16 Temmuz 2024 - 9 Muharrem 1446 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 53. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-iż âteynâ mûsâ-lkitâbe velfurkâne le’allekum tehtedûn(e)

Doğru yolu bulasınız diye bir vakit Musa'ya kitap ve doğruyla eğriyi ayırt eden hükümler verdik.

Ve hidayeti (Hakkı ve doğruyu) bulasınız diye, (Hz.) Musa’ya kitabı (Tevrat’ı) ve (Hakk ile Bâtıl’ı ayıran ve adalet esaslarını ortaya koyan) Furkan’ı vermiştik.

Ve hatırlayın, Musa'ya Tevrat'ı ve doğruyu yanlıştan fark ettiren ölçüyü vermiştik ki, böylece doğruya yönelesiniz.

Mûsâ'ya kutsal kitabı vermiştik. Hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriat ve mûcizeler vermiş, düşmanına karşı zafer ihsan etmiştik. Doğru yolu bulup tercih edersiniz diye sizi uyarmıştık.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/4; 8/29; 21/48; 25/1; 28/52-53; et-Tefsîru’l-Kebîr, 3/78.

Doğru yola girersiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı verdik. [8]

8.Kitap ile kastedilen Tevrat`tır. Furkan ise hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayırmaya yarayan ölçü demektir. Burada kastedilen ise, hak... Devamı..

Ve hidayete erersiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furkan'ı verdik.

Ve hatırlayın ki, biz Musâ'yı Tevrât'ı ve hak ile bâtıl arasını ayıran Furkan'ı vermiştik ki, (sapıklıktan kurtulup) doğru yolu bulasınız.

Yine hatırlayın ki; doğru yolu bulmanız için Musa’ya kitap ve Furkan’ı (yasa ve doğru yola ileten mesajlarla dolu Tevrat’ı) verdik.

Hani biz, doğru yolu bulasınız diye Mûsâ'ya kitâbı ve furkânı vermiştik.[20]

[20] Furkân kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 454-459.

Hani, Musaya kitap vermiştik, hakla bâtılı ayırdeden hükmü vermiştik, gerektir ki doğru yola gidesiz

Hani! Musa'ya; doğru yolu bulmanız ve hak ile batılı ayırt etmeniz için deliller vermiştik.

Sizin doğru yola sevk idilmeniz içün Mûsâ’ya kitâb ve furkân (Tevrât) virdik.

Doğru yola gidesiniz diye Musa'ya hakkı batıldan ayıran Kitabı vermiştik.

Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı[16] vermiştik.

Furkan, “Hak ile batılı ayıran” anlamınadır. Burada Mûsâ’ya verilen emirler ve hükümler kastedilmektedir.

Doğru yolu bulasınız diye Mûsâ’ya kitabı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri ¬vermiştik.

Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.

Yola gelmeniz için de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik.

Ve hani bir zamanlar Musa'ya o kitabı ve furkanı verdik, gerekirdi ki, doğru yolda gidesiniz.

Ve bir vakit Musaya o kitabı ve fürkanı verdik, gerekti ki doğru gidecektiniz

Ve hidâyet üzere olasınız diye Mûsâ’ya kitabı (Tevrât’ı) ve Furkan’ı (hak ile bâtılı ayırt eden hükümleri) vermiştik.

Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı¹ verdik.

1- Hâk ile batılı, doğru ile yanlışı ayırt eden kılavuz, ölçü.

Hani Musâya, (sapıklıkdan ayrılıb) doğru yola gelesiniz diye, («Tur» da) o kitabı (Tevrâtı) ve Furkaanı (Hak ile batılı ayırd eden hükümleri) vermişdik.

Hani Mûsâ'ya Kitâb'ı ve (hak ile bâtılı ayıran) Furkan'ı vermiştik, tâ ki hidâyete eresiniz.

Yine bir vakit doğru yolu bulasınız diye Musa’ya kitabı ve hak ile batılı ayıran hükümleri verdik.

Musa’ya doğru ile yanlışın ayırt edilmesini sağlayan kitabı verdik ki, bununla doğru yolu bulabilesiniz.

O gün biz Musa’ya Kitap’ı, doğru ile iğriyi ayırıcı olan Tevrat’ı vermiştik, doğru yolu tutasınız diye.

Hani biz Musa/ya hidayet bulasınız diye Kitap ve Furkan [²] vermiş, idik.

[2] Hak ile batıl ayrılan hükümler, faslolunan hükümler.

Hani Biz Musa’ya doğru yolu bulmanız için Kitabı ve furkânı⁴⁴ vermiştik.

44 Furkân: Hakkı batıldan ayırmak anlamındadır.

Hani hidayet bulursunuz diye Musa'ya da kitabı ve furkanı vermiştik.

(“Furkan”, hak ve bâtılı birbirinden ayırmaya yarayan bir ölçü anlamına gelir. Burada ise kişinin yanlış ile doğruyu, hak ile bâtılı birbirinden ayırm... Devamı..

Ve hani, dosdoğru yolda yürümeniz için Mûsâ’ya, Tevrât denilen Kitabı ve doğru ve eğrinin, güzelin ve çirkinin, iyi ve kötünün mutlak ve şaşmaz ölçüsü olan vahiy bilgisiyle beslenen anlayış ve idrâk kabiliyetini, yani Hak ve batılın ne olduğunu farkettiren özelliği, furkânı bahşetmiştik.

