20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 44. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ete/murûne-nnâse bilbirri vetensevne enfusekum veentum tetlûne-lkitâb(e)(c) efelâ ta’kilûn(e)

İnsanlara iyilik etmelerini emrediyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı okumaktasınız siz. Aklınız mı yok, düşünmez misiniz?

Siz insanlara iyiliği emrettiğiniz halde, kendinizi unutuyor musunuz? (Yoksa kendinizi sorumsuz mu sanıyorsunuz?) Halbuki siz, üstelik Kitabı (ve Kur’an’ı) da okuyor (Allah’ın emirlerini de biliyor)sunuz. (Buna rağmen) Hâlâ akıllanmayacak (ve yanlışınızı anlamayacak) mısınız?

Siz kendinizi unutarak diğer insanlara iyilik yapmayı ve erdemli olmayı mı emredersiniz, hem de Allah'ın kitabını okuyup durduğunuz halde, siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız?

Kitabı, Tevrat'ı okuduğunuz halde, içindeki ilâhî hükümleri şahsen uygulamayı bir kenara bırakıp unutarak, insanlara Allah'a itaati, iyiliği, insanlığı ve hayra vesile olacak şeyleri mi emrederek önderlik ediyorsunuz? Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/88.

Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip bizzat kendinizi unutuyor musunuz? Akıl etmiyor musunuz?

44.Vahidi ve Sa`lebi`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerime Medineli yahudiler hakkında inmiştir. Onlardan bir ada... Devamı..

Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız?

(Ey Yahûdi'ler), insanlara iyilik emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki Tevrat'ı okuyorsunuz; artık çirkin hareketinizi anlamaz mısınız?

İnsanlara iyiliği emrederken kendinizi unutuyorsunuz. Hâlbuki siz kitap okuyanlarsınız. Artık düşünmeyecek misiniz?

Ey bilginler, kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip, kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Kendinizi unutup, ellere iyilikle emir mi verirsiniz? Bir de kitap okursunuz, anlamıyor musunuz?

Siz kitabı okuyup durduğunuz halde, insanlara erdemli olmayı öğütlüyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?

Yapılan bir öğüdün amacına ulaşabilmesi ve konuşulanların muhatapta karşılık bulması için öğüt verenin anlattıklarını evvela kendi nefsinde yaşaması ç... Devamı..

Kendinizi ihmâl ve nisyân iylediğiniz halde başkalarına nasıl a’mâl-i sâliha tavsiye idebilirsiniz, Kitâbı okuyorsunuz hiç anlamıyor mısınız?

Kitap'ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?

Siz Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyup durduğunuz hâlde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

(Ey bilginler!) Sizler Kitab'ı (Tevrat'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Halkı iyilik yapmağa çağırıp dururken kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik Kitabı da okuyorsunuz? Aklınızı kullanmaz mısınız?

İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitab (Tevrat)ı okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

nâsa iyilik emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitap okuyorsunuz, artık akıl etmez misiniz

Siz Kitâb’ı (Tevrât’ı) okuyup durduğunuz hâlde (ilâhî emirlerin muhatabı siz değil de sizin haricinizdeki insanlarmış gibi) kendinizi unutup başkalarına hayrı/iyiliği mi öğütlüyorsunuz? Halâ akıllanmayacak (ve yaptığınız bu tutarsızlığı anlamayacak) mısınız?

Âyet-i kerîmedeki sorular, esasında, yahûdîleri kınama ve azarlama ifadeleridir.

İnsanlara birr¹ olmalarını buyuruyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı okuyup duruyorsunuz. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

1- Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

(Ey Yahudi bilginleri) siz, insanlara iyiliği (gerçeği ve peygambere îman etmeği) emredersiniz de kendinizi unutur musunuz? Halbuki Kitab (Tevrat) da okursunuz. Haalâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Siz Kitâbı okuyor olduğunuz hâlde, insanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Hiç akıl erdirmez misiniz?

İnsanlara iyi şeyleri yapmayı emrediyorsunuz, ama kitaptan okuyup öğrendiğiniz halde, kendinize iyilik yapmayı unutuyorsunuz. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Nasıl oluyor da siz kendinizi unutup başkalarına olgunluk öğüdü veriyorsunuz? Siz ki Kitap’ı okuyorsunuz. Yine de aklınız yatmıyor mu?

