4 Aralık 2021 - 29 Rebiü'l-Ahir 1443 Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 103. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Velev ennehum âmenû vettekav lemeśûbetun min ‘indi(A)llâhi ḣayr(un)(s) lev kânû ya’lemûn(e)

İman edip de kötülüklerden korunsalardı elbette Allah'tan elde edecekleri sevap, daha hayırlı olacaktı. Bir bilselerdi bunu.

Halbuki onlar (gerçekten) iman etmiş ve (Allah’tan) korkmuş olsalardı, Allah katından gelecek sevap (kendileri için) daha hayırlıydı. Ah keşke bunu bilip (uysalardı)!

Eğer onlar, gönderilen peygamber ve kitaba iman edip, yollarını bununla bulmuş olsalardı. Bu sebeble Allah tarafından verilecek sevap, onlara iyilik getirecekti; keşke bunu bilselerdi.

Keşke imân edip, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunsalar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davransalardı, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olsalar, takvâ esaslarını benimseselerdi, elbette Allah katından verilecek mükâfat daha hayırlı olacaktı. Keşke bunları anlayabilselerdi.

Eğer onlar iman edip sakınsalardı Allah tarafından verilecek olan karşılık kendileri için daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi.

Eğer gerçekten iman edip sakınsalardı, Allah katındaki sevab(ları) gerçekten daha hayırlı olurdu; bir bilselerdi.

Eğer Yahudiler Peygambere ve Kur'an'a iman edip de sihir yapmaktan sakınsalardı, Allah'ın sevabı onlar için hayırlı olurdu; bunu bilselerdi...

Eğer inanıp sakınsalardı, Allah katındaki bol mükâfat daha yararlı olurdu. Keşke bilmiş olsalardı.

Eğer onlar, iman edip sakınsalardı, Rablerinden çok daha iyi bir ödül alacaklardı. Keşke bilselerdi!

Eğer inansaydılar, sakınç da olsaydılar Allah sevap verirdi, keşke bilselerdi hayırlı olurdu

Eğer onlar iman edip Allah'ın istediği gibi yaşasalardı, Allah katından onlara erişecek olan ödül elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilmiş olsalardı!

Îman ve Allâh korkusı ânlara hayırlı bir mükâfât te’mîn idecek idi eğer bilseler idi!

Onlar inanıp, Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, Allah katından olan sevab daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!*

Eğer onlar iman edip Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi!

Eğer iman edip kendilerini kötülükten korusalardı, şüphesiz, Allah tarafından verilecek sevap daha hayırlı olacaktı. Keşke bunları anlasalardı!

Onlar inanıp günahlardan sakınmış olsalardı elbette ALLAH'tan alacakları ödül çok daha hayırlı olurdu. Bir bilselerdi!

Şayet onlar iman edip de korunmuş olsalardı, elbette Allah tarafından verilecek mükafat çok hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi.

evet iyman edib de korunmuş olsa idiler elbette Allah tarafından bir mükâfat çok hayırlı olacaktı, bunu bilselerdi

Eğer onlar iman edip korunsalardı, Allah katında kazanacakları sevap daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi.

Eğer onlar (Yahudiler, Peygambere ve Kurana) îman edib de (sihir yapmak gibi günahlardan) sakınmış olsalardı Allah katından (kazanacakları) sevab, (haklarında) elbet daha hayırlı olurdu. Eğer bunu bilselerdi.

Hem gerçekten onlar îmân edip (günahlardan) sakınmış olsalardı, Allah tarafından(verilecek) bir sevab elbette daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!

Eğer iman edip, Allah’dan (azabından) sakınıp korunsalardı, Allah’ın katında daha hayırlı karşılıklar bulacaklarını bilselerdi.

Eğer onlar inansalardı, sakınsalardı, Allah’ın katında kazanacakları sevap kendileri için yey olurdu. Bunu bir bilselerdi.

Eğer onlar iman edip sakınsalardı [¹⁰] Allah/ın sevabı her halde haklarında hayırlı olurdu [¹¹]. Ne olaydı bileydiler [¹²]*

Onlar iman edip takva sahibi olsalardı, (kendileri için) Allah katındaki sevap daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!

