29 Kasım 2022 - 5 Cemaziye'l-Evvel 1444 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Fâtır Suresi 43. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İstikbâran fî-l-ardi vemekra-sseyyi-/(i)(c) velâ yahîku-lmekru-sseyyi-u illâ bi-ehlih(i)(c) fehel yenzurûne illâ sunnete-l-evvelîn(e)(c) felen tecide lisunneti(A)llâhi tebdîlâ(en)(s) velen tecide lisunneti(A)llâhi tahvîlâ(n)

Yeryüzünde ululuk satmalarını ve kötü düzenlere baş vurmalarını icabettirdi, halbuki kötü düzen, ancak sahibinindir; onlar, evvelkiler hakkında yürüyen yoldanyoradamdan başka bir şey mi bekliyorlar? Gerçekten de Allah'ın yolununyoradamının yerini hiç bir şey tutmaz ve Allah'ın yoluyoradamı, kesin olarak değişmez.

(Üstelik) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp planlayarak (Elçiye ve Hakk davetçiye karşı çıkmışlardı). Oysa kötü niyetli hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmayacaktı. Onlar (kendileri gibi hile ve tuzak kuran) önceki kavimlerin kanunundan (ve onların çarptırıldığı cezadan) başkasını mı bekliyorlardı? (Veya hile ve hıyanetleri yanlarına kâr mı kalacak zannediyorlardı? Oysa) Allah’ın sünnetinde (ezeli adalet prensiplerinde ve hikmet projelerinde) asla bir değişme-başkalaşma bulamazsın ve Allah’ın sünnetinde (tabii ve takdiri yasalar sisteminde) kesinlikle bir sapma ve caymaya rastlayamazsın.

Yeryüzünde böbürlenmelerini ve Allah'ın mesajlarına karşı, kötü düzenler kurma çabalarını artırdı. Halbuki bütün kötü düzenler, sonunda sadece sahiplerine dolanır. Yoksa onlar, önceki günahkarların sürüklendikleri yoldan başka birşey mi bekliyorlar? Sen Allah'ın tuttuğu yol ve yöntemde hiçbir değişiklik göremezsin; evet sen, Allah'ın yol ve yönteminde sağa sola sapma da bulamazsın.

Yeryüzünde, ülkede büyüklük taslayarak serkeşlik ve zorbalık yaparak sinsice kötülük tuzakları kurup, suikastler tertipleyerek ona iman etmediler. Halbuki, sinsi kötülük tuzakları, ancak sahibinin, yapanın boynuna geçer, işlerini bitirir. Onlar, öncekilerin başlarına gelen belâlardan, felâketlerden başka bir şey mi bekliyorlar? Sen, Allah'ın sünnetinde, kanunlarında aslâ bir değişiklik göremezsin. Onların yerini dolduracak kanun da bulamazsın. Allah'ın kanunlarının uygulanmasında aslâ geri çevrilme, zaman-mekân sapması yapılarak değiştirilme, hak edenlerden başkalarına yönlendirilme de da göremezsin.

bk. Kur’an-ı Kerim, 13/11; 17/77; 48/23.

(Bu) yeryüzünde büyüklük taslamaları ve kötü tuzak kurmaları (dolayısıyladır). Kötü tuzak ise ancak sahibine dolanır. Onlar öncekiler hakkındaki uygulamadan başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın. Allah'ın sünnetinde bir sapma da bulamazsın.

(Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın.

Bu da, yeryüzünde kibirlenmeleri ve kötü hileleri yüzündendi. Halbuki fena bir kuruntu, ancak sahibinin başına geçer. O halde evvelkilerin sünnetinden (inkârcıların başına gelen azabdan) başka ne gözetirler? Sen Allah'ın sünnetinde, (kâfirlere azap kanununda) aslâ bir tedbil bulamazsın. Allah'ın sünnetinde bir tahvil de bulamazsın.