Siz Kitabı okuyup dururken nâs/a iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Daha aklınız ermiyor mu?

Kitabı okuyup durduğunuz hâlde kendi nefsinizi unutup, insanlara erdemli olmayı [birr]³⁸ mı öğütlüyorsunuz³⁹ [te’murûn]? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

38 Birr, iyilik ve güzellik içeren bütün vasıfları ihtiva eder. Erdemli olan kişi gerçekte bu vasıflarla donanmış kişidir. 39 Bir başkasına iyilik ... Devamı..

Kitabı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyiliği emredersiniz? Siz akletmez misiniz?

Siz insanlara iyiliği öğütler de, kendinizi unutur musunuz? Oysa Kutsal Kitabı okuyup duruyorsunuz, hiç aklınızı kullanmaz mısınız?
O hâlde, gelin şu anlamsız inattan vazgeçin de Rabb’inize yönelin:

Siz Kitab’ı okuyor iken, Birr’i / Ergin İyiliği İnsanlar’a emrediyorsunuz ve kendinizi unutuyorsunuz, öyle mi?
Akletmez misiniz?

Kendinizi unutup da başkalarına mı iyilik yapmalarını emrediyorsunuz? Kitabı okuyup dururken yaptığınız akıllıca değil.

Ey Ehli Kitap siz kitabı okuyorsunuz. İnsanları kitaba çağırıyorsunuz. Hatta kitapla insanlara hükmediyorsunuz. İnsanları kitaptaki yasalarla cezalandırıyorsunuz. Ama kendinizi kitaptan muaf tutuyorsunuz. Kitaptaki hükümleri kendi yaptıklarınıza uygulamıyorsunuz! Yoksa kendinizi ilim sahibi sayarak biz kitaptan muaf tutulduk mu diyorsunuz? Yahut biz bilenleriniz, ermiş insanlarız Allah’ın yasalarına uymaya ihtiyacımız yok, Allah’ın yasalarına cahiller uysun mu diyorsunuz? Yoksa iyiliklerden, güzelliklerden ne varsa, insanlara emredip, onların yapmasını teşvik edip, kendinizi iyilikleri güzellikleri yapmaktan uzak mı tutuyorsunuz? Veya aklınızı kaybedip “Biz hocayız! Hocanın dediğini yapın! Gittiği yoldan gitmeyin!” mi diyorsunuz? Eğer öyleyse yaptığınız şeyin ne kadar çirkin bir şey olduğunu anlamıyorsunuz! Andolsun ki; katımda Resullerim, ilim sahipleri, sıradan saydığınız müminler, muttaki deyip kutsallaştırdığınız kişiler, ermişler, erenler, evliyalar hepsi eşittir. Hepsi ayetlerime inanmak, emirlerimi yerine getirmek, yasalarıma uymak zorundadır. Kim kendini koyduğumuz yasalardan ayrı tutarsa onlar müşriktir. Onlar kendi yasalarıyla bizim yasalarımızı eşit saymışlar, çıkarlarına geldiği yerde kendi yasalarını uygulamışlardır. Böyle kimseleri cehennem ateşine atarız. Kimsenin nazına, niyazına, gözyaşına bakmayız. Hiç kimsenin sıradan bir müminden üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Rabbine inanan, yasalarımıza uyarken samimiyet gösteren, elindeki imkânları Allah yolunda hesapsızca harcayanlardadır. Değilse inandım dediği halde ayetlerimize uymayan, yasalarımıza göre hayatını yaşamayanlar mutlaka cezalandırılacaktır.

(Ey İsrailoğulları)! Kitab’ı (Tevrat’ı) [tilavet] ettiğiniz (okuyup aktardığınız) hâlde kendinizi unutup iyiliği (başka) insanlara mı emrediyorsunuz! [*] Akıl etmiyor musunuz?

