30 Temmuz 2021 - 20 Zi'l-Hicce 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Meryem Suresi 47. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Kâle selâmun ‘aleyk(e)(s) seestaġfiru leke rabbî(s) innehu kâne bî hafiyyâ(n)

(İbrahim:) "Selam (emniyet ve hidayet) üzerine olsun (babacığım), senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü O, bana pek Lütufkârdır" dedi.

İbrahim, esenlik sana dedi, Rabbimden yarlıganmanı dileyeceğim, şüphe yok ki o, pek lutfeder bana.

İbrahim: “Sana selam olsun!” diye cevap verdi. “Rabbimden seni, bağışlamasını isteyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.

İbrâhim:
“Selâm sana, selâmette ol. Senin hidayete ermen ve affedilmen için Rabbimden bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.” dedi.
*

(İbrahim) dedi ki: "Selâm sana! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz O, bana karşı lütuf sahibidir.

(İbrahim:) 'Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır' dedi.

İbrahim şöyle dedi: “- (Benden sana fenalık gelmez, emniyet ve) selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lütufkârdır.

İbrahim: “Sana selam olsun! Senin için Rabbimden bağışlanmak dileyeceğim. Çünkü Rabbim beni rahmetiyle kuşatmıştır.

İbrâhim, “Selâm sana” dedi. “Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır.”

İbrahim dedi ki: «Selâm sana, Tanrımdan seninçin bağış isterim, o bana iyilik eder!

(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”*

İbrahim şöyle cevap verdi: "Sana selam olsun. Senin için Rabbim'den mağfiret dileyeceğim, çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."

İbrahim, şöyle dedi: “Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır.”

İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.

"Sana selam (barış) olsun," dedi, "Senin bağışlanman için Rabbim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir."

İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."

Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır

“Sana selam olsun. Seni af etmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkârdır.”¹*

(İbrâhîm şöyle) dedi: «Üstüne selâmet. Senin için Rabbime istiğfar edeceğim. Çünkü O, bana çok lûtufkârdır».

(İbrâhîm) şöyle dedi: “Selâm sana! Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünki O, bana karşı çok lütufkârdır.”

İbrahim babasına “Sana selam olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Çünkü Rabbim bana her zaman lütuflarda bulunmuştur.”

47, 48. İbrahim demişti: Benden sana selâm olsun [⁵] ben senin için Rabbinden yarlıganmak dileyeceğim. Çünkü O, benim hakkımda çok lûtufkârdır, sizden, Tanrı/yı bırakarak taptıklarınız putlardan ayrılıp bir tarafa gideceğim. Rabbime ibadet edeceğim, umarım ki Rabbime olan ibadetimde bedbaht olmam.*

(İbrahim:) “Selam (esenlik) üzerine olsun! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim; çünkü O bana pek lütufkârdır” dedi.

Bunun üzerine İbrahim, “O hâlde, sağlıcakla kal!” dedi, “Ama ben yine de, seni bağışlaması için Rabb’ime yalvaracağım, çünkü O, bana karşı gerçekten de çok cömert, çok lütufkârdır.”

(İbrahim) dedi ki: -“Sana selâm olsun! Rabbimden senin bağışlanmanı dileyeceğim. O, bana çok lütufkâr / cömert olandır”.

(İbrahim) şöyle demişti: “Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. [*] Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.*

(Bunun üzerine İbrahim de:) “Selâm sana,¹ senin için Rabbimden af dileyeceğim, çünkü O, bana karşı pek ikram sahibidir.”dedi.*

[İbrahim:] “Sana selâm olsun!” diye cevap verdi, “Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkar olmuştur.

İbrahim: – Sana selam olsun babacığım senin bağışlanman için Rabbime yalvaracağım, zira O bana karşı oldukça lütufkârdır. 6/74...85, 2/124...135, 3/65…68, 14/35...41, 16/120…123, 22/78, 26/69...103, 60/4…6

(İbrahim:) “Sen sağlıcakla kal!” dedi, “Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım;[2504] çünkü O, bana karşı oldukça lütufkârdır!*

(Hazret-i İbrahim de) Dedi ki: «Sana selâm olsun. Senin için Rabbime elbette ki istiğfarda bulunacağım, şüphe yok ki, O benim için çok ikram etmektedir.»

İbrâhim: “Selâmet, esenlik içinde kal, dedi. Rabbimden senin için af dileyeceğim. O gerçekten bana karşı çok lütufkârdır. [25, 63; 28, 55; 60, 4; 9, 113-114; 14, 41]

(İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır."

İbrahim dedi ki “Esenlik ve güvenlik içinde ol; Rabbimden seni bağışlamasını dileyeceğim. O, bana iyi davranır.

İbrahim:- Selam olsun sana dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o buna çok lütufkardır.

İbrahim “Sana selâm olsun,” dedi. “Senin için Rabbimden af dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.

Dedi: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır."

[161a] eyitti ibrāhįm “selām olsun saña! tįzden yarlıġamaķlıķ dileyeni senüñ içün çalabumdan bayıķ Tañrı oldı baña luŧf eylük eyleyici.”

İbrāhīm eyitdi: Selām olsun saña, istiġfār eyleyin saña beni yaradana. Taḥḳīḳol Tañrı Ta‘ālā benümle luṭf idicidür.

(İbrahim) belə cavab verdi: “Sənə salam olsun! (Allah özü sənə rəhm etsin. Məndən sənə heç bir pislik gəlməz!) Mən Rəbbimdən sənin bağışlanmağını diləyəcəyəm. O mənə qarşı çox mehribandır (çox lütfükardır, duamı qəbul edər).

He said: Peace be unto thee! I shall ask forgiveness of my Lord for thee. Lo! He was ever gracious unto me.

Abraham said: "Peace be on thee: I will pray to my Lord for thy forgiveness:(2499) for He is to me Most Gracious.*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.