20 Ocak 2022 - 17 Cemaziye'l-Ahir 1443 Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tâ-Hâ Suresi 37. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Velekad menennâ ‘aleyke merraten uḣrâ

Andolsun ki bir kere daha lutfetmiştik sana.

"Andolsun, Biz sana (daha önce) bir defa daha lütufta bulunmuş idik."

“Zaten sana, geçmişte bir kere daha lütufta bulunmuştuk.

“Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.”

bk. Kur’ân-ı Kerim, 28/7-13.

Andolsun biz sana bir başka defa gene lütufta bulunmuştuk.

'Andolsun, biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.'

And olsun, biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik.”

Bir kere daha sana ikram ve ihsan etmiştik:

“Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.”

Başka kez de seni nimetlemiştik

Andolsun ki, biz sana bir kere daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk: 

"Zâten evvelce de sana karşu lütufkâr idik."

36,37,38,39. Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."

“Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk.”

Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

"Sana bir kez daha lütufta bulunduk."

"And olsun biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik"

Şanım hakkı için biz lûtfeylemiştik sana diğer bir def'a daha

Gerçek şu ki, Biz sana daha önce de lütufta bulunmuştuk.

37,38,39. «Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

“Ve and olsun ki, sana başka bir def'a daha lütufta bulunmuştuk.”

“Sana (daha önceden de) başka bir iyilik yapmıştık” dedi.

Ant olsun ki biz sana bundan önce de iyilikte bulunmuştuk.

* Başka defa da sana bol nimet vermiştik:

“Şüphesiz biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

Gerçekten sana, geçmişte bir kez, daha büyük bir lütufta bulunmuştuk.

And olsun, sana diğer bir kere daha iyilikte bulunduk!”.

“Zaten biz sana daha öncede de iyilikte bulunmuştuk.”

Yemin olsun ki sana bir kez daha bir lütufta bulunmuştuk.

Ve devamla: “Yemin olsun Biz sana (daha önce) bir defa daha lütufta bulunmuştuk.”

“Zaten sana geçmişte ²⁰ bir kere daha lütufda bulunmuştuk;

20 Lafzen, “bir başka zaman”; yani, 38-40. ayetlerde hatırlatıldığı gibi, Hz. Musa’nın çocukluk ve gençlik döneminde. Bu döneme dair bundan sonraki at... Devamı..

Andolsun ki biz sana geçmişte bir ikramda daha bulunmuştuk. 28/3...6

ve zaten geçmişte bir kez daha sana (bu şekilde) ikramda bulunmuştuk.[2569]

[2569] Gecmişteki ikram, devamında anlatılacağı gibi, bebek Musa’nın Firavun’un soykırımından kurtarılması olsa gerektir (28:7-13).

«Ve andolsun ki, sana başka defa da ihsanda bulunmuşuzdur.»

36, 37. “Mûsâ! ” dedi, “istediklerin sana verildi. Zaten başka bir sefer de sana lütufta bulunmuştuk. ” [28, 7-13] {KM, Çıkış 2, 1-10}

Zaten biz sana bir kez daha lutufta bulunmuştuk.

Sana bir iyiliğimiz daha olmuştu.

Sana bir defa daha iyilikte bulunmuştuk.

“Başka bir sefer daha Biz sana lütufta bulunmuştuk.

"Yemin olsun, sana bir kez daha lütufta bulunmuştuk."

37-39. “daħı bayıķ minnet eyledük senüñ üzere bir gez daķı ol vaķt kim göreline bıraķduķ añanuñ ol kim göñüle bıraġılur kim bıraķ mūsā’yı ŧābut içine pes bıraķ anı deñiz içine pes bıraķsuñ anı deñiz deñiz ķıranına duta anı ya'nį nil ırmaġı [164b] benüm düşmānum daħı anuñ düşmānı daħı bıraķdum senüñ üzerüne sevgülik benden daħı tā bislenesin śaķlamaķlıġum üzere.”

Taḥḳīḳ senüñ üstüñe bir kez daḫı minnet eyledüg‐idi.

Sənə (bundan əvvəl də) bir dəfə ne’mət bəxş etmişdik

And indeed, another time, already We have shown thee favour,

"And indeed We conferred a favour on thee another time (before).


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.