28 Ocak 2022 - 25 Cemaziye'l-Ahir 1443 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nahl Suresi 64. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vemâ enzelnâ ‘aleyke-lkitâbe illâ litubeyyine lehumu-lleżî-ḣtelefû fîhi(ﻻ) vehuden verahmeten likavmin yu/minûn(e)

Biz sana kitabı, ancak hakkında ayrılığa düştükleri nesneleri onlara apaçık bildirmen için indirdik ve inanan topluluğa da hidayettir ve rahmettir.

Biz Sana Kitabı indirdik ki; hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara beyan edip (açıklayasın, zira bu Kitap) inanan bir topluluk için hidayet ve rahmettir. (Demek ki Hz. Peygamber Efendimiz aynı zamanda Kur’an ayetlerini açıklayıp yorumlamak ve örnek olarak uygulamakla görevlidir.)

Biz sana bu Kur'ân'ı ancak, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, onlara apaçık bildirmen için indirdik. Bu kitap, iman edenler için hidayet ve rahmettir.

Biz, bu kitabı, sana kesinlikle sorumluluklarını tevdi etmek üzere indirdik. İnsanlara, kasıtlı ihtilâf çıkardıkları, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları dini konuları mutlaka açıklayasın, öğretesin, iman eden bir kavme de, hidayet kaynağı-hidayet rehberi ve rahmet olsun istedik.

Sana Kitab'ı ancak, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluluğa bir hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.

Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.

Ey Rasûlüm, bu Kur'an'ı sana ancak insanların ayrılığa düştükleri din işlerini beyan etmek için ve iman edecek kimselere bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.

Biz sana kitabı, ancak, insanların ihtilaf ettikleri konuları açıklaman için, inanan bir topluma hidayet ve rahmet olarak gönderdik.

Biz bu kitâbı sana sadece, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da rehber ve rahmet olsun diye indirdik.[272]

[272] Kur’ân’ın ve Hz. Peygamber’in görevleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 544-548.

Sana ancak ayrıştıkları şeyi açıklamançin kitap indirdik; inanmış olanlara kılavuzluktur, rahmettir bu

Biz sana bu kitabı, insanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklayasın, inananlara yol gösterici ve rahmet kaynağı olsun diye indirdik.

“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın... Devamı..

Ânların ihtilâfâtını hal içün sana kitâb gönderdik bu îmân idenleri hidâyete sevk içün lütuf ve rahmetimizden gönderilmiş bir rehberdir.

Sana Kitap'ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.

Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.

Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, inanan bir topluluk için bir yol göstericidir, bir rahmettir.

Hadis ve Sünneti Tanrı'nın hükmüne eş koşanlar bu ayetteki "litübeyyine" kelimesinin anlamını saptırırlar. Türkçedeki "açıklama" kelimesi gibi iki anl... Devamı..

(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.

Sana bu kitabı indirmemiz de ancak şunun içindir ki onlara hakkında ıhtilâf ettikleri şey'i beyan edesin ve iyman edeceklere bir hidayet, bir rahmet olsun

Biz, sana Kitap'ı, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, kendilerine beyan¹ etmen ve inanan bir halk için yol gösterici ve rahmet olmasından başka bir şey için indirmedik.

1- Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.

(Bu) kitabı sana (başka bir hikmetle değil) ancak hakkında ihtilâf etdikleri şeyi açıkça anlatman için ve îman edecek her hangi bir kavme bir hidâyet ve rahmet olarak gönderdik.

Hâlbuki (biz) sana bu Kitâb'ı ancak (insanların), hakkında ihtilâfa düştükleri şeyleri kendilerine açıklayasın ve îmân edecek bir topluluğa bir hidâyet ve bir rahmet olsun diye indirdik.

Kitabı sana, ihtilaf içerisinde olanların ayrılığa düştükleri konuları açıklaman için indirdik. O kitabın içeriğinde, inanan bir toplum için doğru yolu gösteren ve onlar için rahmet dolu ayetler vardır.

Biz sana bu Kitap’ı ancak onların üzerinde çekiştikleri nesneleri açıkça anlatasın, inananlar takımına da yol gösteresin, acıma olsun diye bildirdik.

Biz sana Kitabı ancak ihtilâf ettikleri şeyi [⁹] onlara beyan etmek, mü/minlere de hidayet ve rahmet olmak üzere inzal ettik.

[9] Tevhit, kader, mi'at, ahkâm gibi.

Biz kitabı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavime rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.

Biz bu Kitabı sana, ne dediğini anlamadan, öylesine okuyup geçesin diye değil, ancak ve ancak, Allah’ın gönderdiği vahye teslim olan gerçek Müslümanlardan başka bütün insanların yüzyıllardan beri tüm insanlığın mutluluğa ulaştırılması iddialarıylaüzerinde tartışıp durdukları konularda mutlak hakîkati ortaya koyarak insanlığı aydınlatman için ve iman edecek bir topluma, doğru yolu gösteren bir rahmet kaynağı olmak üzeregönderdik. Bu neye benzer, bilir misiniz?

