26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 69. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû ud’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ levnuhâ(c) kâle innehu yekûlu innehâ bekaratun safrâu fâki’un levnuhâ tesurru-nnâzirîn(e)

Demişlerdi ki: Rengi nasıl olsun? Rabbine dua et de açıklasın bize. Musa, Allah diyor ki demişti, sapsarı, lekesiz olacak, bakanlara sevinç, neşe verir bir renk.

(Bu sefer) Dediler ki: "Rabbine adımıza yalvar da, bize (onun) rengini bildirsin." O (Hz. Musa ise: Rabbim) buyuruyor ki: “O, bakanların içini ferahlatan sarı renkli-parlak tüylü bir inektir" demişti.

Onlar: “Rabbine bizim için sor da, onun renginin nasıl olacağını bize açıklasın” dediler. Musa'nın cevabı şu oldu: “Allah, kurbanın sapsarı parlak renkte, bakanlara zevk veren bir sığır olmasını istiyor.”

“Bizim adımıza Rabbine dua ederek sor. Bize onun rengini açıklasın." dediler. Mûsâ:
“Allah, sapsarı renkli, parlak tüylü, görenlerin içini açan, sevimli bir sığır, buyuruyor" dedi.

Bu kez: "Rabbine dua et de, bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın" dediler. Musa da: "(Rabbim) onun sarı ve bakanlara neşe veren parlak renkli bir inek olduğunu söylüyor" dedi.

(Bu sefer) dediler ki: 'Rabbine adımıza yalvar da, bize rengini bildirsin.' O: '(Rabbim) diyor ki: O, bakanların içini ferahlatan sarı bir inektir' dedi.

(Yine) şöyle demişlerdi: “- Bizim için Rabbine duâ et de, onun rengi nedir? bize açıklasın. “Mûsâ da: “-Rabbim buyuruyor ki, o , bakanlara ferahlık verecek altın sarısı gibi bir sığırdır.” demişti.

Onlar: “Rabbinden iste; onun renginin ne olduğunu bize açıklasın” dediler. Musa: “Rabbim diyor ki; o sarı bir inektir, rengi parlak, bakanların hoşuna gider” dedi.

Bu defa, “Bizim için Rabbine dua et, bize onun rengini açıklasın” dediler. Mûsâ da, “Allah diyor ki, sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir renktedir” dedi.

Dediler ki: «Yalvarasın Tanrına onun rengi nicedir?», Musa dedi: «Rengi parlak sarıdır, bakanları hoşlandırır»

“Bizim için Rabbine yalvar da onun rengini de açıklasın.” (Bunun üzerine Musa): “O (Rabbim) diyor ki: O, bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inektir.” demişti.

Benî İsrâîl; Bu sığırın rengi nasıl olacağını bildirmesini rabbinden ricâ it didiler. Mûsâ; Sığırın her görenin gözine hoş görünecek vechile koyu sarı renkde olmasını Allâh istiyor didi.

"Rabbine bizim adımıza yalvar da ne renk olduğunu bize bildirsin" dediler. "O, onun, bakanların içini açan parlak sarı renkli bir sığır olduğunu söylüyor" dedi.

Onlar, “Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi.

“Bizim için rabbine dua et de renginin nasıl olacağını bize açıklasın” dediler. Mûsâ, “O buyuruyor ki: Rengi parlak sarı, bakanların içini açan bir inek olacak” dedi.

Bu defa: Bizim için Rabbine dua et, bize onun rengini açıklasın, dediler. «O diyor ki: Sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir inektir» dedi.

"Bizim için Rabbini çağır da onun rengini de açıklasın," dedi ki: "O diyor ki, o rengi parlak sarı bir düvedir, bakanların içini açar," dediler.