(Yani) onlara, yeryüzünde büyüklük taslamaları ve kötü tuzaklar kurmaları neticesini verdi. Hâlbuki kötü tuzak, ancak sahiplerini kuşatır. Artık onlar, geçmiş ümmetlerin başına gelen İlahî yasadan başka bir şey beklemiyorlar. Ve asla Allah’ın yasasında bir değişiklik bulamazsın. Ve asla Allah’ın yasasında bir sapma bulamazsın. (Azap yasası mutlaka onları yakalayacaktır.)

Çünkü onlar yeryüzünde kibirlendiler ve kötü tuzaklar kurdular. Halbuki kişi, kazdığı kuyuya kendi düşer. Onlar öncekilere uygulanan yasayı mı bekliyorlar? Allah'ın yasasında asla bir değişme bulamazsın. Allah'ın yasasında bir başkalaşma da bulamazsın.[460]

[460] Sünnet/yasa kelimesi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 533.

Kocunduran geldiğinde onlara -yeryüzünde kasalarak, kötü tuzak kurarak- ancak, artırmıştır bu iğrenmelerin; bir kötü tuzak kuran, yalnız kendisi düşer, onlar, önce gelenlerin uğramış oldukları şeyi mi beklemekteler? Allahın türesinde değişme hiç bulamazsın, Allahın türesinde, dönmek de hiç bulamazsın !

Bunun sebebi ise; yeryüzünde büyüklük taslamaları ve hileli düzen kurmalarıdır. Oysa kötülük planları, ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer). Onlar, evvelkilerin (başlarına gelen azap) kanunundan başka bir akıbet mi bekliyorlar? Allah'ın sünnetinde (toplumların hayatı için koyduğu kaideler, kanunlar bütününde) asla bir değişiklik göremezsin! Allah'ın yol ve yönteminde herhangi bir sapma da bulamazsın!

Arz üzerinde gurûr sâikasıyla fenâ hîlelere tevessül itdiler lâkin bu fenâ hîleleri ancak isti’mâl idenleri ihâta ider Allâh’ın evvelkilere yapdığından başka bir mu’âmeleye mi muntazırdırlar. Halbuki sen Allâh’ın ’adâletinde inhirâf bulamıyacaksın.

42,43. Kendilerine bir uyarıcı gelince, ümmetler içinde en doğru yolda gidenlerden biri olacaklarına, and olsun ki, bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi; fakat kendilerine uyarıcının gelmesi, yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü düzen kurmak ile uğraştıklarından sadece nefretlerini arttırdı. Oysa pis pis kurulan kötü tuzağa ancak sahibi düşer. Öncekilere uygulanagelen yasayı görmezler mi? Sen Allah'ın yasasında bir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın yasasında bir başkalaşma da bulamazsın.

Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

Çünkü yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötülük tuzakları kuruyorlardı. Halbuki kötülük tuzakları, kuranların ayağına dolaşır. Yoksa onlar öncekilere uygulanan yasalardan başkasını mı bekliyorlar? Allah’ın yasalarında asla bir değişme bulamazsın; Allah’ın yasalarında asla bir sapma da bulamazsın.

Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzaklar kuruyorlardı. Halbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer. Onlar öncekilerin kanunundan (onlara uygulanandan) başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın kanununda asla bir değişme bulamazsın, Allah'ın kanununda kesinlikle bir sapma da bulamazsın.

Yeryüzünde büyüklendiler, kötülük planladılar. Halbuki kötü plan sahibine geri teper. Geçmişlere uygulanan sünnet (yasa) dan başkasını mı bekliyorlar? ALLAH'ın sünnetinde bir değişiklik göremezsin; ALLAH'ın sünnetinde bir sapma göremezsin.

Tanrı'nın sünnetine karşı Muhammed'in sünnetini uyduranlar bu ayete muhataptırlar. Bak 33:38.

