27 Ekim 2021 - 21 Rebiü'l-Evvel 1443 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 283. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve-in kuntum ‘alâ seferin velem tecidû kâtiben ferihânun makda(tun)(s) fe-in emine ba’dukum ba’dan felyu-eddi-lleżî i/tumine emânetehu velyetteki(A)llâhe rabbeh(u)(k) velâ tektumû-şşehâde(te)(c) vemen yektumhâ fe-innehu âśimun kalbuh(u)(k) va(A)llâhu bimâ ta’melûne ‘alîm(un)

Eğer bir yolculuktaysanız, katip de bulamadınızsa alınan rehin de kafi. Birbirinize emniyetiniz varsa emniyet edilen borçlu, kendisini geliştiren Allah'tan sakınsın da emanetini tamamıyla ödesin ve tanıklığı gizlemeyin. Kim gizlerse şüphe yok, kalbi günaha batar ve Allah yapıklarınızı tamamıyla bilir.

Eğer yolculukta olursanız ve (resmen yetkili ve görevli bir) kâtip de bulamazsanız, bu durumda (borçludan) alınan rehinler (yeterli sayılır). Yok eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah’tan (korkup haramdan) sakınsın da emanetini (sahibine geri) ödesin (borcunu versin). Şahitliği (asla) gizlemeyin (ve değiştirmeyin). Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkârdır (ve kötülük yuvasıdır. Oysa) Allah, bütün yaptıklarınızı Bilendir.

Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız, alacağınız taahhüt ve rehinlerle yetinebilirsiniz. Eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin, zira onu gizleyen kalben günahkardır ve Allah yapmakta olduklarınızı bilir.

Şayet seferde olur, kâtip de bulamazsanız, borca karşılık alınmış bir rehin yeterlidir.
Birbirinizle güvene dayalı belgesiz, rehinsiz alış-verişlerde, ticari muamelelerde, emanet ilişkilerinde kendisine güvenilen taraf, vade dolduğunda sorumluluğunu yerine getirsin, borcunu ödesin.
Hakkı inkâr etmenin, borcu, emaneti vermemenin, vadeyi tehir etmenin, toplumdaki güveni sarsmanın doğuracağı sonuçları düşünerek insanları eğiten, koruyan ve kontrol eden Rabbi Allah'ın azabına uğramaktan, emirlerine yapışarak, günaha yaklaşmayarak kendini korusun.
Şâhitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim bildiklerini gizlerse, kesinlikle o kasten günah işlemiş, zarara girmiş, günahkâr bir kimsedir. Allah işlediğiniz amellerinizin hepsini biliyor.
*

Eğer yolculukta olur da bir katip bulamazsanız o zaman alınan rehin yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi üzerindeki emaneti yerine ulaştırsın ve Rabbi olan Allah'a karşı gelmekten sakınsın. Şahitliği de gizlemeyin. Kim gizlerse onun kalbi günahkardır. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.

Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter). Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah'tan sakınsın da emanetini ödesin. Şahidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilendir.

Eğer seferde olup yazıcı (kâtip) bulamadınızsa, o takdirde borçludan alınmış rehinler kâfidir. Birbirinize emin bulunursanız, kendisine güvenilen kimse, üzerindeki emanet borcu sahibine ödesin ve Rabbı olan yüce Allah'dan korksun. Şahitliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse muhakkak onun kalbi günah içindedir. Allah ne yaparsanız hakkıyle bilendir.

Eğer yolcu iseniz ve kâtip bulamazsanız, elde edilen bir rehin (yeter.) Eğer birbirinize itimadınız varsa, güvenilen kişi emaneti geri versin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Siz ey şahitler de! Sakın şahitliği gizlemeyin. Kim gizlerse, onun kalbi günahkâr olur. Hiç Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilendir.

Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı/noter bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir. Ancak birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Şahit olduğunuz şeyi gizlemeyiniz; zira onu gizleyen, kalben vebal altındadır. Allah yaptığınız her şeyin bilgisine sahiptir.

