Vekulnâ min ba’dihi libenî isrâ-île-skunû-l-arda fe-iżâ câe va’du-l-âḣirati ci/nâ bikum lefîfâ(n)
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde oturun, eğleşin, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca hepinizi derleyip tapımıza getirirler.
Ve onun ardından İsrailoğullarına (şunları) söyledik: "Haydi, (şimdilik) bu arz’a (yeryüzünün farklı coğrafyalarına) yerleşin (Hakk dinin gereklerini ve insani görevlerinizi yerine getirin. Çünkü) ahiret va’adi geldiği vakit ise hepinizi derleyip-toplayıp bir araya getireceğiz!"
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde rahatça oturun ve yaşayın, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.
Arkasından da İsrâiloğulları'na:
“O topraklarda siz oturun. Âhiret ve kıyametle ilgili vaat gerçekleştiği zaman hepinizi, mü'mini, kâfiri toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: "Bu yerde siz oturun. Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi biraraya getiririz."
Ve onun ardından İsrailoğullarına söyledik: 'O toprak (yurt)ta oturun, ahiret va'di geldiğinde hepinizi derleyip-toplayacağız.'
Arkasından İsraîloğullarına şöyle dedik: Firavun'un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun. Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği zaman, onları da sizi de bir araya getireceğiz (Sonra aranızda hüküm vererek iyi ve kötü olanlarınızı ayıracağız).
Ondan sonra İsrailoğullarına: “Yeryüzüne yerleşin, ikinci vaadimiz gelince, hepinizi bir yerde toplarız” dedik.(*)
Bundan sonra İsrâiloğulları'na, “Bu yerde siz oturunuz! Âhiret vaadi gerçekleşince, hepinizi karmakarışık bir topluluk olarak getiririz” dedik.
Sonra İsrail oğullarına dedik ki: «Yerleşesiniz burada, ahretin günü geldiği zaman, sizleri derleyip getireceğiz ! »
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret günü gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Ândan sonra Benî İsrâîl’e "Bu memleketde oturınız âhiret va’desi geldiği zamân sizin hepinizi cem’ ideceğiz" didik.
Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik.
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: “Bu topraklarda oturun, ahiret va’di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Arkasından da İsrâiloğulları’na, “Yurdunuzda oturun! Âhiret vakti gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz!” dedik.
Arkasından da İsrailoğullarına: «O topraklarda oturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz» dedik.
Ondan sonra İsrail oğullarına, "Bu ülkede yerleşin. Verilen son söz geldiğinde sizi bir araya toplayacağız," dedik.
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Firavun"un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun! Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği vakit, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Arkasından da Benî İsraîle dedik ki: haydin Arzda sâkin olun, sonra Âhıret va'di geldiği vakıt hepinizi dürüp bükerek getireceğiz
Bunun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: “(Firavun’un sizi çıkarmak istediği) bu topraklarda oturun, âhiret vaadi (hesap günü) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
“Arkasından İsrâîloğulları'na, güven içinde o yerde yerleşin! Sonra ahiret için verilen süre dolunca hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
Arkasından da İsrâîl oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra âhiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz».
Onun ardından da İsrailoğullarına şöyle dedik: “O yerde oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi bir araya getireceğiz.”
Ve onun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: “(Fir'avun'un sizi çıkarmak istediği) bu yerde oturun; artık âhiret va'di (kıyâmet) geldiği zaman, hepinizi (sizi ve onları toplayıp) bir araya getireceğiz.”
Ve onun ardından İsrâiloğullarına dedik ki: Bu yerde oturun; artık âhiret va’di (kıyamet) geldiği zaman, (hesabe çekmek için) hepinizi (sizi, onları ve bütün insanları toplayıp) bir araya getireceğiz.
Sonra İsrail oğullarına “Bu topraklar üzerine yerleşin. Bizim size vaat ettiğimiz son vaadimizin vakti gelince, sizi bir araya getireceğiz” demiştik.
Sonra da İsrailoğullarına dedik: "Bu yurtta siz oturun. Sonra gün gelince de sizi onlarla birlikte derleyip getireceğiz."
Bundan sonra İsrail oğullarına dedik ki siz mev/ut olan arzda sakin olun. Âhiret vâdesi gelince sizi onlarla beraber birbirine karışık olarak getiririz.
Bunun ardından İsrailoğullarına dedik ki: Siz yeryüzünde oturunuz. Ahiret vaadi geldiğinde iyi kötü hepinizi bir araya [lefîfen] getiririz.
Ve onun ardından İsrail oğullarına dedik ki: “O yerde (Filistin'de) oturun, ahiret vaadi geldiğinde hepinizi bir araya getiririz.”
