Ve-in kâdû leyestefizzûneke mine-l-ardi liyuḣricûke minhâ(s) ve-iżen lâ yelbeśûne ḣilâfeke illâ kalîlâ(n)
Onlar, nerdeyse seni yurdundan çıkarmak için taciz edip duracaklar, fakat sen çıktıktan sonra arkandan onlar da pek az bir müddet kalacaklar.
(Ey Nebim!) Neredeyse (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için yakında Seni rahatsız ve tedirgin etmeye (ve saldırmaya kalkışacaklardır;oysa) bu durumda kendileri de Senden sonra az bir süreden başka kalamayacaklardır.
Onlar neredeyse, seni yurdundan çıkarmak için tedirgin edip duracaklar. Fakat sen çıkdıktan sonra da, arkandan onlar da pek az bir müddet kalacaklar.
Neredeyse seni bu yerden çıkarmak için tedirgin edeceklerdi. O durumda kendileri de senden sonra ancak az (bir süre) kalabilirler.
Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar.
(Ey Rasûlüm), yakında seni bu Mekke'den çıkarmak için muhakkak ki, seni rahatsız edecekler ve o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklar (helâk olacaklardır).
Yine onlar seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. O takdirde senin ardından kendileri de fazla kalamazlar.
Sıkıştırıp, yurdunuzdan çıkarayazdılar seni, eğer böyle olsaydı, senden sonra az kalırlardı orda
(Ey Resul!) Seni (ikna edemediklerini görünce) o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için taciz etmeye çalışacaklar. Bu durumda, onların kendileri de orada pek fazla kalamayacaklar (helak olacaklar).
Az kaldı seni memleketden çıkaracaklar idi. Lâkin sen gide idin ânlar da ancak cüz-î müddet kalabilürler idi.
Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi.
Seni o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.
Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için neredeyse sana dünyayı dar etmişlerdi. Ama senden sonra kendileri de fazla kalamayacaklar!
Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar.
(Ey Muhammed!) Yakında seni yurdundan çıkarmak için, muhakkak ki rahatsız edecekler ve o takdirde onlar da senin ardından pek az kalacaklardır.
Ve az daha seni bu Arzdan çıkarmak için iz'ac edeceklerdi ve o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardı
(Resûlüm! O inkârcılar, yaptıkları hileler ile seni aldatamayacaklarını, hiçbir şekilde onların tekliflerine birazcık bile meyletmeye yaklaşmadığını ve senin hak davandan/tebliğ vazifenden vazgeçmediğini görünce, bu sefer de) yurdundan (doğup büyüdüğün, Mekke’den) çıkarmak için (yaptıkları zulüm/baskı ve hainliklerle) seni rahatsız etmeye çalışıyorlar. Lâkin sen (in Medine’ye hicretin) den sonra kendileri de orada (Mekke’de) fazla kalamazlar.
Neredeyse seni bulunduğun yerden çıkman için tedirgin etmeyi başaracaklardı. Eğer öyle olsaydı, onlar da senin ardından ancak az bir süre kalabilirlerdi.
Yakında seni, neredeyse, bu yerden çıkarmak için her halde rahatsız edecekler, (fakat) o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardır.
Seni yurdundan sürüp çıkarmak için rahatsız ediyorlardı. O takdirde kendileri de senin ardından çok az kalabilirlerdi.
Yine nerede ise seni bu yerden (Mekke'den) çıkarmak için gerçekten rahatsız edeceklerdi; hâlbuki o takdirde (kendileri de) senin ardından (orada) ancak pek az kalacaklardır. (1)
(Ey Resulüm!) Yakında (düzen kurarak) seni yurdundan çıkarmak için, muhakkak ki rahatsız edecekler ve o takdirde onlar da senin ardından pek az kalacaklardır.*
(Mekke de) Seni tedirgin edip, neredeyse bulunduğun yerden çıkaracaklardı. Eğer bunda muvaffak olsalardı, onlarda senden sonra orada çok az kalırlardı.
Az kalsın seni bu topraklardan çıkarmak için zorlıyacaklardı, Böyle olunca senden sonra kendileri de orada pek az kalabileceklerdi.
Şüphesiz yakında (düzen kurarak) seni yurdundan çıkmak zorunda bırakacaklar; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar.
Onlar, neredeyse seni yurdundan çıkarıp sürmek üzereler fakat sen Medîne’ye hicret ettikten sonra, onlar da Mekke’de pek fazla kalamayacaklar. Nitekim Peygamberi yurdundan çıkaranlar, hicretten iki yıl sonra Bedir savaşında yenilgiye uğradılar ve birçokları o savaşta öldürüldü. Sekiz yıl sonra da, Mekke tamamen Müslümanların eline geçti.
Seni, oradan çıkarmaları için Arz’dan (Ülke’den) neredeyse tedirgin ediyorlardı / zorluyorlardı.
