25 Ekim 2021 - 19 Rebiü'l-Evvel 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 85. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Seyekûlûne li(A)llâh(i)(c) kul efelâ teżekkerûn(e)

Diyecekler ki: Allah'ın. De ki: O halde ne diye hala düşünüp anlamazsınız?

“Allah’ındır” diyecekler. De ki: “(Madem öyle) Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?”

Diyeceklerdir ki, Allah'ın. De ki: O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?

“Allah'ın” diyecekler.
“Hâlâ Allah'ın birliğini, eşsizliğini, ortaksızlığını, yaratmaya ve diriltmeye kadir olduğunu, kendiliğinizden düşünmeyecek misiniz?” de.
*

"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Peki öyleyse öğüt almıyor musunuz?"

'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?'

Onlar diyecekler ki: “- Allah'ındır.” Sen, de ki: “- O halde düşünüb Allah'ın kudretini anlamaz mısınız?”

Onlar (ister istemez,) “Allah’ındır” diyecekler. De ki: “Madem böyledir. Neden düşünmüyorsunuz?

“Allah'ındır” diyecekler. “Öyleyse düşünmüyor musunuz?” de!

«Allahındır!» diyecekler; diyesin ki: «Öğüt almaz mısınız?»

Diyecekler ki: “Allah'ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”

"Allâh’ındır" diyecekler. O halde düşünmüyor mısınız?"

"Allah'ındır" diyecekler, "Öyleyse ders almaz mısınız?" de.

“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.

«Allah'a aittir» diyecekler. Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız! de.

"ALLAH'ın," diyecekler. De ki, "Düşünmez misiniz?"

"Allah'a aittir" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?" de.

Allahın diyecekler, o halde düşünmez misiniz? De

“Allah'a aittir.” diyecekler. De ki: “Hâlâ öğüt almayacak mısınız?”

«Allahındır» diyecekler. «O halde iyiden iyi düşünüb de ibret almaz mısınız siz? de.

“Allah'ındır!” diyeceklerdir. De ki: “Hiç ibret almıyor musunuz?”

“Allah’a aittir” diyecekler “O zaman düşünmüyor musunuz?”

Diyecekler: " Allah’ındır" De ki: " Öyleyse niçin düşünmüyorsunuz?"

Onlar «— Allah/ındır» diyecekler, sen de de ki hâlâ Allah/ın tekrar diriltmeye kaadir olduğunu mülâhaza etmeyecek misiniz?

“Allah'ındır” diyecekler. De ki: “Yine de uyanıp kendinize gelmeyecek misiniz?”

İster istemez hakîkati itiraf ederek, “Allah’ındır!” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O hâlde, Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini düşünüp öğüt almaz mısınız?”

-“Allah içindir” diyecekler.
-“Öyleyse düşünüp öğüt almaz mısınız?” de!

“Allah’a aittir.” diyeceklerdir. De ki: “Öyle ise (gerçeği) hatırlamaz mısınız?”

Onlar elbette: “Allah’ındır” diyecekler. (Sen de): “Öyleyse siz, hâlâ bunu idrak etmeyecek misiniz?” de.

“Allah'ın!” diye cevap vereceklerdir. De ki: “Peki, (Allah'ın birliğini, eşsiz-ortaksız olduğunu) kendiliğinizden hatırlamayacak mısınız artık?”

Onlar diyecekler ki: – Allah’a aittir. – Ee, peki hiç düşünmez misiniz? De! 10/31, 29/61, 39/38

“Allah’a aittir” diyecekler. De ki: “O halde, hâlâ (onurunuzu)[2945] hatırlamayacak mısınız?”*

Elbette diyeceklerdir ki: «Allah'tır.» De ki: «O halde düşünmez misiniz?»

Elbette: “Allah'ındır” diyeceklerdir. Öyleyse, sen de ki: “Neden aklınızı başınıza almıyorsunuz? ” [39, 3]

Allah'ındır diyecekler. "O halde düşün(üp, ilk kez yaratanın, ikinci defa yine yaratılabileceğini anla)mıyor musunuz?" de.

“Allah’ındır” diyeceklerdir. De ki: “Bilginizi kullanmayacak mısınız?”

-Allah'a aittir, diyecekler.-Ee, peki düşünmez misiniz? de!

Diyecekler ki, “Allah'ındır.” De ki: “Öyleyse hiç düşünmüyor musunuz?”

"Allah'ındır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?"

tįz eyideler Tañrı’nuñdur eyit iy endįşe eylemez misiz?

Eyideçeklerdür: Tañrı Ta‘ālānuñdur. Eyit yā Muḥammed: Pes niçünögütlenmezsiz?

Onlar mütləq: “Allahındlr!” – deyə cavab verəcəklər. Sən də de: “Bəs elə isə (məxluqatı yaratmağa qadir olan kəsin öləndən sonra onları yenidən dirildə biləcəyini) düşünmürsünüz?”

They will say: Unto Allah. Say: Will ye not then remember?

They will say, "To Allah." say: "Yet will ye not receive admonition?"(2927)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.