(Bu da) yeryüzünde bir kibirlenme ve bir suikast düzenidir. Halbuki fena düzen ancak sahibinin başına geçer. O halde öncekilerin kanunundan başka ne gözetiyorlar? Sen Allah'ın sünnetinde asla bir değişme bulamazsın. Sen Allah'ın sünnetinde asla bir başkalaşma da bulamazsın.

Yer de bir kibirlenme ve bir sui kasd düzeni, halbuki fena düzen ancak sahibinin başına geçer, o halde evvelkilerin sünnetinden başka ne gözetirler. O halde Allahın sünnetine bir tebdil bulamazsın, Allahın sünnetine bir tahvil de bulamazsın

Yeryüzünde büyüklendiler ve kötü planlar yaptılar. Oysa kötü planlar, sahibinden başkasını kuşatmaz. Öyleyse onlar, öncekilerin sünnetinden¹ başkasını mı gözlüyorlar? Hâlbuki Allah'ın sünnetinde² asla bir değişiklik bulamazsın. Allah'ın sünnetinde asla bir sapma bulamazsın.

1- Öncekilerin başına gelenler. 2- Allah\ın yasasında.

Çünkü (onlar) yer (yüzün) de büyüklenmek, fena (ve) hîyle (li tuzaklar) kurmak (istiyorlar). Halbuki kötü düzen, ona ehil olandan başkasını sarmaz. Ya onlar daha evvel ki (ümmet) ler (hakkında carî olan) kaanundan başkasını mı bekliyorlar? (Hayır) sen Allahın kaanununda asla bir değişiklik bulamazsın. Sen Allahın kaanununda asla bir döneklik de bulamazsın.

(Bu da) yeryüzünde büyüklük taslamaktan ve kötü tuzak kurmaktan (dolayıdır). Hâlbuki kötü tuzak, ancak sâhibine dolanır. O hâlde (bunlar), öncekilere tatbîk edilen (İlâhi)kanundan başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın kanununda ise aslâ bir değişme bulamazsın! Ve Allah'ın kanununda aslâ bir sapma bulamazsın (hak edene o azab, mutlaka gelir)!

Onlar yeryüzünde büyüklendiler ve sadece kötülükleri planladılar. Ancak yaptıkları kötülük planları, onu yapanların başlarına geldi. Onlar, daha önce kendileri gibi yanlış davrananların başına gelenlere bakmıyorlar mı? Allah’ın koyduğu kurallarda (sünnetinde) asla bir değişiklik bulamazsın ve yine Allah’ın koyduğu kurallarda asla bir çelişki bulamazsın.

Çünkü büyüklük taslıyorlar, yeryüzünde kötü düzenler kuruyorlardı. Oysaki kötü düzen yalnız onu kuranın ayağına dolaşır. Yoksa onlar kendilerinden öncekilere karşı tutulan yoldan başkasını mı bekliyorlar? Ancak, Allah’ın yolunda hiç değişiklik bulamazsın. Allah’ın yolunda eğrilik de bulamazsın.

Bu da yeryüzünde imanı kibirlerine yediremediklerinden, kötü bir fikirde bulunduklarından dolayıydı. Kötü fikir yalnız ehlini sarar, onlar yalnız daha evvel aynı halde bulunanların uğradıkları ceza ve âdeti bekliyorlar? Allah/ın âdetinde hiçbir vakit ceza itibariyle değişiklik, istihkak-ı ceza itibariyle de döneklik göremezsin [²].

[2] Yani bu ceza hem değişmez, hem müstahakkînden başkasına verilmez.

(Çünkü) onlar, yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötü tuzak planlıyorlardı/kuruyorlardı. Oysa kötü tuzağa ancak sahibi [ehlihi] düşer. Onlar öncekilere uygulanan yasadan başkasını mı bekliyorlar? Sen Allah’ın yasasında asla bir değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın yasasında asla bir sapma/başkalaşma [tahvîlen] da bulamazsın.²²

22 Krş. İsrâ, 17/77; Ahzâb, 33/38, 62; Mü’min, 40/85; Fetih, 48/23

(Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötü düzen kurarak (uzaklaştılar). Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle nicelik olarak bir değişim bulamazsın ve sen Allah'ın sünnetinde kesinlikle nitelik olarak da bir dönüşüm bulamazsın.

