25 Ekim 2020 - 8 Rebiü'l-Evvel 1442 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 136. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâlû sevâun ‘aleynâ eve’azte em lem tekun mine-lvâ’izîn(e)

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Onlar ise) Dediler ki: "Bizim için fark etmez; vaiz olarak öğüt verip (dursan) da, öğüt verenlerden olmasan da" (aynıdır.)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Bizce bir dediler, istersen öğüt ver bize, istersen öğüt verenlerden olma.

Abdullah Parlıyan Meali

“Bütün bu uyarılara karşı onlar: “Senin öğüt vermen de, vermemen de bizim için birdir farketmez” dediler.

Ahmet Tekin Meali

Kavmi:
“Sen gönül alsan, öğüt versen, sorumlulukla ilgili uyarılarda bulunsan da, öğüt verenlerden, uyarılarda bulunanlardan olmasan da, bizim için farketmez.” dediler.

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir.

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da.'

Ali Fikri Yavuz Meali

Onlar dediler ki: “- Sen öğüd versen de, öğüd verenlerden olmasan da bizce farkı yoktur.

Bahaeddin Sağlam Meali

Onlar. “Öğüt vermen veya öğüt verenlerden olmaman bizim için birdir.

Bayraktar Bayraklı Meali

Onlar, “Senin ögüt vermen de vermemen de bizim için birdir”;

Besim Atalay Meali

«İster bize öğüt verme, ister ver; hepsi bizim için bir

Cemal Külünkoğlu Meali

(Onlar) dediler ki: “Sen öğüt versen de öğüt vermesen de bizim için birdir (alışkanlıklarımızdan vazgeçmeyeceğiz).”

Diyanet İşleri Meali (Eski)

"İster öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bizce birdir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Dediler ki: “Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir.”

Diyanet Vakfı Meali

(Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir.

Edip Yüksel Meali

Dediler ki, "Öğüt versen de vermesen de bizce birdir."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

"Dediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir."

Elmalılı Meali (Orijinal)

Sen, dediler: ha va'zetmişin ha va'zedenlerden olmamışın bizce müsavidir

Erhan Aktaş Meali

“Bize öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir.” dediler.

Hasan Basri Çantay Meali

Dediler: «Va'z etsen de, yahud va'z edicilerden olmasan da bize göre birdir».

Hayrat Neşriyat Meali

(Onlar şöyle) dediler: “(Sen) nasîhat etsen de, nasîhat edenlerden olmasan da, bizim için birdir. (Biz vazgeçmeyiz!)”

İlyas Yorulmaz Meali

Kavmi “Sen öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizim için fark etmez. İkisi de aynı (Biz bildiğimizi yaparız.)”

Kadri Çelik Meali

Dediler ki: “Bizim için fark etmez; öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da.”

Mahmut Kısa Meali

Buna karşılık onlar, “Ey Hûd!” dediler, Boşuna çeneni yorma! Çünkü sen bize ha öğüt vermişsin, ha vermemişsin, bizim için hiç fark etmez!”

Mehmet Türk Meali

(Onlar da): “(Ey Hûd!) Sen bize öğüt versen de vermesen de bizim için fark etmez.” dediler.

Muhammed Esed Meali

[Ama bütün bu uyarılara karşı onlar:] “Bize öğüt veriyor olsan da, olmasan da, bizim için fark etmez!” dediler.

Mustafa Çavdar Meali

Onlar da şöyle dediler: Öğüt versen de vermesen de bizim için fark etmez. 36/10

Mustafa İslamoğlu Meali

Onlar “Sen” dediler, “bize öğüt versen de öğüt vermesen de, bizim için fark eden bir şey olmaz.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dediler ki: «Öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bize karşı müsavîdir.»

Suat Yıldırım Meali

136, 137, 138. “Sen” dediler, “Ha böyle nasihat etmiş, ha etmemişsin, bize göre hepsi bir. Bizim tuttuğumuz yol, önceki atalarımızın sürüp gelen âdetlerinden başka bir şey değildir. Biz bundan ötürü de cezalandırılacak değiliz! ” [11, 53]

Süleyman Ateş Meali

Dediler ki: "Öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizce birdir."

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki, “öğüt versen de, vermesen de bizim için bir şey değişmez.

Şaban Piriş Meali

Onlar da şöyle dediler:-Öğüt versen de vermesen de bizim için birdir.

Ümit Şimşek Meali

Dediler ki: “Bize öğüt versen de bizim için birdir, vermesen de.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler: "Sen ha öğüt vermişsin ha öğüt verenlerden olmamışsın. Bizim için fark etmez."

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar dedilər: “Bizə öyüd-nəsihət versən də, verməsən də, bizim üçün eynidir (dinimizdən dönən deyilik).

M. Pickthall (English)

They said: It is all one to us whether thou preachest or art not of those who preach;

Yusuf Ali (English)

They said: "It is the same to us whether thou admonish us or be not among (our) Admonishers!(3201)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.