20 Eylül 2021 - 13 Safer 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 54. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Feżerhum fî ġamratihim hattâ hîn(in)

Artık bir zamanadek sapıklıkları içinde bırak onları.

Şimdi Sen (cezalarının verileceği) bir süreye kadar, onları (daldıkları) gaflet ve cehaletleri içinde bırak. (Sonunda göreceklerdir.)

Şimdi sen onları, bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak.

Şimdi sen, helâk olacakları vakit gelinceye kadar, onları gafletleri, cehaletleri, şaşkınlıkları ile baş başa bırak.

Sen onları bir süreye kadar gafletleri içinde bırak.

Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

Şimdi (Ey Rasûlüm), o Mekke kâfirlerini bir vakte kadar dalgınlıkları içinde bırak.

Artık, onları o çöküntüleri içinde belli bir zamana kadar bırak.

Onları bir süreye kadar, gaflet ve sapıklıkları ile baş başa bırak!

Uykuları içinde bir zaman bırakasın onları

(Ey Resul!) Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

Onları bir süreye kadar sapıklıklarıyla başbaşa bırak.

Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!

Belli bir süreye kadar onları şaşkınlıkları içinde bırak.

Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!

Şimdi sen onları bırak dalgınlıkları içinde tâ bir deme kadar

Artık onları belli bir süreye kadar aymazlıkları ile baş başa bırak!

Şimdi sen onları bir vaktâ kadar sapıklıkları içinde bırak.

Artık onları bir zamâna kadar dalâletleriyle (baş başa) bırak!

Onları belli bir zamana kadar kendi hallerine (sapkınlıklarında) bırak.

Artık sen onları bir süreye değin sapkınlıkları ile başbaşa bırak.

Artık onları bir vakite kadar [⁶] şaşkınlıklarında bırak.*

Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

O hâlde, ey Müslüman! Sen şimdilik, bütün Peygamberlere ve kitaplara iman edecekleri, ya da belâlarını bulacakları bir vakte kadar, gömüldükleri cehâlet ve taassuplarıyla baş başa bırak onları. Çünkü onlara, tövbe edip hakka yönelmeleri için birazcık mühlet verilecektir:

Bir süreye kadar onları taşkınlıklarında / dalgınlıklarında bırak!

Şimdi sen onları bir zamana kadar şaşkınlıkları içinde bırak!

Şimdi sen onları, belli bir süreye kadar kendi sapkınlıkları ile baş başa bırak!

Fakat onları bir vakte kadar, kendi cehaletlerine gömülmüş olarak, kendi hallerine bırak. 31

Sen onları bir süreye kadar gömüldükleri gaflet bataklığıyla baş başa bırak. 18/53...58, 35/45

Artık onları bir vakte kadar, daldıkları gafletin derin karanlığında belirsiz bir süreye kadar bırak (da kendi işine bak);[2934]*

Artık sen onları kendi dalâletleri içinde bir zamana kadar terket.

Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! [86, 17; 15, 3]

Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.

Artık onları bir süreye kadar kendi cemaatleri ile baş başa bırak.

Bir süreye kadar onları kendi sapıklıklarıyla baş başa bırak.

Sen onları bir süre gafletleriyle baş başa bırak.

Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

pes ķo anları ġāfilliķlerinde tā bir zamāna degin.

Pes ḳo anları ḥayrānlıḳları içinde bir zamāna degin.

(Ya Rəsulum!) Sən onları bir müddət (əcəlləri çatana qədər) öz şaşqınlıqları içində burax!

So leave them in their error till a time.

But leave them in their confused ignorance for a time.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.