Çünkü onlar, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslıyor, sahip oldukları imtiyazları kaybetmemek için Kur’an’a karşı çirkin plânlar kuruyorlar. Oysa kötü plân, sadece sahibini helâk eder! Hal böyleyken, bu zâlimler Allah’a ve Elçisine inanmak için daha ne bekliyorlar? Yoksa onlar, kendilerinden önceki isyankâr toplumları, devletleri ve medeniyetleri felâkete sürükleyen ilâhî kanunların kendi üzerlerinde uygulanmasını mı bekliyorlar? Öncekiler, ya bir azapla helâk edilerek, ya düşman istilasına uğrayarak, ya da Peygamberin takipçileri tarafından yenilgiye uğratılarak cezalandırılmışlardı. Bugün de böyledir bu, yarın da böyle olacaktır. Unutma; toplumlar ve çağlar ne kadar değişirse değişsin, Allah’ın yasalarında hiçbir bozulma, pörsüme ve değişiklik göremezsin ve Allah’ın yasalarının uygulanmasında,kıyâmete kadar bir aksaklık ve bir sapma da göremezsin.
İnsanlık tarihini şöyle bir gözden geçiren ve devletlerin yıkılış sebepleri üzerinde biraz düşünen bir kimse, zâlimlerinin sonunun hep aynı olduğunu görecektir:

Yeryüzü’nde büyüklenmeyi ve Kötü tuzak kurmayı (artırdı).
Kötü Tuzak ancak sahibini kuşatarak içine alır.
Öncekiler’e uygulanan sünnetten / yasadan başkasını mı bekliyorlar?
Allah’ın yasasında bir tebdîl / değişiklik bulamayacaksın.
Allah’ın yasasında bir tahvîl / değişim de bulamayacaksın.

Yeryüzünde böbürlenip havalara girdiler. alçakça tuzaklar kurdular. Başkasının kuyusunu kazan, kazdığı kuyuya kendi de düşer. Şimdi bu insanlar, tarihî tekerrür yasasının işlemesini mi bekliyorlar? Resulüm! şunu bil ki Allah'ın tarihî tekerrür yasası ne değişmiş ne de bozulmuştur.

Onlar yeminlerine aykırı davranıyorlar. Çünkü onlar yeryüzünde büyüklük taslayarak ayetlerimize karşı tuzaklar kuruyorlar. Bilseler onlar kendi kazdıkları kuyuya düşüyorlar. Onlar öncekilerin başına gelen cezadan başkasını mı bekliyorlar? Allah’ın yasasında bir değişiklik bulamazsın! Allah’ın yasaları yazboz yasaları değil ki iki de bir çıkarlara göre değiştirilerek saptırılsın! Geçmişte inkâr ederek yasalarımıza karşı çıkanları nasıl cezalandırdıysak, onları da öyle cezalandırırız. Onlar cezamızdan kurtulacağını mı sanıyorlar? İnkâr eden hiç kimse cezamızdan kurtulamaz. İstedikleri kadar mevkileri, makamları, orduları, malları, mülkleri, varlıkları, evlatları olsun! Onları yeryüzünden siler atarız. Hesap günü de cehennemin dibine göndeririz.

42,43. Kendilerine bir uyarıcı gelmesi hâlinde, herhangi bir topluluktan daha doğru yolda olacaklarına dair [*] bütün güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı gelince bu, onların sadece gerçek(ler)den uzaklaşmalarını yani yeryüzünde kibirlenmelerini ve kötülük tuzağını (kurmalarını) artırdı. Oysa kötü tuzak, sadece sahibinin başına geçer. [*] Onlar öncekilere (uygulanan) kanunundan başka ne bekliyorlar ki! Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın! Allah’ın kanununda asla bir sapma bulamazsın. [*]

Benzer mesajlar: En‘âm 6:157; Zümer 39:57.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10; Mü’m... Devamı..

