26 Ekim 2021 - 20 Rebiü'l-Evvel 1443 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 146. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Etutrakûne fî mâ hâhunâ âminîn(e)

Burada emin bir halde bırakılacak mısınız?

(Bu inkâr ve isyanınızla beraber) "Siz burada güvenlik (ve esenlik) içinde bırakılacağınızı mı (sanıyorsunuz?)"

Bu bulunduğunuz hal üzere, hep böyle güvenlik içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

“Siz burada ölüme ve cezaya maruz kalmadan güven içinde mi bırakılacaksınız?”

Siz burada güven içinde mi bırakılacaksınız?

'Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?'

Siz, buradaki nimetler içerisinde emîn olarak bırakılacak mısınız?

146, 147, 148. Siz burada, bağlar ve bostanlar, ekinler, meyveleri ermiş hurmalıklar arasında güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

“Burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?”

Siz burada emniyet içinde

146-147-148. “Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde, ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

142-152. Birâderleri Sâlih ânlara "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Ben sizden hiç bir ücret istemem, benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zan idiyor mısınız ki bağçelerinizin, çeşmelerinizin, ekilmiş tarlalarınızın, sık dallı hurmalıklarınızın ortasında ilelebed emniyetde kalacaksınız? Ve kayalardan mutantan hâneler yapmakda devâm ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Müsriflerin (sû-i harekâtda bulunanların) emrine itâ’at itmeyiniz. Ânlar arzı fesâda virirler ıslâh itmezler." didi.

142,143,144,145,146,147,148,149,150,151,152. Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.

146,147,148. “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”

146, 147, 148. Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?

"Şurada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?"

"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"

Siz burada emn-ü eman ile bırakılacak mısınız?

“Siz burada; bulunduğunuz yerde hep güven içinde bırakılacak mısınız?”

«Siz burada (ki nimetlerin içinde) emîn emîn bırakılacak mısınız»?

146,147,148. “(Siz) burada (her belâdan) emîn kimseler olarak bahçeler, pınarlar, ekinler ve tomurcukları olgunlaşan hurmalıklar içinde bırakılacak mısınız (sandınız)?”

”Siz şimdi burada güven içinde.”

Sizi bütün bu varlıkların içinde kendi başınıza bırakırlar mı sanıyorsunuz:

146, 148. Bu bulunduğunuz halde, bahçelerde, pınarlarda, ekinler içinde, tomurcuklan lâtif [²] hurmalıklarda; emin bir halde bırakılacak mısınız?

“Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?”

“Şu imtihân diyarında sonsuza dek hep böyle huzur ve güven içinde yaşayacağınızı mı zannediyorsunuz?”

“Buradakilerin içinde güvenli bırakılır mısınız?”.

146,147,148. Siz burada, bahçelerde, (su) kaynaklarında, ekinlerin ve salkımları aşağıya sarkmış hurmalıkların içinde güvende bırakılacak mısınız?

(Ve devamla): “(Sanki) siz, bu (bulunduğunuz) yerde güven içerisinde bırakılacak mısınız?”

Bu bulunduğunuz hal üzere 63 hep böyle güvenlik içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

Siz, buralarda hep böyle güven içinde bırakılacağınızı mı sandınız? 11/61...68

“İçinde bulunduğunuz şu konumda böylece bırakılacağınıza dair güvenceniz mi var?[3246]*

«Siz burada emin kimseler olarak bırakılacak mısınız?»

Siz burada, konfor ve güven içinde kendi rahatınıza bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

Siz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?

Burada güven içinde bırakılacağınızı mı zannediyorsunuz?

Siz, burada güven içinde mi bırakılacaksınız?

“Burada, güven içinde kendi halinize bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz—

"Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"

“iy ķoñıla misiz ol nesene içinde kim bu dünyededür imin olıcılar?”

Siz kendüñüzi dāyim ḳalacaḳ mı ṣanursız bu dünyāda iminlik bile

Məgər siz elə burada onların içində arxayınlıqla qalacaqsınız?

Will ye be left secure in that which is here before us,

"Will ye be left secure, in (the enjoyment of) all that ye have here?-


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.