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et, rengi ne ise onu bize açıklasın." dediler. Musa, "Rabbim buyuruyor ki, o, bakanlara sürur veren, sapsarı bir sığırdır." dedi.

bizim için dediler: Rabbine dua et, rengi ne imiş bize beyan etsin, Rabbim, dedi, Şöyle buyuruyor: Bir bakare ki sapsarı, rengi bakanlara sürur verir

Onlar, “Bizim için Rabbine dua et de (o sığırın) rengi neymiş, açıklasın.” dediler. Mûsâ da şöyle dedi: “Rabbim buyuruyor ki: “O (kendisine) bakanların içini ferahlatan, parlak (tüylü) sapsarı renkte bir sığırdır”

Onlar: “Bizim için Rabb'ine söyle, onun rengi nedir; bize bildirsin.” dediler. Musa: “Allah; onun parlak sarı renkte, bakanlara keyif veren bir sığır olduğunu, söylüyor.” dedi.

(Tekrar) şöyle söyledilerdi: «Bizim için Rabbine duâ et de onun donu (rengi) nedir, bize tam açıklasın». O da : («Rabbim) diyor ki: o, bakanlara ferahlık verecek sapsarı bir inekdir» demişdi.

(Onlar bu def'a:) “Bizim için Rabbine duâ et, onun renginin ne olduğunu (da) bize açıklasın!” dediler. (Mûsâ) şöyle dedi: “Şübhesiz O (Rabbim) buyuruyor ki: 'Doğrusu o, rengi sapsarı, bakanların hoşuna giden bir sığırdır.' ”

Yine dediler ki “Rabbine seslen, sığırın rengi nasıl olacak, bize açıklasın.” Musa “Rabbiniz diyor ki “Keseceğiniz sığır, bakanların hoşuna giden sarı renkli bir sığır olsun” dedi.

Onlar dediler: « Bizim için çalabına yalvar da bu ineğin ne renkte olduğunu da bize açıkça bildirsin.» Musa dedi: « Allah buyuruyor ki, bu inek sapsarı bir inek olacak, bakanların içini açacak.»

68, 69. Onlar «— Musa! bizim için Rabbine niyaz et ki nasıl olduğunu [⁹] bize belli etsin» dediler; Musa da «— Rabbim buyuruyor ki o sapsarı bir inektir, rengi bakanlara inşirah verir» dedi.

[9] Kaç yaşında olduğunu.

Onlar: “Bizim için Rabbine dua et de renginin nasıl olduğunu bize açıklasın” dediler. Musa: “Bakanların içini ferahlatan parlak tonda, sarı bir inektir” diye cevap verdi.

“Rabbine bizim adımıza yalvar da renginin ne olduğunu bize açıklasın” dediler. O, “Onun, bakanların içini açan parlak, sarı renkli bir sığır olduğunu söylüyor” dedi.

Onlar yine:
“Bizim için Rabb’ine duâ et de, bize onun rengini söylesin!” dediler. Mûsâ:
“Allah onun, görenlere hayranlık veren sapsarı, parlak renkli bir inek olduğunu söylüyor!” dedi.

-“Rabbine bizim için dua et; onun rengi nedir, bize açıklasın!” dediler.
-“O söylüyor ki bu, sapsarı bir sığırdır, rengi parlaktır, Bakanlar’a sevinç verir” dedi.

Halk:- Rabb’ine bizim için yalvar da rengi neymiş bildirsin. Musa:- Onun, seyrine doyum olmaz güzellikte sarı ve parlak renkli bir düve olduğunu söylüyor.

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et! Rengi neymiş? Bize açıklasın!" dediler. Mûsâ: "Rabbim! O rengi sapsarı, bakanların içini açan bir sığırdır diyor!" dedi.

(Onlar) “Bizim adımıza Rabbine dua et; bize onun renginin nasıl olduğunu açıklasın.” demişlerdi. (Musa da) “Allah diyor ki o, bakanlara huzur veren parlak sarı renkli bir inektir.” demişti.

Onlar: “Rabbine bizim için dua et de bize onun rengini açıklasın.” dediler. (Mûsa): “Rabbim, o (sığırın) görenlerin gözüne hoş gelen, parlak, sapsarı renkte bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi.

Onlar: “Rabbine bizim için dua et de onun renginin nasıl olacağını bize açıklasın” dediler. [Musa’nın] cevabı şu oldu: “O, kurbanın sarı renkte, parlak tonda, görenlere zevk veren bir sığır olmasını istiyor”.

