15 Nisan 2026 - 26 Şevval 1447 - Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 45. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Śumme erselnâ mûsâ veeḣâhu hârûne bi-âyâtinâ vesultânin mubîn(in)

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u, delillerimizle ve apaçık bir burhanla gönderdik.

Sonra Musa ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Ve sonra Musa ve kardeşi Harun'u, mesajlarımızla ve apaçık bir yetkiyle,

Sonra Mûsâ ve Hârûn'u âyetlerimiz, mûcizelerimizle, apaçık bir ferman ile, ilâhî bir yetki ile, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik.

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

45,46. Sonra Mûsa ile kardeşi Harûn'u, mucizelerimizle ve açık bir hüccetle, Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik de bunlar, (iman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar büyüklenen bir kavimdiler.

45, 46. Sonra Musa ve Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delil ile Firavun ve meclisine peygamber olarak gönderdik. Onlar, (mesajımıza karşı) büyüklük tasladılar. Onlar (dünyaca) çok üstün bir toplum idiler.

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn'u, Firavun ve ileri gelenlerine âyetlerimizle ve kesin delillerimizle gönderdik. Kibirlendiler ve zaten büyüklük taslayan bir topluluktular.[355]

[355] Hz. Mûsâ’nın kıssası hakkında kısa bir bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 229-233.

Sonra biz, Musa ile karındaşı Harun'u —belgelerimizle açık olan hüccetlerle— gönderdik

45-46.Sonra Musa ve (kardeşi) Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ile kodamanlarına gönderdik. Fakat onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler. Zaten onlar büyüklük taslayan bir zümre idi.

Sonra Mûsâ’yı ve birâderi Hârûn’ı gönderdik ve âyâtımız vâsıtasıyla ânları âşikâr bir kudret ile techîz iyledik.

45,46. Sonra Musa ve kardeşi Harun'u, Firavun ve erkanına mucizelerimiz ve apaçık delille gönderdik. Büyüklük tasladılar. Zaten mağrur bir topluluktular.

45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

45-46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u, âyetlerimizle ve apaçık bir delil ile Firavun’a ve onun önde gelen adamlarına gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar. Zaten onlar herkese tepeden bakan bir topluluktu.

45, 46. Sonra âyetlerimizle ve apaçık bir fermanla Musa ve kardeşi Harun'u Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Onlar ise kibire kapıldılar ve ululuk taslayan bir kavim oldular.

Sonra biz, Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Sonra birtakım âyetlerimiz ve açık bir ferman ile Musa'yı ve kardeşi Harun'u gönderdik.

Sonra bir takım âyetlerimiz ve açık bir ferman ile Musâyı ve kardeşi Harûnu gönderdik

45-46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u, mu‘cizelerimizle ve apaçık bir delille, Firavun’a ve ileri gelenlerine (peygamber olarak) gönderdik. Fakat onlar (emirlerimize karşı) büyüklük tasladılar. (Ve böylece) kendilerini büyük görüp, böbürlenen bir topluluk oldular.

Sonra da Mûsâ ve kardeşi Hârûn'u ayetlerimizle ve apaçık bir görevle gönderdik;

45,46. Daha sonra Musâyi ve biraderi Hârunu bunca mucizelerimizle ve apaçık hüccetimizle Fir'avne ve onun ileri gelenlerine gönderdik de (îman etmeyi bir türlü) kibirlerine yediremediler. Onlar mütekebbir ve müstebid adamlardı.

45-46. Sonra Musa ve kardeşi Harun’u, Firavun’a ve ileri gelen çevresine ayetlerimizle ve apaçık bir yetkiyle gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar. Onlar böbürlenen bir topluluktu.

[26/10-67]

45,46. Sonra Mûsâ'yı ve kardeşi Hârûn'u, âyetlerimizle ve apaçık bir delil ile Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik, fakat (onlar) kibirlendiler; zâten büyüklük taslayan bir kavim idiler.

Sonra Musa ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve kesin delillerimizle gönderdik.

Daha sonra Musa ve kardeşi Harun’u açıklayıcı ayetlerimizle,.

Sonra Musa2yı kardeşi Harun’u belgelerimizle, apaçık bir kanıtla birlikte gönderdik,

45, 46. Sonra Musa/yı ve kardeşi Harun/u Firavun/a ve ileri gelenlerine mucizelerimizle, açık bir burhan ile gönderdik. Onlar ise imanı kibirlerine yediremediler. Onlar dünyaca yüce halli kimselerdi [²].

