29 Temmuz 2021 - 19 Zi'l-Hicce 1442 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 94. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâle yebne umme lâ te/ḣuż bilihyetî velâ bira/sî(s) innî ḣaşîtu en tekûle ferrakte beyne benî isrâ-île velem terkub kavlî

(Hz. Harun) Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup-yolma. Ben senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemseyip tutmadın" demenden endişe edip korktuğum (için üzerlerine fazla varmadım) ."

Anam oğlu dedi, sakalımı, başımı bırak benim, gerçekten de, sözüme tam uymadın da İsrailoğullarının arasına ayrılık saldın diyeceğinden korktum.

Harun: “Ey anamın oğlu!” dedi. “Saçımdan sakalımdan tutma benim; gerçek şu ki ben senin, “Bak İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün sözümü tutmadın demenden korktum.”

Hârûn:
“- Ey anamın oğlu, sakalımı ve saçımı tutma. Ben, senin, İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın, demenden hep içim titreyerek endişe ettim.” dedi.

(Harun) dedi ki: "Ey annemin oğlu! Sakalımdan ve başımdan tutma! Ben: "İsrailoğullarının arasında ayrılık çıkardın ve sözümü tutmadın" demenden korktum."

Dedi ki: 'Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup-yolma. Ben, senin: 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin' demenden endişe edip korktum.'

(Harûn şöyle) dedi: “- Ey anamın oğlu, sakalımı ve başımı (saçımı) yakalama. Ben, senin; “- İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın.” diyeceğinden korktum.

Harun: Ey anamın oğlu! Ne sakalımı tut ne de başımı. Ben senin, “İsrailoğullarının arasını ayırdın, bana verdiğin söze sahip çıkmadın” demenden ürktüm” dedi.

Hârûn, “Ey anamın oğlu!” dedi, “Saçımı sakalımı yolma! Emin ol ki ben senin; ‘İsrâiloğullarının arasına ayrılık düşürdün, sözümü tutmadın!' demenden korktum.”

Harun dedi: «Karındaşım ! Tutma benim sakalımdan, başımdan; İsrail oğullarının arasını açtın, sen sözümü dinlemedin, demenden çekindim»

(Harun:) “Ey anamın oğlu! Saçımı sakalımı çekme! Doğrusu ben senin: ‘İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın' diyeceğinden korktum” dedi.*

Harun: "Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum" dedi.

Hârûn: “Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum” dedi.

(Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: «İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!» demenden korktum.

Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme. 'İsrail oğullarını neden böldün, neden sözümü tutmadın?' diye bana çıkışacağından korktum."

Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma. Ben senin 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın' diyeceğinden korktum." dedi.

Ey anamın oğlu dedi, sakalımı başımı tutma, emîn ol ki dediğime bakmadın da Benî İsraîl arasına tefrika düşürdün dersin diye korktum

Hârûn: “Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı tutma! Gerçek şu ki: ben senin, “İsrâîloğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü dinlemedin, demenden huşu¹ ettim.” dedi. *

(Harun) dedi: «Ey anamın oğlu, sakalımı, başımı tutma. Hakikat, ben senin: — Isrâîl oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın, diyeceğinden korkdum».

(Hârûn:) “Ey anamın oğlu! Sakalımı, başımı tutma! Doğrusu ben (onlara şiddet gösterseydim): 'İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın!' diyeceğinden korktum!” dedi.

Harun Musa’ya “Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı tutmayı bırak. Senin “Niçin İsrailoğulları arasında ayırım yaptın, sözümü niçin dinlemedin, demenden korktum” dedi.

Harun dedi: Ey anam oğlu! Hiddetle sakalımdan, saçımdan tutma. Bırakıp gitsem, onlar ile mukatele etsem bana İsrailoğulları arasında tefrika çıkardın, bu bapta söylediğim sözü gözetmedin, demenden korktum.

Dedi ki: “Ey annemin oğlu! Sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben senin, “İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın” demenden ve sözümü önemsememenden endişelenip korktum.”