Yolculukta olup da, bir yazan bulunmazsa, imdi bir tutu alın, eğer birbirinize inanacak olursanız, inanılan kimse borcu ödemelidir, Tanrısı bulunan Allahtan sakınmalı, tanıklığı gizlemeyin, onu gizi iyenin gönlü günahla dolmuş olur, Allah bilir niderseniz

Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız alınmış taahhütler yeterlidir. Ancak birbirinize güveniyorsanız kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse bilsin ki onun kalbi vebal altındadır (günah içindedir). Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.*

Seyahatde bulunur iseniz ve kâtib bulamaz iseniz rehin virmek lâzım gelir lâkin eğer biri diğerine rehin virir ise rehni alan âdem Allâh’dan korkmalı ve rehni tam olarak i’âde itmelidir şehâdet itmeken imtinâ’ iylemeyiniz imtinâ’ idenlerin kalbi günâhkâr dimekdir. Fakat Allâh sizin a’mâlinizi bilir.

Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.*

Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.

Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkârdır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.

Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, ödemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gönderin. Birbirinize bu şekilde güvenirseniz, senedin sahibi ödemeyi zamanında yapsın ve Rabbi olan ALLAH'ı saysın. Tanıklığı gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi günahkardır. ALLAH tüm yaptıklarınızı bilir.

Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilir.

Ve eğer seferber iseniz bir yazıcı da bulamadınızsa o vakıt kabzedilmiş rehinler, yok birbirinize emin olmuşsanız kendisine inanılan adam Rabbı olan Allahtan korsun da üzerindeki emaneti te'diye etsin, bir de şehadeti ketmetmeyin, onu kim ketmederse mutlak onun kalbi vebal içindedir ve Allah her ne yaparsanız bilir

Eğer yolculukta olup da yazıcı bulamazsanız, alınan rehinler yeterlidir. Eğer, birbirinize güveniyorsanız, güvenilen kimse, üzerindeki emaneti ödesin. Rabb'i olan Allah'a takvalı olsun. Ve tanık olduğunuz şeyi gizlemeyin. Kim onu gizlerse kalben günah işlemiş olur. Allah, yaptığınız her şeyi bilir.

Eğer bir sefer üzerinde iseniz, bir yazıcı da bulamadınızsa o vakit (borçludan) alınmış rehinler (de yeter). Eğer birbirinize emîn olmuşsanız kendisine inanılan adam (borclu) Rabbi olan Allahdan korksun da emânetini tastamam ödesin. Şâhidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse hakıykat şudur ki onun kalbi bir günahkârdır. Allah ne yaparsanız hakkıyle bilendir.

Ve bir yolculukta olur da bir kâtib bulamazsanız, o takdirde (borca karşılık)alınmış rehinler (yeter)! Fakat bazınız bazınıza güvenir (de rehin almaz)sa, bu durumda kendisine güvenilen (borç verilen) kimse emânetini (borcunu) ödesin ve Rabbi olan Allah'dan sakınsın! Şâhidliği ise gizlemeyin! Buna rağmen kim onu gizlerse, artık şübhesiz ki o, kalbi günahkâr bir kimsedir. Allah ise, yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.

Eğer yolcukta iseniz ve borçlanmanızı yazacak bir kâtip bulamadıysanız, alacağa karşılık rehin almak vardır. Sizden bazınız, diğer bazı kimselere güven duyuyorsa, emaneti (rehini) alan kimse aldığı emaneti geri versin, Allah’dan korunsun. Ve şahadeti (Alınan rehinin tam ve eksiksiz alındığı gibi teslim edildiğini) gizlemeyin. Kim şahadeti gizlerse, bu onun kalbi için rahatsızlıktır (günahtır). Allah yaptıklarınızı bilendir.

Eğer yolda olur da yazıcı bulamazsanız, borçludan rehin alabilirsiniz. Eğer birbirinize güveniniz varsa, kendisine güvenilen borçlu, çalabı olan Allah’tan sakınsın da borcunu ödesin. Tanıklık etmekten kaçınmayın. Herkim bundan kaçınacak olursa günah onun yüreğine kadar işler. Her ne işlerseniz Allah onu bilicidir.