[2] İsrail oğullarını kahr ile kullanırlardı.

Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir yetki/güç [sultân] ile gönderdik.

Sonra Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Sonra da, Mûsâ ile kardeşi Hârûn’u yol gösterici ayetlerimizle ve dev bir yılana dönüşen asâ gibi apaçık bir mûcizeyle;

Yine açık bir sültan (karizma / etkileme gücü) ve bizim âyetlerimiz ile Musa’yı ve kardeşi Harun’u rasûl gönderdik.

Daha sonra Musa ve kardeşi Harûn’u, mucize ve açık belgeler eşliğinde

Musa ve kardeşi Harun’u da apaçık delillerimizi açıklayan ayetlerimizle gönderdik!

45,46. Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve yöneticilerine göndermiştik. Fakat onlar, kibirlenmiş ve yücelik taslayan bir toplum olmuşlardı.

45,46. Daha sonra Mûsa ve kardeşi Hârûn’u da firavuna ve onun ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık bir delil olan (Tevrâtla) gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar. Zâten onlar kendilerini beğenmiş kimselerdi.

VE SONRA, Musa ve kardeşi Harun’u, mesajlarımızla ve apaçık bir yetkiyle

Daha sonra da, Musa ve kardeşi Harun’u ayetlerimizle ve apaçık mucizeler ile gönderdik. 6/84, 10/75

DAHA sonra, Musa ve kardeşi Harun’u mesajlarımızla ve kendilerini açık ara önde kılan etkin bir güçle,[²⁹²³]

[2923] Sultân için bkz: 17:65, not 86.

45,46. Daha sonra; Musa ile Harun'u, Firavuna ve ileri gelenlerine ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik. Onlar -iman etmeyi bir türlü- kibirlerine yediremediler!.. Çünkü onlar, büyüklük taslayan zorba bir kavim idiler.

45-46. Sonra Musa ve kardeşi Harun’u mucizelerimizle ve apaçık bir güçle Firavun’a ve ileri gelenlerine gönderdik. Ancak onlar kibirlenerek ululuk taslayan bir topluluk oldular.

Sonra Mûsa'yı ve kardeşi Harun'u âyetlerimizle ve bir açık hüccet ile gönderdik.

45, 46. Sonra da Mûsa ile kardeşi Hârun'u âyetlerimizle ve apaçık delille Firavun ile ileri gelen yardımcılarına gönderdik. Onlar da hakkı kabulden kibirlendiler. Zaten onlar kendilerini çok büyük gören bir zümre idi.

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;

Sonra Mûsâ'yı ve birâderi Hârûn'ı âyetlerimiz ve âşikâr burhân ile gönderdik.

Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u âyetlerimizle ve açık bir kanıtla elçi gönderdik,

Sana, Musa ve kardeşi Harun'u ayetlerimiz ve apaçık belge ile göndermiştik.

Sonra Musa ile kardeşi Harun'u âyetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

Sonra, Mûsa ile kardeşi Hârun'u mucizelerimizle, açık bir kanıtla gönderdik;

Keyin Biz Muso va uning birodari Horunni mo‘jizalarimiz va aniq dalil bilan payg‘‎ambar qilib yubordik.

45-46. andan viribidük mūsā’yı daħı ķarındaşın hārūn’ı nişānlarumuz ile ḥüccet ile bellü. fir'avndın yaña daħı ķavumına. pes boyun virmediler daħı oldılar bir ķavum yücelik eyleyiciler daħı artuķlıķ.

Andan ṣoñra gönderdük Mūsāyı ḳarındaşı Hārūnı daḫı āyetlerümüz bile, bellü burhān bile daḫı,

Sonra Musanı və qardaşı Harunu ayələrimizlə və (vəhdaniyyətimizi sübut edən) açıq-aşkar bir dəlillə göndərdik,

Then We sent Moses and his brother Aaron with Our tokens and a clear warrant

Then We sent Moses and his brother Aaron, with Our Signs and authority manifest,(2903)

2903 Moses and Aaron had a twofold mission: (1) to Pharaoh and his Court, which failed because of Egyptian arrogance; (2) to the Israelites, for whom ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.