Ve ardından İsrail Oğulları’na, “Kudüs’tekibu bereketli yurda güven içinde yerleşin!” dedik, “Ama unutmayın; kıyâmet kopup da âhiret vaadinin zamanı gelince, hepinizi bir araya toplayacak ve bütün yaptıklarınızın hesabını soracağız.”
Ve işte, birçok Peygamber tarafından yüzyıllar öncesinden müjdelenen Son Elçi ve vahiy zincirinin son halkası ve zirvesi olan Kur’an geldi:
Bunun ardından İsrail’in oğullarına dedik ki: -"Arz’a (Ülke’ye) yerleşin!".
Ardından Âhiret’in vaadi geldiği zaman sizi ayrı ayrı (yerlerden ve toplumlardan) derlenmiş olarak getirdik.
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına: " Artık şu topraklara yerleşin, vakit tamam olunca biz, hepinizi sıra yapar götürürüz " dedik...
Onun ardından İsrailoğullarına dedik ki: "O ülkede oturun! Zamanı gelince hepinizi bir araya getireceğiz!"
Arkasından da İsrailoğullarına “O topraklarda yerleşip oturun! Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” demiştik.
Ve sonra İsrailoğulları’na: “Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin” dedik, “fakat, [unutmayın ki,] Son Gün’e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün[ün parçaları] olarak hepinizi bir araya getireceğiz!” ¹²⁵
Ardından da İsrailoğullarına: “Ülkeye güvenlik içinde yerleşin fakat ahiret vaadi gerçekleştiğinde, hepinizi huzurumuzda bir araya getireceğiz.” dedik. 18/99-100, 20/102, 27/87, 39/68...71
Derken onların ardından İsrâiloğullarına “(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!” dedik; “fakat âhirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş bir iş gibi kesin bilin)!”[²³³⁵]
Sonra İsrailoğullarına: "O beldede oturun, ahiret va'di gelince (kıyamet kopunca) hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz" dedik.
Ve onun (Firavun’un) ardından İsrailoğullarına dedik ki: “Onun yurdunda oturun; ahiret/son vaad geldiği zaman sizi bir araya gelmiş olduğunuz halde getiririz.”
Ve ondan sonra İsrailoğullarına dedi ki: «O yerde oturun, sonra ahiret vaadi gelince sizleri dürülüp toplanılmış bir halde (Mahşere) getireceğiz.»
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına da dedik ki: “Haydin, yerleşin size gösterilen yere! Ne zaman ki âhiret vâdesi gelir, işte o vakit hepinizi bir araya toplar, hakkınızda gereken hükmü veririz! ”
Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.
Sonra İsrailoğullarına dedik ki “Bu topraklarda siz oturun. Ahiretin zamanı gelince sizi de derleyip bir araya getireceğiz.”
İsrailoğullarına: -Ülkede oturun, ahiret vaadi geldiği zaman hepinizi bir araya getireceğiz. dedik.
Ondan sonra da İsrailoğullarına “Ülkeye yerleşin,” buyurduk. “Âhiretin vadesi geldiğinde, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.”
Bunun ardından, İsrailoğullarına şöyle dedik: "Şu toprakta oturun. Âhiret vaadi/ikinci vaat gelince, sizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Undan keyin bani Isroil avlodlariga: “Hozircha mana shu yerni maskan tutinglar. Endi qachonki va’da qilingan oxirat kelganida, sizlarning barchangizni bir oraga to‘plab keltiramiz”, – dedik.
daħı eyitdük andan śoñra benį isrāyil’e “sākin oluñ yirde ya'nį mıśr yirinde pes ķaçan gele āħiret va'desi getürevüz sizi ķarışup iken.”
daḫı biz eyitdük Fir‘avn ġarḳ olduḳdan ṣoñra: Benī İsrā’īl sākin oluñuzyirlerde, pes ḳaçan gelse āḫiret va‘desi ki ḳıyāmetdür, getürür‐biz sizi biri bi‐rüñüzle ḳarışmış.
Və bundan sonra İsrail oğullarına dedik: “Siz (Şam) ərazisində sakin olun. Axirət və’dəsi (qiyamət) gəlib çatdıqda sizin hamınızı (sizi və Fir’on əhlini, yaxud mö’minləri və kafirləri) birlikdə (bir-birinizə qarışmış halda məhşərə) gətirəcəyik!”
And We said unto the Children of Israel after him: Dwell in the land; but when the promise of the Hereafter cometh to pass we shall bring you as a crowd gathered out of various nations.'
And We said thereafter to the Children of Israel, "Dwell securely in the land(2313) (of promise)": but when the second of the warnings came to pass, We gathered you together in a mingled crowd.(2314)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |