25 Haziran 2021 - 15 Zi'l-ka'de 1442 Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nahl Suresi 122. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Veâteynâhu fî-ddunyâ hasene(ten)(s) ve-innehu fî-l-âḣirati lemine-ssâlihîn(e)

Ve Biz O'na dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz O, ahirette de salih kimseler (mertebesindedir).

Ve dünyada ona iyilik vermiştik, ahirette de gerçekten, salih kişilerdendi.

Dünyada da ona iyilik vermiştik; ahirette de o, iyilerle beraberdir.

Biz ona dünyada devlet nimeti, iyilik ve güzellik verdik. O âhirette, ebedî yurtta da kesinlikle dindar, ahlaklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlardan, sâlihlerdendir.

Ona dünyada güzellik verdik. Şüphesiz o ahirette de salihlerdendir.

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Biz, dünyada ona güzel bir anılış verdik (her din sahibi onu sever ve iyilikle anar). Muhakkak ki, o ahirette sâlihlerdendir (Allah'ın öz kullarındandır).

Biz ona dünyada iyilik ve güzellik verdik, Ahirette de o iyilerdendir.

Ona dünyada güzellik verdik. Elbette o, âhirette de iyilerdendir.

Dünyada ona iyilik verdik, ahrette de doğrulardandır

Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o (yaptıklarından dolayı), ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.*

Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.

Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır.

Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.

Ve biz ona hem Dünyada bir hasene verdik, hem de şüphesiz ki o Âhırette elbette salihînden

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de sâlihlerdendir.¹ *

Biz ona dünyâda bir güzellik (iyi bir hal ve mevki) vermişdik. Şübhesiz ki o, âhıretde de mutlakaa saalihlerdendir.

Ona dünyada da iyilik verdik. Şübhesiz ki o, âhirette de elbette sâlih kimselerdendir.

Ona dünyada güzellikler verdik ve ahirette de o salihlerden oldu.

Biz ona dünyada iyilik [²] verdik, o, âhirette de yüksek dereceye çıkmış Salihlerdendir.*

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

İşte bu yüzden ona, bu dünyadayken iyilikler, güzellikler vermiştik ve elbette âhirette de o, en iyiler arasındadır.
Yahudilerin, Hıristiyanların ve hattâ müşriklerin iftiharla sahiplendikleri İbrahim, işte böyle bir inanca sahiptir. Ne var ki, bu dupduru tevhid inancı, —hem de onun izinden gittiğini öne süren insanlar tarafından— zamanla değiştirildi. İşte bu yüzden:

Ona Dünya’da iyilik verdi.
O, Âhiret’te de Salihler’dendir.

Ona dünyada güzellik vermiştik. Şüphesiz ki o, ahirette de iyilerden (olacak)tır.

Ve Biz ona dünyada bir güzellik1 verdik. Şüphesiz o, âhirette de salihlerdendir. *

Biz de bunun için o'na bu dünyada iyilik bahşettik; şüphesiz ahirette de o kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.

Biz de ona bu dünyada iyilik ve güzellik vermiştik. Şüphesiz o, ahirette de iyiler arasında yerini alacaktır. 14/35...41, 26/69...103,

Biz de bu dünyada ona iyi bir (makam) bahşettik;[2212] şu kesin ki o, âhirette de dürüst ve erdemliler arasında yer alacaktır.*

Ve Biz O'na dünyada bir güzellik verdik ve şüphe yok ki, o ahirette elbette sâlihlerdendir.

Biz ona dünyada iyilik verdik. Elbette o, âhirette de salihlerden olacaktır.

Ona dünyada iyilik vermiştik. O, ahirette de iyilerdendir.

Ona bu dünyada bir güzellik verdik. O, öbür dünyada da elbette iyilerden olacaktır.

Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.

Ona dünyada da bir güzellik verdik. Âhirette ise, o, hiç kuşkusuz, iyi ve hayırlı kullardandır.

Dünyada ona güzellik verdik, âhirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

daħı virdük aña dünyede görklü daħı bayıķ ol āħiretde śāliḥlardandur.

Daḫı virdük aña dünyāda yaḫşı dirligi. Daḫı ol āḫiretde ṣāliḥlerden‐dür.

Biz ona dünyada gözəl ne’mət (peyğəmbərlik, hamı tərəfindən sevilib hörmət olunmaq) bəxş etdik. Şübhəsiz ki, o, axirətdə də (ən yüksək dərəcələrə nail olacaq) salehlərdəndir!

And We gave him good in the world, and in the Hereafter he is among the righteous.

And We gave him Good in this world, and he will be, in the Hereafter, in the ranks of the Righteous.(2158)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.