4 Aralık 2021 - 29 Rebiü'l-Ahir 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 2. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Elleżîne hum fî salâtihim ḣâşi’ûn(e)

Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar.

Onlar namazlarında (Hacclarında ve tüm dua ve niyazlarında) huşû halindedirler. (Allah’a karşı ürkek ve boyun büken bir saygı; derin bir edep, hürmet, minnet ve mahcubiyet duygusu ve tevazu içindedirler. İbadetlerin zahiri ve kalbi esaslarına dikkat ve riayet ederler. Zaten iman şuuruyla, kulluk borcuyla ve hesap korkusuyla devamlı huzur halindedirler. Çünkü namaz Allah’la “ahit”leşme ve “akit”leşmeyi tazelemektir; ayrıca namaz, “abid”leşmedir, yani kulluk görevi ve Kur’an’ın tamamının sorumluluğunu üstlenme bilincidir.)

Onlar ki, namazlarını gönül alçaklığıyla ve duyarlılıkla kılarlar.

Mü'minler namazlarında tam bir samimiyetle Allah'a imanın, kulluk ve ibadetin şuuruna ererek saygılı davrananlar, hakkaniyete riayet duygularını yaşayanlardır.

Onlar namazlarında hüşu üzeredirler.*

Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır;

O müminler ki, namazlarında tevazu ve korku sahibidirler.

Onlar ki, namazlarında sükûn ve huzur içindedirler.

Ki onlar namazlarını huşû içinde kılarlar.

1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar

Onlar, namazlarında derin bir saygı, huşu ve alçakgönüllülük içindedirler.*

1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.

Onlar namazda huşu içindedirler.

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar.

Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler,

Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar

Onlar, salatlarında¹ huşu² içinde olan kimselerdir. *

(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarında huşuua riaayetkârdırlar.

O kimseler (o mü'minlerdir) ki, onlar namazlarında huşû' (korku ve eziklik) içinde olanlardır.

Onlar öyle kimseler ki, namazlarında Rablerine saygı içerisinde ibadet ederler.

O inananlar ki namazda iken yalnız Allah’a yönelirler,

2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.*

Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Rablerinin huzurunda saygıyla secdeye kapanır, tam bir teslimiyet ve tevazu ile O’na boyun eğerler.

Onlar ki namazlarında (boyun eğerek) huşû’ duyanlar’dır;

Onlar, [salât]larında (ibadetlerinde) [huşu ]içinde (saygılı) olanlardır. [*]*

2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu¹ sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât² (görevlerini) yerine getirirler.*

onlar ki, salâtlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;

Onlar ki, namazlarında huşu/derin bir saygı içinde olurlar. 2/45, 29/45, 20/14

Onlar ki, ibadetlerinde derin bir ürperti ve tevazu[2890] içinde olurlar;*

O mü'minler ki, namazlarında havf (tevazu) sahipleridir.

Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler.

Ki onlar, namazlarında saygılıdırlar.

Onlar derin bir saygıyla namaza duran kimselerdir.

Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

Onlar namazlarında derin bir saygı ve alçakgönüllülük içindedirler.

Namazlarında/dualarında huşû sahipleridir onlar.

anlar kim anlar namāzları içinde aşaġlıķ idicilerdür.

Anlar ki namāzlarında Tañrıdan ḳorḳup miskinlik iderler.

O kəslər ki, namazlarında (hər şeyi unudaraq ruhən və cismən yalnız Allaha) müt’i olub (Ona) boyun əyərlər! (Allahın qarşısında kiçilərlər!)

Who are humble in their prayers,

Those who humble themselves(2866) in their prayers;*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.