Gerek Süleyman’a başkaldıran önceki inkârcılar, gerekse Son Elçiye karşı amansız bir muhâlefet yürüten Medineli Yahudiler, gerekse Kıyamete kadar İslâm’a karşı mücâdele bayrağı açacak olan kâfirler, şâyet Allah’a, âhiret gününe ve gönderdiği ayetlere iman edip inkârcılıktan, zulümden, büyücülükten, cincilikten, sakınmış olsalardı, Allah tarafından verilecek ödül, kendileri için bu dünyada kazandıklarından çok daha iyi olacaktı; birbilselerdi!
Süleyman Peygambere iftira atmaktan çekinmeyen Yahudiler, Son Elçiye karşı da aynı inkârcı tutumu sergilediler. Şöyle ki; müminler Hz. Peygamber’e hitap ederken, “Râinâ!” yani, “Bizi koru, bizi gözet!” diye seslenirlerdi. Fakat Yahudiler, Peygamberi alaya almak maksadıyla, bu kelimeyi “Ey bizim çoban!” anlamına gelen “Râînâ!” şeklinde söylemeye başladılar. Bunun üzerine, aşağıdaki ayet nâzil oldu:

Eğer onlar, iman ettilerse, sakınıp korundularsa, elbette, Allah katından bir karşılık hayırlıdır.
Keşke biliyor olsalardı!

İman edip [takvâ]lı (duyarlı) olsalardı, şüphesiz ki Allah tarafından verilecek ödül hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi!

Eğer onlar, gerçekten îman edip, Allah’a karşı hata etmekten sakınsalardı, Allah tarafından verilecek sevap, (onlar için) daha hayırlı olurdu. Keşke bunu, bir bilselerdi.

Eğer inansalar ve O'na karşı sorumluluklarının bilincinde olsalardı, doğrusu, Allah'ın mükafatı onlara iyilik getirecekti; keşke bunu bilselerdi!

Yani keşke onlar iman ederek Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette Allah katında verilecek sevap çok daha hayırlı olurdu. Bari bunu bilselerdi! 3/135, 39/58

Ve eğer onlar hakikate inansalar ve sorumluluklarının bilincine varsalardı, Allah katından gelecek bir ödül, kendileri için elbette daha iyi olurdu. Keşke bunu olsun bilselerdi.

Eğer onlar imân etseler ve ittikada bulunsalar idi elbette Allah Teâlâ katından bir sevap çok hayırlı olacaktı. Eğer bilir olsalardı.

Şayet onlar iman edip (sihir gibi) haramlardan sakınmış olsalardı, Allah katından kendilerine verilecek mükâfatlar elbette haklarında daha hayırlı olurdu. Keşke bunu bilselerdi!

Eğer onlar inanıp (Allah'ın azabından) korunmuş olsalardı, elbette Allah katından (verilecek) sevap, (kendileri için) daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!

(Bu Yahudiler Kur’ân’a) İnanıp güvenir ve korunurlarsa, Allah katından alacakları karşılık elbette iyi olur. Keşke bilseler!

Keşke onlar iman edip korunmuş olsalardı, elbette Allah katında verilecek sevap daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!

Eğer onlar iman edip de Allah'ın buyruklarına karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katından onlara erişecek olan ödül, elbette daha hayırlı olurdu. Keşke bilmiş olsalardı!

Eğer onlar iman edip sakınsalardı, Allah katından bir sevap elbette daha kıymetli olurdu. Keşke bilebilselerdi.

daħı eger bayıķ anlar įmān getürmişler-misse, daħı śaķınmışlar-mıssa; müzd Tañrı ķatından, yigreg-idi; eger oldılar-ise bilürler.

Eger anlar īmān getürseler, Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳsalar, Tañrı Ta‘ālā ẟevābıanları yigrekdür, eger bilseler.

Əgər onlar (Qur’ana və Peyğəmbərə) iman gətirib pis əməllərdən (sehrə uymaqdan) çəkinsəydilər, Allah tərəfindən əldə etdikləri savab daha xeyirli olardı. Kaş ki, bunu dərk edəydilər.

And if they had believed and kept from evil, a recompense from Allah would be better, if they only knew.

If they had kept their Faith and guarded themselves from evil, far better had been the reward from their Lord, if they but knew!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.