25 Eylül 2020 - 7 Safer 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 200. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Keżâlike seleknâhu fî kulûbi-lmucrimîn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Biz onu (itiraz ve inkârı), suçlu-günahkârların kalbine işte böyle (sokup) işlettik (bu yüzden hidayetleri kararmıştır).

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Biz, böylece Kur'an'ı, mücrimlerin gönüllerine kadar işlettik.

Abdullah Parlıyan Meali

Biz küfrü onların kalbine öylesine soktuk, veya biz Kur'ân'ı onların kalplerine öyle soktuk, yani kendi dilleriyle indirdik, manasını çok iyi anladılar.

Ahmet Tekin Meali

Kur'ân'ı yalanlamayı, inkârı ve hidayeti kafalarına, kalplerine soktuğumuz gibi, onun, Kur'ân'ın İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların kafalarında, kalplerinde yankı bulmadan geçip gitmesine de biz yol açtık.

Ahmet Varol Meali

Biz onu suçluların kalplerine işte böyle soktuk.

Ali Bulaç Meali

Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.

Ali Fikri Yavuz Meali

Biz, o küfrü mücrimlerin kalblerine öyle sokmuşuz ki,

Bahaeddin Sağlam Meali

İşte Biz, böylece o inançsızlığı, o azgın kâfirlerin kalbine soktuk.

Bayraktar Bayraklı Meali

200,201. Onu, günahkârların kalplerine böyle soktuk. Bu yüzden, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

Besim Atalay Meali

Küfrü günahlılar gönlüne böylece yerleştirdik

Cemal Külünkoğlu Meali

200,201. Biz onu (kendi dilleriyle anlatarak Kur'an'ın), o günahkârların kalplerine girmesini sağladık. Ama onlar yine de, o can yakıcı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

200,201,202. Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) suçluların kalbine soktuk.[402]*

Diyanet Vakfı Meali

200, 201. Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk. Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.  *

Edip Yüksel Meali

İşte biz onu suçluların kalplerine böylece (yabancı bir dil gibi) sokarız.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

200,201. Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Biz onu mücrimlerin kalblerine öyle sokmuşuzdur.

Erhan Aktaş Meali

Böylece onu1 mücrimlerin2 kalplerine soktuk.3*

Hasan Basri Çantay Meali

Biz (küfrü) o günahkârların kalbine Öyle bir sokduk ki,

Hayrat Neşriyat Meali

İşte onu (o küfrü) günahkârların kalblerine (yalanlamalarındaki inadları sebebiyle) böyle sokmuşuzdur.

İlyas Yorulmaz Meali

Biz o kitabı günahkârların kalbine yerleştirseydik.

Kadri Çelik Meali

Biz böylece onu, suçlu günahkârların kalplerine soktuk (da okuyup anlamış oldular).

Mahmut Kısa Meali

İşte Biz,bu Kur’an’ın eşsiz bir mûcize olduğunusuçluların kalplerine böyle sokarız. Öyle ki;

Mehmet Türk Meali

İşte bu böyledir. (Ayrıca) Biz o (Kur’-an’ı), günâhkârların kalplerine soktuk.1*

Muhammed Esed Meali

Biz bu [mesajı]n o günahkarların kalplerinden [bir yankı bulmadan] geçip gitmesine yol açtık: 87

Mustafa Çavdar Meali

İşte bu Kuran suçluların kalplerine etki etmeden böylece geçip gitti. 41/5

Mustafa İslamoğlu Meali

İşte Biz vahyin, günaha batmışların kalplerinde (etki etmeden) geçip gitmesini böyle sağlamışızdır.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

İşte öylece onu (küfrü) günahkârların kalplerine sokmuşuzdur.

Suat Yıldırım Meali

200, 201. İşte aynen bunun gibi, Biz o yalanlamayı suçlu kâfirlerin kalplerine öyle bir soktuk ki, o can yakıcı azaba girmedikçe ona iman etmezler.

Süleyman Ateş Meali

Biz onu, suçluların kalblerine öyle soktuk.*

Süleymaniye Vakfı Meali

Biz Kur’ân’ı suçluların kalplerine kadar işlettik.

Şaban Piriş Meali

İşte böylece onu suçluların kalbine sokarız da..

Ümit Şimşek Meali

Mücrimlerin kalplerinde inkârı Biz böyle yerleştirmişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Biz onu suçluların kalplerine işte böyle yolladık.

M. Pickthall (English)

Thus do We make it traverse the hearts of the guilty.

Yusuf Ali (English)

Thus have We caused it to enter the hearts of the Sinners.(3229)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.