22 Haziran 2021 - 12 Zi'l-ka'de 1442 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 18. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Summun bukmun ‘umyun fehum lâ yerci’ûn(e)

(O münafıklar) Onlar sağırlar, dilsizler ve körler gibidirler. Bundan dolayı da onlar (fasıklıktan ve münafıklıktan) geri dönemezler. (Tekrar Hakka ve hayra yönelmeyeceklerdir.)

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.

İnanmış gibi görünen o gizli inkârcılar sağır, dilsiz, kördürler; artık doğru yola, hakka dönmezler.

Onların duyan kulakları Hakk'ı duymuyor. Konuşan dilleri Hakk'ı konuşmuyor. Gören gözleri hakikati görmüyor. Bu sebeple Hakk'a dönemiyorlar.*

Bunlar sağırdırlar, kördürler ve dilsizdirler. Artık girdikleri yoldan geriye dönmezler.

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.

Onlar, sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (imanı ikrar etmezler), kördürler (anlayış gözü ile hakkı ayırdetmezler), artık onlar (bu hallerinden) dönmezler.

Onlar sağır, dilsiz ve kördürler ve geri de dönemiyorlar.

Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.

Onlar sağır, dilsiz, kör kimselerdir; artık geri dönemezler

Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler), dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.*

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden doğru yola dönmezler.

Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.

Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler

Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler.

(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.

(Onlar) sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler(hakikati görmezler). Bu yüzden onlar (hakka) dönemezler.

(Kendilerine yol gösterici olmadığı için) Sağır, dilsiz ve kör kalmışlar, kendi başlarına asla doğru olana dönemezler.

Onlar bir alay sağırlar, dilsizler, körlerdir [²], artık onlar tuttukları yoldan dönmezler.*

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden (hakka) dönmezler.

Çünkü onlar, mânevî bakımdan sağırdırlar, gerçeği işitmeye tahammülleri yoktur, dilsizdirler, gerçeği, doğruyu itiraf etmekten çekinirler, kördürler, apaçık hakîkati görmezlikten gelirler. Bu yüzden, inkârcılık ve ikiyüzlülükten vazgeçmez, bir zamanlar terk ettikleri imana artık dönmezler.
On yedi ve on sekizinci ayetlerde, tamamen inkâra saplanmış ikiyüzlüler anlatıldı. On dokuz ve yirminci ayetlerde ise, henüz inkârda karar kılmamış, fakat çıkar kaygılarıyla inanç ile inançsızlık arasında bocalayıp duran bir başka münâfık tipi ele alınıyor:

Sağır dilsiz kördürler; artık dönmezler.

(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler;* onlar (gerçeğe) dönmezler.*

(Onlar) zâten hem sağır, hem dilsiz, hem de kördürler.1 İşte onlar, (bundan dolayı hakk’a) dönmeyecekler.*

onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönemezler.

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Artık bir daha dönemezler. 6/50, 7/179, 46/26

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler:[35] artık onlar (hakikate) dönemezler.*

Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık onlar (o dalâletten) dönmezler.

Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler. [22, 46]

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.*

Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[*].*

Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler.

Artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; geri de dönemezler.

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.

śaġırlardur, dilsüzlerdür, gözsüzlerdür; pes anlar dönmezler.

Ṣaġırlardır, Ḥaḳ ḥüccetini işitmezler; dilsizlerdir, īmānı iḳrār itmezler; körlerdir,ḥaḳḳı görüp farḳ itmezler. Bu mezmūm ḥūydan ferāġat itmeyüp bu vech‐ile ḥaşr olu‐nurlar.

Onlar kar, lal və kordurlar (haqqı eşitməz, danışmaz və görməzlər). Buna görə də (öz pis adətlərindən, yaramaz əməllərindən) dönməzlər.

Deaf, dumb and blind; and they return not

Deaf, dumb, and blind, they will not return (to the path).


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.