Hani, Kitab’ı ve Fürkân’ı Musa’ya verdik. Umulur ki hidayete erersiniz.

Musa’ya, Tevrat yanı sıra, kılı kırk yaran bir görüş yeteneği verdik, düze çıkmanızı umduk.

Hani! Doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan, adaleti zulümden ayırasınız diye; Musa’ya Kitabı vermiştik. Ne çabuk unuttunuz?

Hani doğru yolu bulasınız diye Musa’ya Kitabı ve [furkân]ı [*] (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik.

Buradaki [el-kitab] kelimesiyle kastedilen Hz. Musa’ya verilen “vahiy”dir; [el-furkân] ise o vahyin doğruyu yanlıştan ayırt ediciliği ve peygamberleri... Devamı..

Ve dosdoğru yola gelesiniz diye de Mûsa’ya Kitab’ı ve (hakkı bâtıldan) ayırma feraseti¹ vermiştik.

1 Hz. Mûsa’ya verilen kitabın Tevrât olduğunda, ihtilâf yoktur. Fakat Furkan; Tevrât’ın bir sıfatı, Tevrât’taki şer’î hükümler, Hz. Mûsa’ya verilen mû... Devamı..

Ve [hatırlayın,] Musa’ya ilahî kelâmı -[böylece] doğruyu yanlıştan ayırd etmek için [kullanacağı] ölçüyü ³⁸- vermiştik ki doğruya yönelesiniz;

38 Muhammed Abduh, el-furkân’ın, aynı zamanda, “doğruyu yanlıştan ayırd etmemizi sağlayan insan aklı” için de kullanıldığını (Menâr III, 160) söyleyer... Devamı..

Doğru yola gelesiniz diye Musa’ya kitabı ve Furkan’ı (doğru ile yanlışı ayıranı) vermiştik. 3/3-4, 21/48

Yine doğru yolu bulmakta kılavuz edinmeniz için Musa’ya hakkı bâtıldan ayıran[¹⁰³] Kitabı vermiştik.[¹⁰⁴]

[103] Furkan, “hakkı bâtıldan ayıran” anlamına gelen bir sıfattır. Kur’an’da Kur’an, Tevrat ve İncil için kullanılır (2:185; 3:4; 8:41; 21:48; 25:1). ... Devamı..

Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkan’ı (hak ile batılı birbirinden ayırt eden hükümleri) verdik.

Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı vermiştik.

Ve bir vakitte Mûsa'ya kitap ve furkan vemiştik. Tâ ki hidâyete eresiniz.

Mûsâ'ya Kitap ve Furkan'ı verdik, ta ki doğru yolda yürüyebilesiniz. [28, 52-53; 21, 48; 3, 4; 25, 1; 8, 29]

Furkan: Tevrat’ın bir sıfatı veya Tevrat’taki şer’i hükümler veya Tevrat’tan ayrı olarak yed-i beyza ve asâ gibi mûcizeler yahut bir zafer ve ferah ol... Devamı..

Yola gelesiniz diye Musa'ya Kitap ve furkan (gerçekle batılı birbirinden ayıran ölçü) vermiştik.

Ve bizim Mûsâ'ya, doğrı yolı bulmanız içün hak ile bâtıl beynini tefrîk iden kitâbı virdiğimizi de hatırlayınız.

Belki doğru yola gelirsiniz diye Musa’ya o kitabı, o furkanı [*] vermiştik.

[*] Furkân, doğruyu yanlıştan ayırmak yani hikmete ulaşmaktır. Furkan ve Hikmet, ilahi kitapların özelliğidir. (Al-i İmrân 3/4 ve Nisa 4/113) Gereğini... Devamı..

Doğru yola gelesiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Doğru yolu bulmanız için de Musa'ya kitabı ve hak ile bâtılı ayırt eden delilleri vermiştik.

İyiye ve güzele yol bulursunuz ümidiyle Mûsa'ya Kitap'ı ve furkanı/hakla bâtılı ayıran mesajı vermiştik.

daħı ol vaķt kim virdük mūsā’ya tevrįt’i daħı ayırıcı ya'nį tevrįt kim ḥaķķı bāŧıldan ayırur; yāħūd mūsā mu'cizeleri anuñ-içün kim siz ŧoġru yol dutasız.

Şunı da biliñ ki biz Mūsāya ḥaḳḳ‐ıla bāṭılı farḳ idici ḥüccet virdik. Umulur ki olkitābla doġrı yolı bulasıñız.

(Yadınıza salın!) Biz Musaya kitab (Tövrat) və (haqq ilə batili bir-birindən fərqləndirən) Furqan verdik ki, bəlkə, siz doğru yola yönələsiniz.

And when We gave unto Moses the Scripture and the Criterion (of right and wrong), that ye might be led aright.

And remember We gave Moses the Scripture and the Criterion (68)(Between right and wrong): There was a chance for you to be guided aright.

68 (Cf. 8:29) Allah's revelation, the expression of Allah's Will, is the true standard of right and wrong. It may be in a Book or in Allah's dealings ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.