17 Ekim 2021 - 11 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 209. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Żikrâ vemâ kunnâ zâlimîn(e)

Öğüt vermesinler ve biz zulmetmeyiz hiç.

(Ve onlara gerekli zikri) İkaz ve ihtarı yapmışlardı. (Buna rağmen dinlemeyip belalarını buldular.) Biz asla zulmetmiş değilizdir.

Ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden, çünkü biz, hiç kimseye asla haksızlık etmeyiz.

İkazda bulunmadan, öğüt vermeden de helâk etmedik. Biz zâlim değiliz.

Hatırlatma yapılmıştır. Biz zalimler değiliz.

(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.

(Onlara) öğüd verilmiştir. Biz (onları helâk etmekle) zulmetmiş değilizdir.

Bu helak edişimiz, başkaları için bir ikaz oldu. Ve Biz, zulmedenler olmadık. [Onlar helak olmayı hak ettikleri için helak oldular.]

Bu, bir uyarıdır. Biz, asla hiçbir kimseye haksızlık yapmayız.

208,209. Kocunduranlarla, bir öğüt göndermedikçe, yok etmedik bir kenti, zalimlerden değiliz

208-209. Biz, hiçbir memleketi uyarıcılar göndermedikçe helâk etmedik. Bu, bir hatırlatmadır. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık etmeyiz.*

208, 209. Bir karyeyi helâk itmedik ki âna rasûl gönderilmemiş ve kendilerine ihbâr vâki’ olmamış olsun. Biz zâlim değiliz.

208,209. Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.*

Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

208, 209. Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.

Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.

(Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.

İhtar edilmiştir, ve biz zulmetmiş değilizdir

Bu öğüttür¹. Biz, haksızlık yapanlardan olmadık.² *

208,209. Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.

208,209. Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.

O (kitap onlar için) öğüttü. Biz zulmedici olmadık.

Öğütlemek için bu! Biz hiç kıyıcılık etmedik.

208, 209. Biz, hiçbir kasaba ahalisini helâk etmedik ki, onlar için kendilerine akıbeti, tevhidi hatırlatmak için Allah azabıyle korkutucu peygamberler bulunmasın. Biz helâklerinde zalim olmadık.

(Onlara bir) Hatırlatma (idi); biz zulmedenler değiliz.

En azgın zâlimleri bile, cezalandırmadan önce güzelce öğüt verip uyarmışızdır; çünkü Biz, hiç kimseye asla haksızlık etmeyiz. İşte bu yüzdendir ki, sizleri uyarmak için bu son kitabı gönderdik:

Hatırlatmalar!
Bir de Zâlimler olmadık.

208,209. Zaten gerçeği hatırlatan uyarıcılar olmadan hiçbir şehri helak etmemiştik; biz kimseye [*] haksızlık edici de değildik.*

(Onlar) mutlaka uyarıldılar ve Biz asla zulmetmedik.¹*

ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden; 90 çünkü Biz [hiç kimseye] asla zulmetmeyiz.

Gerçekleri hatırlatan bir uyarıcı. Yoksa biz kimseye zulmederek haksızlık edecek değiliz. 9/115

hatırlatmışızdır; zira Biz, asla zulmeden biri değiliz.

Azîm bir tenbih yapılmıştır ve Biz zulmedenler olmadık.

Öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık.

(Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik.

Bu bilgileri olsun diyedir; yoksa biz yanlış yapmayız.

208,209. -Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. hiçbir zaman zulmedici olmadık.

Onlara öğüt verilmiş, hatırlatma yapılmıştır. Yoksa Biz haksızlık edici değiliz.

Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.

208-209. daħı helāk eylemedük hįç köy illā anuñ ķorķıdıcılardur. añdurmaġ içün. daħı olmaduķ güc eyleyiciler.

ögüt virmeg‐içün. Daḫı biz ẓālimler degülüz.

(Peyğəmbərləri) öyüd-nəsihət vermək üçün (göndərdik). Biz zalım deyilik!

For reminder, for We never were oppressors.

By way of reminder; and We never are unjust.(3231)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.