup geldi, dedi ki «— Ey kavmim! Peygamberlere tâbi olun»

[3] Elçiler Hazret-i İsa'nın elçileriyse kasaba Antakya, bu adam da Habip Neccar olur.

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve “Ey kavmim elçilere tabi olunuz!” dedi.

Derken şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi de, “Ey kavmim! Elçilere uyun” dedi.

Derken, davetçilerle inkârcılar arasında bu mücâdele sürüp giderken, şehrin ta öte ucundan bir yiğit adam, başına gelecek her şeyi göze alarak koşa koşa oraya geldi: Nefes nefese, “Ey halkım!” diyordu, “Gelin bu Elçilere uyun!”

Bir adam koşarak Şehir’in öte ucundan geldi.
Dedi ki: -“Ey kavmim! Gönderilmiş (Rasûl)ler’e / Elçiler’e uyun!”.

Derken şehrin öbür ucundan soluk soluğa gelen (Antakya'lı Habibü' n-Neccâr) bir adam: " Sevgili milletim!. bunların dediklerini kabul edin. "

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. “Ey kavmim! Elçilere uyun!”

(Bu esnada) şehrin ileri gelenlerinden bir adam [*] koşarak gelmiş [*] ve şunları söylemişti: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun!

Benzer bir kullanım için bkz. Kasas 28:20. Bu ifade, “Şehrin öte ucundan koşarak bir adam geldi” şeklinde de tercüme edilmektedir. Ancak her iki kulla... Devamı..

Şehrin en saygın kimselerinden¹ bir adam koşarak geldi ve: “Ey kavmim! Elçilere uyun.” dedi. (Ve şöyle devam etti:)

1 Âyetin bu bölümü: “Şehrin ta öteki ucundan bir adam…” diye de tercüme edilebilir. Bu adamın kimliği hakkındaki bilgilerin tramamı israiliyyat kaynak... Devamı..

Kentin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi [ve] “Ey kavmim!” dedi, “Bu elçilere uyun!

Derken şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve: Ey halkım gelin bu elçilere uyun, dedi. 13/7, 35/24

Derken, şehrin en uzağından bir adam[³⁹³⁹] koşarak gelip “Ey kavmim!” dedi, “Elçilere uyun!

[3939] Veya: “Şehrin ileri (gelenlerinden) bir adam”.

O şehrin en uzak bir tarafından bir er, koşar bir halde geldi. Dedi ki: «Ey kavmim! O gönderilmiş olanlara tâbi olun.»

Derken. . . şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: “N'olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun! ”

Bu zat, Habib-i Neccar diye bilinir.

Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun." dedi.

Şehrin öte tarafından bir racül [³] koşarak geldi ve: "Ey Kavmim! Rasûllere ittibâ' idiniz."

[3] 'Îsâ 'aleyhisselâma îmân idenlerden Habib en-Neccâr nâm zât ki Antakya'da kabri elyevm ziyâretgâhdır.

Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi; “Ey kavmim, uyun bu elçilere!” dedi.

Şehrin öbür ucundan koşa koşa bir adam geldi:-Ey halkım elçilere tabi olun, dedi..

Derken şehrin uzak tarafından bir adam koşarak geldi.(8) “Ey kavmim,” dedi. “Elçilere uyun.

(8) Seyyid Kutub’un deyimiyle, bu, hak olan bir çağrıya, sağduyulu bir insanın katılmasıdır. Mevkii ve nüfuz sahibi olmayan sade bir insan, nemelâzımc... Devamı..

Kentin öbür ucundan bir adam koşarak gelip şöyle dedi: "Ey topluluk, bu elçilere uyun!"

daħı geldi şaruñ ıraġıraġından bir er ya'nį ḥabįb-i neccār yügrür eyitti “iy ķavmum! uyuñ yalavaçlara.”

Daḫı geldi şehr āḫirinden bir kişi segirdüp. Eyitdi: İy ḳavmüm, uyuñuznebīlere, didi.

Şəhərin (Antakiyanın) ən ucqar tərəfindən (abid) bir kişi (Həbib Həccar) çaparaq gəlib dedi: “Ey qövmüm! Elçilərə tabe olun!

And there came from the uttermost part of the city a man running. He cried: O my people! Follow those who have been sent!

Then there came running, from the farthest part of the City, a man,(3966) saying, "O my people! Obey the messengers:

3966 While the wealthy, influential, and fashionable men in the City were doubtful of Allah's providence and superstitiously believed in Chance and ev... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.