Bu ayet Şu‘arâ 26:226 ve Saff 61:2-3. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

(Ey İsrâil oğulları!) Bir de siz, kitabı(nız olan Tevrât’ı) okuduğunuz halde; bir yandan insanlara iyiliği¹ emredip, öte yandan kendinizi unutuyor musunuz?² Siz bunu hâlâ anlamayacak mısınız?

1 Birr: geniş iyilik, bol iyilik etmek demektir. Tabiî ki bu iyiliğin Allah’ın iyi dediği şeyler olması gerekir.2 İnsanlara iyiliği emredip, onları kö... Devamı..

Siz kendinizi unutarak diğer insanlara erdemli olmayı mı öğütlüyorsunuz- hem de ilahî kelâmı okuyup durduğunuz halde? Siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız?

Siz kitabı/Kuran’ı okuyup durduğunuz halde, insanlara iyiliği emrediyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? 3/188, 21/10, 61/2-3

Diğer insanlara sahici erdemlerle donanmayı[⁹¹] öğütlerken sıra size gelince terk mi ediyorsunuz; ve üstelik Kitabı da tilavet edip dururken?[⁹²] Siz hiç kafanızı çalıştırmayacak mısınız?

[91] Birr, bağlamına göre vurgusu değişen bir kavramdır: Kuldan Allah’a “sınırsız kulluk ve taat” (52:28), Allah’tan kula “sınırsız rahmet ve mağfiret... Devamı..

(Ey Yahudi bilginleri; yaptığınız doğru mudur) Sizler insanlara bol bol iyiliği emreder de, kendinizi unutur musunuz? (ilkin o emirlere kendinizin uyması ve topluma örnek olmanız gerekmez mi) Oysa daima Kitabı (Tevrat’ı) okuyorsunuz!., (o emirlere uymayanların azaba uğrayacaklarına dair hükümleri görmüyor musunuz?) Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?

Siz Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Nâsa iyilik ile emredersiniz de kendi nefislerinizi unutur musunuz? Halbuki siz kitabı okursunuz, hiç düşünmez misiniz?

Halka iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz yoksa? Halbuki siz Tevratı okuyup duruyorsunuz. Artık aklınızı başınıza almayacak mısınız? [11, 88]

Siz Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Ey Benî İsrâîl! Nâsa hayır ve hasenât ile emir ider ve kendi nefsinizi unudır mısınız? Halbuki siz kitâbı okursunuz (Tevrat ahkâmını bilirsiniz) bunı (herkese iyilik icrâsı ile emir idüb kendinizin bunu yapmamanızdaki yolsuzlığı) ta'akkul idüb düşünmez misiniz? [³]

[3] Bu âyet-i kerîme Medine yahûdîlerinin ulemâsı hakkında nâzil olmuşdur. Onlar yahûdîlerden kendilerine mürâca'atla nasîhat isteyenlerin ba'zısına s... Devamı..

İnsanlara iyi olmayı emredip kendinizi unutuyorsunuz, öyle mi? Bir de Kitab’ı okuyorsunuz. Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?

İnsanlara iyiliği emredersiniz de kendinizi unutur musunuz? Kitabı okuyup durduğunuz halde düşünmez misiniz?

Yoksa kitabı okuyup durduğunuz halde, insanlara iyiliği öğütleyip de kendinizi unutur musunuz? Aklınızı başınıza almayacak mısınız?

İnsanlara hayırda erginliği/dürüstlüğü emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

ay, buyurur misiz ādemįlere eylügi, daħı ündür misiz nefslerüñüzi? daħı siz oķırsız kitāb’ı ya'nį tevrįt’i añlamaz misiz?

Buyurur mısız kişilere yaḫşılıġı, siz özüñüzi unudur mısız? Daḫı siz oḳursız Allāh kitābın, pes uṣlanmaz mısız?

Siz insanlara yaxşı işlər görmələrini əmr etdiyiniz halda, özünüzü unudursunuz? Halbuki özünüz kitab (Tövrat) oxuyursunuz. Məgər (çirkin əməllərinizi) başa düşmürsünüz?

Enjoin ye righteousness upon mankind while ye yourselves forget (to practise it)? And ye are readers of the Scripture! Have ye then no sense?

Do ye enjoin right conduct on the people, and forget (To practise it) yourselves, and yet ye study the Scripture? Will ye not understand?


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.