Hârûn, “Ey anamın oğlu!” dedi, “Saçımı sakalımı çekme! İnan ki onları uyardım ama senin, “Sözümü dinlemeyip, İsrail Oğulları arasında ayrılık çıkardın!” demenden korktum. Bu yüzden onların üzerine gitmekten kaçındım.Bunun üzerine, Mûsâ biraz sâkinleşip Sâmiri’ye döndü:

(Harun):
-“Ey anamın oğlu! Sakalımdan tutma; başımdan da (tutma)!
Ben, ‘İsrail’in oğullarının arasında ayrılık çıkardın ve sözümü gözetmedin!’ demenden çekindim” dedi.

(Harun) şöyle demişti: “Ey annemin oğlu! [*] Saçıma, sakalıma yapışma! Şüphesiz ki ben senin ‘İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!’ demenden korktum.” [*]*

(Hârûn da): “Ey annemin oğlu! Sakalımı ve saçımı yolma.¹ Ben, senin: ‘dediğime bakmadın da İsrâil oğulları arasına ayrılık soktun’ demenden korktum.” dedi.*

[Harun:] “Ey anamın oğlu!” dedi, “Saçımdan sakalımdan tutma! 79 Gerçek şu ki, ben senin, ‘Bak işte, İsrailoğulları'nın arasına ayrılık soktun; sözüme 80 riayet etmedin!’ demenden korktum”.

Harun ise: Ey anamın oğlu dedi. Saçımı sakalımı çekiştirip durma! Gerçek şu ki ben senin, “Sözümü dinlemedin de İsrailoğullarının arasına ayrılık soktun’’ demenden endişe ettim. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122

“Ey anamın oğlu!” dedi, “Sakalımı-saçımı çekiştirip durma! İnan ki senin bana ‘İsrâiloğulları arasına ayrılık tohumları saçtın, nasihatimi dinlemedin!” demenden korktum!’[2617]*

Dedi ki: «Ey anamın oğlu! Ne sakalımı ve ne de başımı tutma. Ben muhakkak senin, 'İsrailoğullarının aralarını dağıttın ve benim sözümü gözetir olmadın' diyeceğinden korktum.»

“Ey anamın oğlu! ” dedi Harun, “lütfen sakalımdan, saçımdan beni çekiştirip durma. Ben, senin “İsrailoğullarının içine ayrılık soktun, sözümü dinlemedin! ” diyeceğinden endişe ettim. ”

(Harun, kardeşini yumuşatabilmek için): "Ey anamın oğlu, dedi, sakalımı, başımı tutma. Ben senin 'İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' diyeceğinden korktum (da onun için idare yoluna gittim)."

Harun dedi ki “Anamın oğlu! Saçımdan sakalımdan tutma. Ben senin ‘İsrailoğullarını böldün; sözümü de dinlemedin’ demenden korktum.”

Harun ise:-Ey anamın oğlu dedi. Sakalımı ve başımı tutma! Ben senin, “İsrailoğulları'nın arasını açtın, sözümü tutmadın” demenden korktum.

Harun “Ey anamın oğlu, saçımı, sakalımı bırak,” dedi. “Ben senin 'Sözümü dinlemedin de İsrailoğullarının arasına ikilik soktun' demenden korktum.”

Hârun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma! Ben senin şöyle diyeceğinden korkmuştum: "Beniisrail arasına ayrılık soktun, sözüme bağlı kalmadın!"

eyitti hārūn iy añam oġlı! dutma śaķalumı daħı başumı bayıķ ben ķorķdum kim eyidesin perekende eyledüñ benį isrāyil’i daħı śaķlamaduñ sözümi.”

Hārūn eyitdi: Yā anam oġlı, benüm saḳaluma yapışma, başuma daḫı ya‐pışma. Taḥḳīḳ ḳorḳdum ki eyidesin, ayırdı‐sen Benī İsrā’īl ortasını. Ḳavlü‐mi daḫı ṣaḳlamadı‐sen diyesin, didi.

(Harun) belə cavab verdi: “Ey anam oğlu! Saçımdan, saqqalımdan tutma. (Saqqalımı, başıma yolma). Doğrusu, sənin: “İsrail oğulları arasına ayrılıq saldın, sözümə baxmadın!” – deyəcəyindən qorxdum.

He said: O son of my mother! Clutch not my beard nor my head! I feared lest thou shouldst say: Thou hast caused division among the Children of Israel, and hast not waited for my word.

(Aaron) replied: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard nor by (the hair of) my head!(2618) Truly I feared lest thou shouldst say, ´Thou has caused a division among the children of Israel, and thou didst not respect my word!´"(2619)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.