(Hem de bunu) yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötü tuzaklar hazırlayarak (yaptılar). Hâlbuki bütün kötü tuzaklar, sadece sahibine döner.¹ (Bir de) onlar kendilerine, öncekilere uygulanandan başka bir şey uygulanmasını mı bekliyorlar? Sen, Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamadığın gibi, Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir sapma da bulamazsın.

1 Bu ifâde mecâzî bir ifâde olup, Türkçe karşılığı; “hâlbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer.” şeklinde olabilir.

yeryüzünde böbürlenmelerini artırdı, [Allah’ın mesajlarına karşı] şeytanî itirazlar ³³ geliştirme [çaba]larını… Halbuki, bütün şeytanî tuzaklar [sonunda] sadece sahiplerini yutar; yoksa onlar, önceki [günahkar]ların [sürüklendikleri] yoldan ³⁴ başka bir şey mi bekliyorlar? Sen Allah’ın tuttuğu yol ve yöntemde hiçbir değişiklik göremezsin; evet sen, Allah’ın yolunda ve yönteminde bir sapma göremezsin!

33 Yani, bu mesajları karalamayı ve onların ilahî niteliğini “çürütme”yi amaçlayan temelsiz itirazlar (karş. 10:21 veya 34:33 ve bu ayetlere ait, mekr... Devamı..

Uyarıcının gelmesi onların memlekette büyüklük taslamalarına ve ona karşı sinsice tuzaklar kurmalarına sebep oldu. Oysa bu sinsi tuzaklara ancak o tuzağı planlayanlar düşer. Şimdi onlar kendilerinden öncekilere uygulanan toplumsal yasadan başka bir şey mi bekliyorlar. Unutmayın ki Allah’ın sünnetinde/yasasında herhangi bir değişiklik bulamazsın ve Allah’ın sünnetinde/yasasında herhangi bir sapma da bulamazsın. 8/30, 17/76-77, 48/23

yeryüzünde kibir ve çirkin bir entrika (düzeni kurdular). Oysa ki her çirkin entrika sadece onu çevireni çepeçevre kuşatır: bu durumda onlar, öncekilere uygulanan ilâhî uygulama dışında başka bir şey mi bekliyorlar? Ve sen Allah’ın sünnetinde hiç bir başkalaşma göremezsin;[³⁹²²] evet sen Allah’ın sünnetinde hiç bir sapma da göremezsin.

[3922] Tebdîl için bkz: 30:30, not 37.

(Bu da) Yerde böbürlenmekten ve kötü bir kasıtta bulunmalarından (neş'et etmiştir). Ve kötü bir kasıt, kendi ehlinden başkasına arız olmaz. O halde evvelkilerin adetinden başka ne gözetirler? Artık sen Allah'ın sünneti için bir değişiklik bulamazsın. Ve Allah'ın sünneti için bir döndürülmek de bulamazsın.

Sebebi ise: dünyada sırf böbürlenip büyüklük taslamak ve bir de kötü bir tuzak kurmak istekleriydi. Halbuki kötü tuzak, sadece hazırlayanın ayağına dolanır, sadece onu perişan eder. Onlar daha öncekilerin uğradıkları fecî âkıbetten başka bir şey mi bekliyorlar? Sen Allah'ın nizamında hiçbir tebdil, hiçbir değişiklik bulamazsın! [13, 11; 17, 77; 48, 23]

Yeryüzünde büyüklük taslama(larını) ve kötü tuzak(lar) kurma(larını artırdı.) Kötü tuzak, ancak sahibine dolanır. Onlar öncekilerin yasasından başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın; Allah'ın yasasında bir sapma bulamazsın.

Kötülerin Allâh'ın gazabına uğrayıp mahvolacağı, eskiden beri Allâh'ın uygulanan yasasıdır.

