28 Temmuz 2021 - 18 Zi'l-Hicce 1442 Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Kehf Suresi 89. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Śumme etbe’a sebebâ(n)

Sonra (yine) bir yol tuttu. (İlahi öğretiyle edindiği yüksek teknolojik vesileler ve harika yöntemlerle yol alıp durdu.)

Sonra, bir yol daha tuttu.

Zülkarneyn bir yol daha tuttu.

Sonra doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak başka bir hedefe yöneldi.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra (yine) bir yol tuttu.

Sonra Zül'-Karneyn (Doğuya doğru) bir yol tuttu.

Sonra yine bir sebebin ardına düşüp gitti. (Yeni bir yola girdi.)

Sonra yine bir yol tutup gitti.

Sonra bir yol daha tuttu

89-90. (Zülkarneyn) sonra (Doğu'ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman, kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.*

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra bir yol tuttu.

Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.

Sonra da bir sebebi ta'kıb etti

Sonra bir sebebe¹ tabi oldu.*

Sonra o, başka bir yol tutdu.

Sonra (başka) bir sebeb (doğuya doğru, bir yol) ta'kib etti.

Sonra bir sebepten dolayı yola çıktı.

Sonra diğer bir yol tuttu.

Sonra (Zülkarneyn yine) bir yol tutmuş oldu.

Derken, buradan ayrılıp doğu istikametine bir yol tuttu.

Yine bir yol tuttu.

Sonra (doğuya doğru) bir yol tutmuştu.

O, (yine) bir sebebe sarıldı.

Ve [Zulkarneyn, doğru bir amaca varmak için, böylece] bir kere daha 90 doğru aracı seçti.

Sonra sahip olduğu imkânlarla yola koyuldu. 18/85

Sonra o, yeni (amacına) ulaştıracak bir araca yine başvurdu.

Sonra da başka bir yol takip etti.

Zülkarneyn bu sefer yine bir yol tuttu.

Sonra yine bir yol tuttu.

Sonra o (Zülkarneyn), bir yola girdi.

Sonra bir yol tuttu.

Sonra yine bir sebebi izledi.

Sonra bir sebebi daha izledi.

andan uydı maķsūda degürıci neseneye.

Andan ṣoñra sebebe uydı.

Sonra o, başqa bir yola (məşriqə) tərəf üz tutub getdi.

Then he followed a road

Then followed he (another) way,


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.