Eğer yolculukta bulunup kâtip bulamazsanız rehin alınsın. Eğer birbirinize emin iseniz kendisine emniyet olunan borçlu borcunu ödesin. Rabbi olan Allah/tan da sakınsın. Şehadeti saklamayın. Herkim şehadeti saklarsa onun kalbi [¹] günahkâr olur. Allah yaptıklarınızı tamamiyle bilir.*

Eğer yolculukta olup yazıcı bulamazsanız, alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz (rehin gerekmez ama) güvenilen kimse borcunu ödesin, Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahitliği gizlemeyin, kim onu gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah yaptıklarınızı bilendir.

Eğer yolculuk veya buna benzer herhangi bir imkânsızlık durumunda olur da, yazacak birini bulamazsanız, o taktirde verilen borca karşılık rehin alınan mallar da yeterli olur, yazılı belge ve şâhit yerine geçer. Nitekim, yazıcı ve şâhitlerin bulunduğu durumlarda bile, yalnızca rehin alınmış mallarla yetinebilirsiniz.
Bununla birlikte; şâhit, yazılı belge ve rehin gibi tedbirleri ihmal ederek birbirinize güvenmiş olursanız, kendisine güven duyulan kişi, Rabb’i olan Allah’tan korksun da, üzerindeki emâneti sahibine geri ödesin.
Bir de, şâhit olduğunuz gerçekleri örtbas ederek, ya da delilleri ortadan kaldırarak şâhitliği gizlemeyin. Her kim onu gizlerse, işte öylesinin kalbi günaha batmışve hattâ imanı tehlikeye düşmüş demektir. Unutmayın ki, Allah, yaptığınız her şeyi bilmektedir. Dolayısıyla, yeri ve zamanı geldiğinde hepsinin karşılığını verecektir.
Sakın “Kalplerdeki gizlilikleri de kim bilecekmiş?” demeyin:

Yolculukta olduysanız, yazıcı bulamadıysanız, rehinler de alınabilir.
Birbirinize emanet bıraktıysanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin, rabb’i Allah’tan sakınıp korunsun!
Şahidliği gizlemeyin!
Kim onu gizlerse, şüphesiz onun kalbi, günah işlemektedir.
Allah ne işliyorsanız bilmektedir.

Yolculuktayken kâtip bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin (kapora yeterlidir). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti (sahibine) versin ve Rabbi olan Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olsun! Şahitliği (bildiklerinizi) gizlemeyin! Kim onu gizlerse onun kalbi günahkârdır. [*] Allah yaptıklarınızı bilendir.*

Eğer bir yolculukta olur da (senetlerinizi) yazacak kimse bulamazsanız, (borca karşılık) bir rehin¹ almanız gerekir.² Eğer birbirinize güvenerek bir emanet bırakırsanız emanet bırakılan kimse, emaneti sahibine versin³ ve Rabbi olan Allah’a karşı hata etmekten sakınsın. Sakın şâhitlik ederken (bildiklerinizi) saklamayın. Kim şâhitlik ederken (bildiklerini) saklarsa, onun kalbi günâhla dolar. (Unutmayın ki) Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.*

Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir: ancak eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; 276 zira, onu gizleyen kalben vebal altındadır; ve Allah yaptığınız her şeyin tüm bilgisine sahiptir.

Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin ve Allah’tan korksun. Şahitliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, o kalben günahkâr olmuştur. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir. 3/175, 5/106-107

Eğer seyahatteyseniz ve yazan birini de bulamamışsanız, bu durumda alınan bir rehin de yeterlidir. Birbirinize güveniyorsanız, kendisine güvenilen kimse, bu güvenin gereğini yerine getirsin ve Rabbi olan Allah’tan korksun:[543] Artık şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; her kim onu gizlerse, işte onun kalbi günahkâr olur:[544] zira Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir.*

Ve eğer siz bir sefer üzerinde iseniz ve bir yazıcı da bulamaz iseniz makbuz, rehinler kifâyet eder. Fakat bazınız bazınıza emin olursa kendisine emniyet olunan, emaneti ödesin. Ve rabbi olan Allah Teâlâ'- dan korksun. Şahadeti de gizlemeyiniz. Onu kim gizlerse şüphe yok ki, onun kalbi günahkârdır. Ve Allah Teâlâ sizin yapacağınız şeylere alîmdir.

Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse Rabbi olan Allah'tan korksun da Üzerindeki emaneti ödesin! Bir de şahitliği, görüp bildiğinizi gizlemeyin! Bildiğini gizleyenin kalbi günahkâr olur. Allah her ne yaparsanız bilir. [5, 106; 4, 135]

Ve eğer seferde olur da yazacak birini bulamazsanız, alınan rehinler (yeter). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin, Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahidliği gizlemeyin, onu gizleyenin kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilir.

Yolculukta olur da yazacak birini bulamazsanız, yapılacak olan rehin almaktır. Biriniz diğerine güvenir (borcu yazmaz, rehin de almaz) ise, kendine güvenilen kişi, Sahibi olan Allah’tan çekinerek korunsun da güveni kötüye kullanmasın.[*] Şahitliği gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi iyilikten uzaklaşır. Yaptığınız her şeyi bilen Allah’tır.*

Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, (borca karşılık) alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin. Şahitliği gizlemeyin, kim onu gizlerse, o mutlaka kalben günahkardır. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir.

Seferde olur da kâtip bulamazsanız, borç karşılığında rehin alırsınız. Eğer birbirinize güvenir de rehin almazsanız, kendisine güvenilen kimse, Rabbi olan Allah'tan korksun da emanetini ödesin. Şahitliği saklamayın. Onu saklayanın tâ kalbi günahkâr olur.(139) Allah ise sizin yaptıklarınızı bilir.*

Eğer yolculuk halinde olur da yazacak birini bulamazsanız, o takdirde, alınan rehinler yeter. Birbirinize güvenmişseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti ödesin; Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Tanıklığı gizlemeyin. Onu gizleyen, kalbi günaha batmış/kendi kalbine kötülük etmiş biridir. Allah, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir.

daħı eger olasız seferde, daħı bulmayasız yazacı; ŧutular alınmış. pes eger imin ola bir niceñüz bir niceye, ödesüñ ol gişi kim imin dutınıldı emānetine. ya'nį borcına; daħı śaķınsuñ Tañrı’dan, çalabı’sı. daħı gizlemeñ ŧanuķlıġı; daħı her kim gizler ise anı, bayıķ ol, yavuķludur gönli anuñ. daħı Tañrı, anı kim işlersiz bilicidür.

Daḫı eger seferde olsañuz, yazıcı ṭapmasañuz, pes dutu aluñuz borc‐ıçun.Pes eger emānet ḳılsa biri birüñüz ḳatında, pes virsün emānet alġan emānetvirgen emānetini. Daḫı ḳorḳsun özini yaradan Tañrıdan. Daḫı yaşur‐mañuz ṭanuḳluġı, daḫı ṭanuḳluġı kim yaşursa pes anuñ yazuḳludur yüregi,yamandur. Daḫı Tañrı Ta‘ālā siz işlegen işleri bilicidür

Səfərdə olub katib tapmasanız, girov saxlayın. Əgər bir-birinizə e’tibar edirsinizsə, e’tibar olunmuş şəxs əmanəti geri qaytarsın və Rəbbi olan Allahdan qorxsun! Şahidliyi (şahidi olduğunuz şeyi) gizlətməyin! Onu gizlədən şəxsin qəlbi günahkardır. Allah etdiyiniz əməlləri biləndir!

If ye be on a journey and cannot find a scribe, then a pledge in hand (shall suffice). And if one of you entrusteth to another let him who is trusted deliver up that which is entrusted to him (according to the pact between them) and let him observe his duty to Allah. Hide not testimony. He who hideth it, verily his heart is sinful. Allah is Aware of what ye do.

If ye are on a journey, and cannot find a scribe, a pledge with possession (may serve the purpose)(334). And if one of you deposits a thing on trust with another(335), Let the trustee (Faithfully) discharge His trust, and let him fear his Lord. Conceal not evidence; for whoever conceals it,- His heart is tainted(336) with sin. And Allah Knoweth all that ye do.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.