Bunun sebebi de, arzda kibir ve gurûrları ve fenâ mekr ve hîleleridir. Fenâ hîle ancak onı yapana lâhik olur. Yoksa onlar evvelki akvâmın helâkleri hakkındaki sünnet-i ilâhiyeye mi intizâr iderler? Öyle ise Allâh'ın sünnetinde ne tebdîl ve ne tahvîl bulursun.

Bunu, orada büyüklük taslamak ve kötü düzen kurmak için yaptılar. Oysa kötü düzen, onu kuranların başını yakar. Öncekilere uygulanagelen yasaya bakmazlar mı? Allah'ın yasasının yerine geçecek birşey bulamazsın. Sen Allah'ın yasasında bir değişiklik de göremezsin.

Yeryüzünde büyüklenerek ve kötü planlar kurarak... Oysa kötü tuzağa ancak tuzağı kuranlar düşer. Onlar, öncekilere uygulanan kanundan başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın kanununda bir değişiklik bulamazsın. Allah'ın kanununda bir sapma da bulamazsın.

Çünkü yeryüzünde büyüklük taslıyor ve kötülük tasarlıyorlardı. Fakat kötü tuzak sahibinin başına geçer. Onlar daha öncekiler için geçerli olan yasadan başka birşey mi bekliyorlar? Oysa Allah'ın kanununda hiçbir değişim bulamazsın. Allah'ın kanununda hiçbir dönüşüm de bulamazsın.(6)

(6) Ne azabın kendisi değişir, ne de hak edenden başkasına çevrilir.

Yeryüzünde kibirlendi ve kötülük tezgâhladılar. Oysaki tezgâhlanan kötülük, sahibinden başkasını kuşatmaz. Öncekilerin başına gelenlerden başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın yol ve yönteminde değişme asla bulamazsın! Allah'ın yol ve yönteminde döneklik de bulamazsın!

boyun virmemekden yirde daħı yavuz mekr ya'nį yavuz mekr eylediler daħı inmez yavuz mekr illā ehline. pes hįç güyerler mi illā ilergiler sünnetine. [234b] pes hergiz bulmayasın Tañrı sünnetine degşürmegi daħı hergiz bulmayasın Tañrı sünnetine döndürmeġi.

Büyüklenüp yir yüzinde yaman mekr eylediler. Daḫı inmez yamanmekr, illā ehline. Pes anlara muntaẓır olmazlar, illā ilerükilerüñ sünnetine‘aẕābda. Sen yā Muḥammed, Allāh sünnetine giderici ṭapmazsın. Daḫı Allāhsünnetine naḳl idici ṭapmazsın.

(Bu isə onların) yer üzündə təkəbbür göstərmələri (iman gətirməyi özlərinə sığışdırmamaları) və pis əməlləri ucbatından idi. Pis əməl (qərəzli hiylə) ancaq onun öz sahibinin başında çatlayar. Məgər onlar Allahın adəti (qayda-qanunu) üzrə (özlərindən) əvvəlkilərin düçar olduqları müsibətlərimi (həmin müsibətlərin onların öz başlarına da gəlməsinimi) gözləyirlər? (ya Peyğəmbər!) Sən Allahın qoyduğu qayda-qanunda heç bir dəyişiklik tapmazsan!

(Shown in their) behaving arrogantly in the land and plotting evil; and the evil plot encloseth but the men who make it. Then, can they expect aught save the treatment of the folk of old? Thou wilt not find for Allah's way of treatment any substitute, nor wilt thou find for Allah's way of treatment aught of power to change.

On account of their arrogance in the land and their plotting of Evil.(3936) But the plotting of Evil will hem in only the authors thereof. Now are they but looking for the way the ancients(3937) were dealt with? But no change wilt thou find in Allah's way (of dealing):(3938) no turning off wilt thou find in Allah's way (of dealing).

3936 Two causes are mentioned why the Truth is refused acceptance. (1) Unregenerate man is arrogant, and Truth and Righteousness expose all his preten... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.