İman edecek bir kavim için rahmet ve hidayet olmak üzere ancak ihtilaf ettiklerini onlara açıklaman için sana Kitab’ı indirdik.

Resulüm! Biz sana bu Kitabı, inançlı bir topluma, çeliştikleri konuları açıklaman, önderlik edip ilgi göstermen için indirdik.

Biz bu Kitabı insanların ihtilaf ettikleri, sürekli aralarında tartıştıkları konuları açıklaman, ayetlerimize inananlara hidayet yolunu göstermen ve gerçekleri arayanlara Rahmet olsun diye gönderdik. Gerçekleri öğrenmek isteyenler ayetlerimizle bildirdiğimiz gerçeklere tereddütsüz inanırlar. Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmazlar. Ayetlerimiz hakkında tartışmak inkâr edenlerin işidir.

Biz bu Kitabı sana ancak hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın (duyurasın) [*] ve inanan bir toplum için bir rehber ve rahmet olsun diye indirdik.

Bu ayet Nisâ 4:65, 105, En‘âm 6:114 ve Nahl 16:44. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

(Ey Muhammed!) Biz, bu Kitab’ı, sadece hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman ve inananlara rahmet ve hidâyet olsun diye indirdik.

Sana bu ilahî kelâmı yalnızca, üzerinde çekişip durdukları [dinî] sorunları onlara açıklayasın ve inanmaya eğilimli olan kimselere de onu doğru yol bilgisi ve rahmet olarak [ulaştırasın] diye indirdik.

Biz sana bu kitabı/Kuran’ı, yalnızca hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çözümünü onlara beyan etmen ve inanıp güvenen bir topluma bir rehber ve rahmet olsun diye indirdik. 2/213, 5/48-49, 42/10-13-14, 98/1...8

Biz sana ilâhî mesajı, sadece üzerinde anlaşmazlığa düştükleri (inançla ilgili) meselelerin çözümlerini kendilerine sunasın,[2146] inanıp güvenecek bir topluluk için de bir yol haritası ve bir rahmet olsun diye indirdik.

[2146] Tebyîn ile ilgili geniş bir açıklama için bkz: 16:44, not 49.

Ve sana bu kitabı indirmedik, ancak onlara kendisinde ihtilâf ettikleri şeyi açıkça bildirmen için ve imân edecekler olan bir kavim için bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere indirdik.

Ey Resulüm, sana bu kitabı indirmemiz, sırf onların, hakkında ihtilaf ettikleri gerçekleri açıklaman ve sırf iman edecek kimselere hidâyet ve rahmet olması içindir.

Biz sana Kitabı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve (o Kitap), inanan bir kavim için yol gösterici ve rahmet olsun.

Sana bu Kitabı, anlaşmazlığa düştükleri konuları açık açık anlatasın bir de inanıp güvenen bir topluluğa yol gösterici ve ikram olsun diye indirdik.

Biz, kitabı ancak hakkında ihtilaf ettikleri şeyleri onlara açıklaman için, yol gösterici ve iman eden bir halka rahmet olarak sana indirdik.

Biz sana kitabı onların anlaşmazlığa düştükleri şeyi kendilerine açıklaman için ve iman eden bir topluluğa hidayet ve rahmet olarak indirdik.

Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.

daħı indürmedük üzerüñe kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı illā kim tā beyān eyleyesin anlara anı kim ŧartışdılar anuñ içinde daħı ŧoġru yol göstermek içün daħı raḥmet içün ķavma kim inanurlar.

Daḫı biz indürmedük senüñ üstüñe Ḳur’ānı illā bellü itmeg‐içün anlaraçekişdükleri nesneyi. Daḫı hidāyetdür ve raḥmetdür mü’min ḳavmlere.

Biz Kitabı (Qur’anı) sənə yalnız (müşriklərə) ixtilafda olduqları (tövhid, qiyamət, qəza-qədər və s. bu kimi) məsələləri izah etmək və mö’minlərə bir hidayət və mərhəmət olsun deyə nazil etdik!

And we have revealed the Scripture unto thee only that thou mayst explain unto them that wherein they differ, and (as) a guidance and a mercy for a people who believe.

And We sent down the Book to thee for the express purpose, that thou shouldst make clear to them those things in which(2091) they differ, and that it should be a guide and a mercy to those who believe.

2091 But the path of duty before Allah's Messenger is clear. He is sent with the Revelation (the Qur'an) for three express purposes: (1) that he shoul... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.