27 Ekim 2021 - 21 Rebiü'l-Evvel 1443 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hac Suresi 22. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kullemâ erâdû en yaḣrucû minhâ min ġammin u’îdû fîhâ veżûkû ‘ażâbe-lharîk(i)

Ne zaman elemlerinden, oradan çıkmak isteseler gene oraya gönderilirler de tadın yakıp kavuran azabı denir.

Her ne vakit, sarsıcı ızdıraptan dolayı oradan çıkmak isterlerse, oraya tekrar geri çevrilirler ve (onlara denir ki;) “Yakıcı azabı tadın” (kaçıp kurtulamazsınız).

Onlar, uğradıkları beladan, acı ve ızdıraplardan dolayı, kurtulmak için, oradan çıkmak istediklerinde, yine oraya çevrilirler ve bu yakıcı azabı sonuna kadar tadın! denir.

Istıraptan dolayı, cehennemden her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler.
“Tadın, bu harlı ateş azâbını” denilir.

Her ne zaman oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler. "Tadın yakıcı ateşin azabını."

Ne zaman oradan, sarsıcı-üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) 'Yakıcı azabı tadın' (denir).

Her ne zaman ateşten, onun ızdırabından çıkmak isterlerse, yine içine döndürülürler: ve onlara: “- Haydi tadın yangın azabını.” denir.

O ateşten, ondaki bunaltı ve kederden çıkmak istedikleri her seferinde oraya geri iade edilirler ve “yakıcı ateşin azabını tadın!” (denilir.)*

Istıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yakıcı azabı!” denir.

Onlar ordan, kaygıdan kurtulmak istedikçe, oraya geri döndürülürler, «Yakıcı azabı tadın» denilir

Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.

Acının te’sîriyle kaçmak istedikleri vakit tekrâr içeri sokulacaklar ve kendilerine "Ateş ’azâbını çekiniz" diyu hitâb idilecekdir.

Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.*

Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın azabını” denilir.

Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: «Tadın bu yakıcı azabı!» (denilir).

Her ne vakit oradaki sıkıntıdan çıkmak isteseler oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın."

Uğradıkları gamdan (dolayı) oradan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.

Her ne zaman ateşten, onun bir gamından çıkmak isterlerse yine içine iade olunurlar, haydi tadın yangın azâbını

Azaptan kurtulmak için ne zaman oradan çıkmak isteyecek olurlarsa, yakıcı azabı tatmaları için oraya geri döndürülürler.

Ne zaman oradan, (çektiği) ıztırabdan (dolayı) çıkmak isterlerse yine içerisine iade olunurlar (ve kendilerine): «Tadın (bu) yangın azabını» (denilir).

(Çektikleri) ızdırabdan dolayı oradan ne zaman çıkmak isteseler, yine oraya iâde olunurlar ve (kendilerine): “Yakıcı azâbı tadın!” (denilir).(5)*

Çektikleri acıdan dolayı, ne zaman o cehennemden çıkmayı isteseler, tekrar o azabın içine döndürülcekler ve yakıcı azabı tadın denilecek.

Onlar acıya dayanamayıp da oradan çıkmak istediler mi her seferinde gerisin geriye gönderileceklerdir. " Tadın bakalım ateşin azabını."

Onlar gam ve elemden dolayı ateşten kurtulmak istedikçe yine oraya iade olunacaklar, onlara yakıcı ateş azabını tadın denecek.

Istıraptan dolayı oradan (ateşten) her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler ve (onlara,) “Yakıcı azabı tadın” (denir).

Yüreklerine işleyen acı ve ıstıraptan dolayı, ne zaman oradan çıkmaya davransalar, her defasında, azap kırbaçlarıyla, demir kamçılarla tekrar oraya gönderilecekler ve kendilerine, “Tadın bakalım, zulüm ve haksızlığınızın cezası olan yakıcı azâbı!” denilecek. Öte yandan:

Her ne zaman oradan, gamdan / kederden kurtulmayı isteseler,
“Yakıcı Ateş’in azabını tadın!” diye oraya iade edilirler.

Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülecekler ve (onlara) “Tadın bu yakıcı azabı!” (denecektir). [*]*

(Ve) ıstıraptan dolayı ne zaman oradan çıkmak isterlerse: “Şu cehennem azabını tadın bakalım.” (denilerek) oraya geri çevrilirler.

ve kendi boğuntuları içinde (kıvranıp dururken) bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden (aynı boğuntuya) sokulacaklar ve [onlara:] “Tadın (bu) yakıcı azabı [sonuna kadar]!” [denecek].

Her ne zaman onlar acı ve ıstıraptan bunalıp oradan çıkmaya yeltenseler, kendilerine “Bu yakıcı azabı çekmeye mahkûmsunuz” denilerek oraya geri döndürülecekler. 5/37, 32/20, 40/47...50, 43/74

gam ve kederden (bunalıp) da ne zaman oradan çıkmak isteseler, hemen oraya geri döndürülecekler ve (onlara şöyle denilecek): “Yakıp kavurucu azabı tadın bakalım!”

Her ne zaman ondan, gamdan çıkmak isterlerse onun içine iade edilirler ve yangın azabını tadın denilir.

Bunalmaları sebebiyle, her ne vakit cehennemden çıkmak isterlerse, gerisin geriye oraya itilirler ve kendilerine: “Çıkmak yok! İster istemez, bu yakıcı azabı tadacaksınız! ” denir.

Oradan, (o) gamdan her çıkmak istediklerinde (demir kamçılarla vurularak) oraya geri çevrilirler ve : "Yangın azabını tadın!" (denilir).

İyice bunalıp oradan çıkmak isterlerse her defasında geri getirilecek ve onlara: “Şu yanma azabının zevkine varın” denecektir.

Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve:-Yakıcı azabı tadın, denir.

Ne zaman Cehennemin ıztırabından kurtulmak isteseler, “Tadın yakıcı azabı” diye geri çevrilirler.

Istırap yüzünden oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler: "Tadın şu yangın azabını!"

her nice kim dileyeler kim çıķalar andan ķayġudan döndürineler anuñ içine “daħı daduñn göyündürici 'aźābı!”

Nice ki ṭamudan çıḳmaḳ isteseler, hemden ve ġamdan girü ḳaytarınılurṭamuya gine. Daḫı anlara göyündürici ṭamunuñ ‘aẕābını daduñuz, dinile.

(Kafirlər) oradan – (Cəhənnəmdə düşdükləri) qəmdən qurtarmaq istədikcə, yenidən ora qaytarılar və (onlara:) “Dadın atəşin əzabını!” (deyilər).

Whenever, in their anguish, they would go forth from thence they are driven back therein and (it is said unto them): Taste the doom of burning.

Every time they wish to get away therefrom, from anguish, they will be forced back therein, and (it will be said), "Taste ye the Penalty of Burning!"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.