O zaman senin ardından birazdan başka kalmazlar;
Resulüm seni bu topraklardan sürüp çıkarmak için var güçleriyle bastırıyorlar. Sen gidersen, çok geçmeden geride kalanlar da sökün ederler, birkaç kişi dışında.
İnkâr edenler söyledikleriyle, yaptıklarıyla, neredeyse seni yurdundan çıkmaya zorluyorlar. Böyle bir şey gerçekleşseydi senin ardından orada çok az bir süre kalabilirlerdi. Şüphesiz ki yaptıklarından ve yapacaklarından dolayı biz onları kesin bir şekilde cezalandıracağız.
Onlar, seni o yerden (yurdundan) çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. O takdirde senin ardından kendileri de (Mekke’de) fazla kalamayacaklar.
(Yahûdîler) neredeyse seni (bu) yerden¹ çıkarmak için rahatsız edeceklerdi. O zaman kendileri de senden sonra (orada) fazla kalamazlardı.²
Ve [seni ikna edemediklerini görünce, bu sefer] aralarından büsbütün çıkarıp atmak için [doğduğun] toprakta seni tedirgin etmeye çalışıyorlar. ⁹¹ Ama, sen ayrıldıktan sonra, ⁹² onların kendileri de pek fazla kalamayacaklar. ⁹³
Bunu başaramayanlar, seni yurdundan sürüp çıkarmak için az kalsın dünyayı başına yıkacaklardı. Bu durumda onlar da senin ardından orada ancak az bir zaman kalabilirlerdi. 9/40, 33/60...62, 47/13, 63/7-8
Fakat (bunun imkânsız olduğunu gören) berikiler, bu kez oradan çıkarmak için (senin) toprağında ısrarla seni tâciz ve tedirgin etmeye çalışıyorlar. Ama (seni çıkardıkları) zaman, senin ardından onlar da pek fazla kalamayacaklar.[²³¹⁰]
(Ey Muhammed, bil ki) Onlar yakında seni yurdundan çıkarmak için rahatsız edecekler, fakat senin ardından kendileri de orada fazla kalamayacaklardır! (Nitekim Kuranın bu mucizevi haberi tahakkuk etmiş ve Mekke fethedilmiştir)
Seni tedirgin ederek neredeyse yurdundan çıkaracaklardı. (Eğer çıkarsalardı) o zaman da onlar orada senden sonra çok az bir süreden fazla kalamazlardı.
Ve az kaldı seni yurttan çıkarmak için rahatsız edeceklerdi. O halde onlar da senden sonra pek az kalacaklardır.
Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır, sonra da yok olur giderler.
Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için tedirgin edeceklerdi. O takdirde kendileri de senin ardından pek az kalabilirler.
Onlar (Mekkeliler veyâ Yehûd-u Medîne) seni oradan çıkarmak içün yeryüzünde iz'âc iderler. Seni oradan çıkardıkları halde senden sonra onlar da orada ancak az bir zamân kalırlar. [¹]
Seni bu topraklardan çıkarmak için yerinden oynatmak üzereler. Çıkarırlarsa senden sonra burada fazla kalamazlar.
Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için zorlayacaklar. O zaman, onlar da senin ardından çok az bir zaman kalabilirler.
Seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. Lâkin senden sonra kendileri de orada fazla kalmazlar.
Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı. Böyle bir durumda onlar orada senin arkandan çok az bir süre kalacaklardı.
Ular sizni turli hiylalar bilan Makkadagi yerdan chiqarib yuborish uchun qo‘zg‘atib yuborishlariga oz qoldi. U holda, o‘zlari ham sizdan keyin ozgina muddat tura olar edilar, xolos so‘ngra, albatta, halokatga uchrardilar.
daħı bayıķ yaķın oldılar kim yiynildeler seni yirden ya'nį depredeler seni ya'nį mekke’den müşriķler tā medine'den cuḥūdlar tā çıķaralar seni andan daħı andan dölenmeyeler arduñca illā az.
Daḫı yaḳın oldılardı seni ḳoparmaġa Mekke ‐ḳoparmaġa Mekke‐ yirinden,seni çıḳarmaġ‐ıçun andan. Ol vaḳtda ḳalmazlar senüñ arduñca illā azzamān.
(Müşriklər) səni oradan (Məkkədən) çıxartmaq üçün az qalmışdı ki, səni o yerdə fitnəyə salsınlar (narahat eləsinlər, dünyanı başına dar etsinlər). Əgər onlar belə etsəydilər, səndən sonra (Məkkədə) yalnız az bir müddət qala bilərdilər.
And they indeed wished to scare thee from the land that they might drive thee forth from thence, and then they would have stayed (there) but a little after thee.
Their purpose was to scare thee off the land,(2273) in order to expel thee; but in that case they would not have stayed (therein) after thee, except for a little while.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |