Vece’alnâ minhum e-immeten yehdûne bi-emrinâ lemmâ saberû(s) vekânû bi-âyâtinâ yûkinûn(e)
Ve içlerinden, sabrettikleri takdirde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tayin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.
(Ayrıca, nefsin kötü arzularına ve hayatın zorluklarına) Sabretmeleri ve ayetlerimize yakinen (kesinlikle ve şüphesiz) iman etmeleri (hatırına, takdir) emrimizle onların içinden hidayet rehberi olan önderler tayin edip (çıkarmıştık).
Ve İsrailoğullarının içinden her türlü sıkıntı ve zorluklara katlandıkları takdirde onları emrimizle doğru yola iletip, yönelten önderler kıldık. Onlar bizim ayetlerimize adamakıllı inanıyorlardı.
Sabrettiklerinde onlardan, bizim emrimizle doğruya ileten önderler kıldık (çıkardık). Onlar ayetlerimize de kesin olarak inanıyorlardı.
Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.
İsrâiloğullarından da, (dinlerinde) sabrettikleri için, emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar, (Tevrat'daki) ayetlerimizi yakînen biliyorlardı.
Biz o İsrailoğullarından, sabrettikleri zaman, emrimizle (insanlara) yol gösteren önderler yaptık. Onlar, ayetlerimize gerçekten inanıyorlardı.
Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.
Sabrettikleri, bizim âyetlerimize inandıkları çağda biz onları, bizim emrimizle doğru yol gösteren öncüler kıldık
(İsrailoğullarından) sabrettiği ve (Tevrat'taki) ayetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan (toplumlarına) doğru yolu gösteren önderler çıkardık.
Sabırlı ve âyâtımıza mu’tekid olduklarını ibrâz iyledikleri zamân evâmirimiz mûcibince sevk idilmeleri içün ânlar meyânında imâmlar bulundırdık.
Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.
Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.
Sabredip âyetlerimize kesin olarak iman ettikleri zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren rehberler çıkardık.
Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.
Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.
Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve âyetlerimize yakîn ile sarılmışlardı
Sabretmeleri ve âyetlerimize kesin bir şekilde inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan (İsrâiloğullarından) bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yîn etmişdik ve onlar âyetlerimizi çok iyi biliyorlardı.
(İsrâiloğulları) sabrettikleri zaman, onların içinden, emrimizle hak yolu gösterecek önderler kıldık. Çünki (onlar) âyetlerimize kat'î olarak inanıyorlardı.
Ve biz onlardan (İsrailoğullarından dinlerinde) sabrettikleri (direnip dayandıkları) zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten öncüler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.*
İsrail oğullarından bir gurubu (ümmeti), sabretmeleri ve ayetlerimize kesin inanmalarından dolayı, bizim emirlerimiz doğrultusunda insanları doğru yola ileten önderler yaptık.
Katlanmayı bildikleri, belgelerimize de kandıkları için, içlerinden buyruğumuzla onları doğru yola iletecek önderler de çıkardık.
Onlardan bir kısmı göğsünü gerip âyetlerimizi yakînen bildikleri zaman onları fermanımız ile halka yol göstermek üzere pişüvalar kılmıştık.
Sabredip/göğüs gerip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların içlerinden emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkardık.
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler tayin etmiştik.
Bakın; İsrail Oğulları, omuzladıkları mücâdelenin zorluklarına sabırla göğüs gerdikleri ve ayetlerimize gereğince inandıkları sürece, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda toplumlarını doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. İşte siz de aynı tavrı gösterirseniz, sizi de tüm insanlığın öncüleri ve önderleri kılacağız.
Sabrettiklerinde, onlardan bizim emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Âyetlerimize kesin inanıyorlardı.
İsrailoğulları arasından önderler yetiştirdik. talimatımız doğrultusunda sabırla yol aldılar, bizim sözlerimize yürekten bağlı idiler...
Onların arasında inançlarında azimli kararlı olanlar vardı. Yasalarımıza harfiyen uyarak yaşıyorlardı. Böylelerini emrimizle yol göstermeleri için insanlara önder kıldık!
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık. [*]
Biz sabretmeleri ve bizim âyetlerimize tereddütsüz inanmaları sebebiyle, onların içerisinden (insanları) emrimizle hak yola ulaştıran, önderler yetiştirdik.¹
ve [nasıl ki] sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda ¹⁹ [kavimlerini] hidayete ulaştıran önderler çıkardık, [işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahî kelâm için de aynı şey geçerli olacak.] ²⁰
Ve biz, davalarında direnip sabredenleri ve bizim ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda onların içinden insanları mesajlarımızla doğru yola çağıran önderler çıkarmıştık. 9/124, 16/125, 42/15
Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip âyetlerimize yakînen inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.
(Musa'ya tabi olanlar, düşmanlarının ezâ ve cefâsına karşı) Sabredip katlandıkları (bu arada Rablerinin emir ve yasaklarını harfiyyen yerine getirdikleri) zaman, içlerinden -emrimizle- halkı doğru yolu gösterecek rehberler tayin ettik ki onlar, ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı!
Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler kıldık.
Ve sabrettikleri zaman onlardan rehberler kılmıştık ki, Bizim emrimizle doğru yola sevkederlerdi ve âyetlerimize yakînen kani bulunmuşlardı.
23, 24. Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Mûsâ'ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. [17, 2]
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.
Belâ ve mesâ'îbe sabır itdikleri ve âyetlerimize tamamıyle îmân iyledikleri sebebiyle Benî İsrâîl'den emrimizle nâsı hidâyete götürür imâmlar yapdık.
Ayetlerimize kesin olarak inanıp dik duruş gösterdikleri zaman onları, emrimizle yol gösteren önderler yapmıştık.
Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.
Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek sabır ve sebat ettiklerinde, içlerinden buyruğumuzla insanlara doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.
Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.
daħı eyledük anlardan imāmlar, yol gösterürler buyruġumuz-ile ol vaķt kim śabr eylediler daħı oldılar āyetlerümüze gümānsuz olurlar.
Daḫı anlardan imāmlar ḳılduḳ ki ḫalḳa yol gösterdiler‐idi bizüm buy‐ruġumuzla ṣabr itdükleri vaḳt. Daḫı anlar bizüm āyetlerümüze şeksüzinanurlardı.
(Çətinliklərə) səbr etdikləri və ayələrimizə ürəkdən inandıqları üçün Biz onlardan (İsrail oğullarından) əmrimizlə (insanlara) haqq yolu göstərən rəhbərlər tə’yin etmişdik.
And when they became steadfast and believed firmly in Our revelations, We appointed from among them leaders who guided by Our command.
And We appointed, from among them, leaders, giving guidance(3658) under Our command, so long as they persevered with patience and continued to have faith in Our Signs.
Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |