3 Aralık 2021 - 28 Rebiü'l-Ahir 1443 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 56. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Nusâri’u lehum fî-lḣayrât(i)(c) bel lâ yeş’urûn(e)

Hayırlara ulaşıvermelerini sağlamadayız, hayır, anlamıyorlar.

Biz onların hayrına koşuyoruz (ve iyiliklerine çabalıyoruz diye mi bunlar verilmektedir?) Hayır, onlar (nasıl bir akıbete ve felakete doğru sürüklendiklerinin farkında ve) şuurunda değillerdir!

onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, bu verdiğimiz tüm nimetler, onlar için bir imtihandır, ama onlar hala bunun farkında değiller.

İyilikleri ve iyi âkıbete kavuşmaları konusunda onların lehine gayret gösteriyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.*

Onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır onlar (işin) farkında olmuyorlar.

Onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.

55,56. Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).

55, 56. Yoksa onlara verdiğimiz mal ve evlatlar ile, yararlı işlerde onlar için koşturduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.

55,56. Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.

55,56. Onlara verdiğimiz mallarla, oğullarla iyilik ettiğimizi sanıyorlar mı? Onlar anlamıyorlar!

55-56. Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır, onlar ne yaptıklarının farkında değiller!*

Ânları derece derece ’azâba takrîb idiyoruz fakat bilmiyorlar.

55,56. Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.

55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

55, 56. Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.

Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Onların hakıkaten hayırlarına müsareat ediyoruz Hayır, şuurları yok

Hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı sanıyorlar. Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.

55,56. Onlar kendilerine imdâd etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlâd ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.

55,56. (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!(2)*

Onlar farkına varmadan biz onları yararlı işlerde koşturuyoruz ki (denensinler).

Sanki Biz onların iyiliklerine mi koşmaktayız? Yok, onlar işin ne olduğunu bilmiyorlar.

55, 56. Onlara dünyada verdiğimiz malla, evlâtla, kendilerinin hayırlarına mı müsaraat ediyoruz [⁷] sanıyorlar. Hayır, o nimet değildir, belki derece derece onları azaba yaklaştırıyoruz, onlar ise işin farkında değillerdir.*

Onlara hayırlar sağlamaya mı koşuyoruz? Hayır, onlar farkında değillerdir.

Onlara lütufta bulunduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, tam aksine! Fakat onlar, bunun farkında değiller! Çünkü ilâhî lütfa, ancak şu özelliklere sahip olanlar kavuşabilir:

Hayırlar’da onlar için can atıyoruz?
Aksine, bilincinde olmazlar.

55,56. Onlara verdiğimiz servet ve çocuklar ile kendilerine iyilik noktasında yardım ettiğimizi mi sanıyorlar! Hayır! Onlar (işin) farkına varamıyorlar.

Hâlbuki Biz, (din göndererek) onların iyiliğine koşuyoruz. Fakat onlar, işin farkında değiller.

onları [kendi anlayışlarına göre] iyi ve yararlı [bildikleri] şeylerde yarıştırmak [istiyoruz]? 32 Hayır, onlar [yanıldıklarının] farkında değiller!

Onlara iyilik etmek için can atıyoruz. Hayır, aslında onlar, işin farkında değiller. 10/7- 8, 11/15,

Bizim kendilerinin (mevcut hallerini) onayladığımızı sanıyorlar, öyle mi? Asla! Fakat onlar (bunun bile) farkında değiller.[2935]*

Onlar için hayırları hususunda müsaraat ederiz. Hayır, anlamıyorlar.

55, 56. Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller! [9, 55; 3, 178; 68, 44-45; 74, 11-16]

Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.

Bu iyilikleri yalnız onlar için mi yapıyoruz? Hayır, kavrayamıyorlar.

İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.

Hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkında değiller.

Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

55-56. ay, śanurlar mı, bayıķ ol kim meded eylerüz anlara māldan daħı oġlanlardan iverüz anlaruñ içün ħayrlar içinde belki bilmezler.

ki özlerine tizledür‐biz ḫayrları? Bel ki bilmezler, ḥayvānlar gibidürler.

Biz onların yaxşılıqlarına tələsirik? Xeyr, anlamırlar! (Kafirlərə dünyada istədiklərini verib tədriclə onları əzaba yaxınlaşdırmağımızı, az sonra qəflətən başlarının üstünü alacağımızı düşünmürlər!)

We hasten unto them with good things? Nay, but they perceive not.

We would hasten them on in every good? Nay, they do not understand.(2911)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.