“Bizim için Rabbine dua et de, onun ne renk olduğunu bize iyice açıklasın.” dediler. Musa; “Allah, onun bakanların içini açan, parlak sarı bir sığır olduğunu söylüyor.” 2/67...71

Onlar: “Bizim için Rabbine yalvar da bize onun rengini bildirsin” dediler. O, “Kesinlikle o, rengi bakanın gözünü kamaştıracak parlaklıkta sarı bir inek olmalı” dedi.[¹³⁴]

[134] Tesurru’n-nâzırin lafzen “bakana sürur veren” anlamına gelir. Bu ifade, onların gönlünde yatanı Allah’ın bildiğine de bir göndermedir. Vahiy dur... Devamı..

(bu kez) "Bizim için Rabbine dua et de, o ineğin rengi nedir? Bize açıklasın.!" dediler Musa da: "Rabbim buyuruyor ki, o bakanların içini ferahlatan sapsarı bir inektir" diye cevap verdi. (Bu açıklama ile de yetinmediler)

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir renkdir" dedi.

Dediler ki: «Bizim için Rabbine dua et, onun rengi nedir, bize beyan etsin.» Dedi ki: «Muhakkak O buyuruyor ki, o sarı renkte bir sığırdır. Onun rengi halis sarıdır. Kendisine bakanları mesrûr kılar.»

Bu sefer dediler ki: «Rabbine yalvar da onun rengini bize bildirsin» O da: Allah diyor ki: «O, bakanların içini açan parlak sarı bir inek olacaktır» dedi.

Dediler ki: "Bizim için Rabbine du'a et, renginin nasıl olduğunu açıklasın." Dedi: "O diyor ki: "Rengi parlak, sarı bir inektir, bakanlara sevinç verir."

Onlar (yine Mûsâ'ya) Rabbine bizim içün du'â iyle ki o sığırın rengi nasıl oldığını bize bildirsin didiler. Mûsâ: Allâh Te'âlâ onun rengi görenleri memnûn ve mesrûr idecek derecede tatlı ve parlak sarıdır buyuruyor didi.

“Bizim için Sahibine (Rabbine) sor, bize ne renk olduğunu da açıklasın!” dediler. Musa dedi ki Rabbim şöyle diyor: “O sarı bir sığırdır, sapsarı renkte, görenlere zevk verir.”

-Bizim için Rabbine dua et de, onun ne renk olduğunu bize iyice açıklasın, dediler. Musa:-Allah, onun, bakanların içini açan, parlak sarı bir inek olduğunu söylüyor, dedi.

Onlar, “Rabbine bizim için dua et de onun rengini bize açıklasın” dediler. Musa, “Allah buyuruyor ki,” dedi, “o sapsarı, bakanlara sürur veren bir inektir.”

Şöyle dediler: "Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize." Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir."

eyittiler: “dile bizüm içün çalabuñdan; bellü eylesün bize nedür rengi anuñ?” [6a] eyitti mūsā: “bayıķ ol eydür bayıķ ol bir śıġırdur śaru, gey śarudur rengi anuñ; şād eyler baķıcıları”

Eyitdiler: Du‘ā eyle bizüm‐çün Tañrı Ta‘ālāya ki beyān eylesün bize ol ṣıġırrengi nicedür. Mūsā eyitdi ki: Tañrı Ta‘ālā eydür, ol ṣıġıruñ rengi ḳatı ṣarudur,cemī‘ eczāsı‐y‐la feraḥlandurur rengi gören kişileri.

Onlar dedilər: “Bizdən ötrü Rəbbini çağırıb soruş, qoy onun rəngini də bizə bildirsin”. O da cavabında: “(Allah) onun tünd sarı rəngli və görənlərə xoş gələn (bir inək) olduğunu buyurur”, dedi.

They said: Pray for us unto thy Lord that He make clear to us of what colour she is. (Moses) answered: Lo! He saith: Verily she is a yellow cow. Bright is her colour, gladdening beholders.

They said: "Beseech on our behalf Thy Lord to make plain to us Her colour." He said: "He says: A fawncoloured heifer, pure and rich in tone, the admiration of beholders!"


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.